Sadakanın Şartları:

Sadakanın makbûl ve lâyık olduğu mevkii bulması için birkaç şart vardır. O şartlar da şunlardır:

1 - Sadakayı vermekte israf olmaması.

2 - Başkasından alıp başkasına vermek suretiyle, halkın malından olmayıp, kendi malından olması.

3 - Minnetle in’amın bozulmaması.

4 - Fakir olmak korkusuyla sadakanın terkedilmemesi.

5 - Sadakanın yalnız mala ve paraya münhasır olmadığının bilinmesiyle ilim, fikir, kuvvet gibi şeylerden de sadakanın verilmesi.

6 - Sadakayı alan adam, o sadakayı sefahette değil, hacet-i zaruriyesinde sarfetmesi lâzımdır.

* Sadakayı, bilmeden lâyık olmayan birine vermek, sadakanın sevabını azaltmaz. Zira mühim olan verenin iyi niyeti, ihlâs ve samimiyetidir. Bu konuda şu rivâyet mânidardır: İsrâiloğullarından bir zât,

"Bu gece Allahü Teâlâ’nın rızâsı için mutlaka sadaka vereceğim" diyerek evinden çıktı ve sadakayı bilmiyerek bir hırsıza verdi. Sabahleyin halk

"Bu gece hırsıza sadaka verildi" dediler. Bunun üzerine sadaka veren kişi;

"Allahım! Hırsıza sadaka verdiğimiçin sana hamd ederim. Mutlaka makbûl bir sadaka vereceğim" deyip tekrar evinden çıktı ve bu defa sadakayı fâhişe bir kadına verdi. Sabahleyin halk;

"Bu gece de zinâ eden kadına sadaka verildi" dediler. Sadakayı veren o zât,

"Ey Allahım! Bu fâhişeye sadaka verdiğim için sana hamd ederim. Mutlaka makbûl bir sadaka vereceğim" dedi. Yine sadaka vermek üzere evinden çıktı. Bu sefer de zengin birisine verdi. Sabahleyin halk;

"Hayret! Bu gece de zengin birisine sadaka verildi, olur mu böyle şey?" diye dedi-kodu yaptılar. Sadaka veren zât:

"Ey Allahım! Hırsıza, fâhişeye ve zengine sadak verdiğim için sana hamd ederim" dedi. Bu zâta rü’yasında şöyle müjde verildi:

"Senin o verdiğin sadakalar var ya, belki de hırsızı hırsızlığından, fâhişe kadını da zinâdan vazgeçirir, iyi ve namuslu birer insan olmalarına vesile olur. Umulur ki, zengin de senden ibret alır,  (malını) Allah rızâsı için harcar."

Kategori:
Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun