İşi gereği devamlı uzun yola çıkan kişi namazlarını nasıl kılar? Böyle bir kişi için seferiliğin hükmü nedir?

Ne zaman seferi olunacağı konusunda iki ayrı görüş vardır:

1. Mesafeyi esas alanlar. Bu anlayışa göre 90 km kadar bir yolculuğa çıkılırsa seferi sayılacağından namazlarını kısaltır.

2. Zamanı esas alanlar. Bunlara göre üç günlük bir yolculuğa çıkmak kişiyi seferi yapar. Bu durumda namazlarını kısaltabilir; yoksa kısaltamazlar.

Hanefilere göre seferi olan birisinin dört rakatlı namazları iki kılması gerekir. Ancak dört olarak da kılsa namazı geçerlidir. Şafilerde ise yolcu bile olsa tam kılmak daha faydalıdır.

Farz edelim ki gerçekten seferi olduğumuz halde namazı tam kılsak bile, namazımız geçerlidir. Eğer gerçekten seferi değilsek, bu durumda iki kılmak namazımızı bozar. O halde ihtiyaten de dört kılmanın daha isabetli olacağını düşünüyoruz. Bununla beraber bir anlayışı esas alıp ona göre hareket etmek, diğer anlayış sahiplerini de kötülememek gerekir.

İkamet ettiği belli bir yeri olan, ama senenin çoğunu seyahat ederek geçiren birisi, kendi evinin olduğu ve oturduğu şehri veya beldeyi ikametgah olarak kabul eder. Bu ikamet ettiği yerde namazlarını tam olarak kılar.

Bundan sonra çıktığı yolculuklarda dört rekatlı farz namazlarını kısaltarak kılar. Eğer bu yolculuk esnasında bir şehir veya beldede on beş günden fazla kalırsa namazını tam kılar. Bu yolculuk esnasında on beş günden az kaldığı her yerde namazlarını kısaltarak kılar. Yani evinden çıktıktan sonra evine dönünceye kadar namazlarını kısaltır. Sadece on beş günden fazla kalacağı belli olan yerde kısaltmadan tam kılar.

Kaynak: Celal Yıldırım, İslam Fıkhı, I/463-464.

Kategori:
2289 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR