Kadının, erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmasını nasıl anlamalıyız?

Soru Detayı
Kadının erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmasına ilişkin "hadis" bazı kitaplarda İsrailiyat olarak görülüyor. Bu durum, kadınları, eğri ve terbiye edilmesi gereken varlıklar, erkekleri de düzgün ve onları terbiye etmeye vazifeli görme durumuna itmez mi? Allah karşısında her kul imtihanda değil midir?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu husustaki ayet-i kerimelerde ifade edilen gerçeklerden birisi de şudur: İnsanlık âlemi, aile dediğimiz karşılıklı sevgi ve hürmet esasına dayanan bir müesseseye muhtaçtır. Bunun sağlanması, insanlığın kurtulması anlamına gelir. İşte Hz. Âdem ( a.s )'dan hanımının yaratılması, kudret-i İlahiyenin ayrı bir delilidir. Fakat önemli olan Allah’ın Hz. Âdem (as)'in noksanlığını tamamlayacak ve sıkıntısını giderecek hanımının yaratılmasını haber vermektir.

Fahreddin er-Razî der ki:

"Bu konunun altında bir çok sırlar vardır...” (1)

Rabbinizin terbiye ile ilgili emri ve koruması altına giriniz, emrine karşı çıkmaktan sakınıp genellikle asayişe uyunuz, O'nun şiddetli cezasından korununuz. O Rabbiniz ki sizi tek bir candan, bir şahıstan yarattı. Bundan dolayı, aslında hepiniz bir babadan gelme kardeşlersiniz ve hepiniz insansınız ve bir yaratıcının yaratıklarısınız. Bu prensipler üzerinde, hukukla ilgili esasları insanlık gerçeğine ve terbiye esasına dayandırarak kardeşlik haklarına riayet etmeli ve Rabbinizin emrine aykırı hareket etmekten sakınmalısınız. Evet Rabbiniz bir can yarattı ve

"O bir candan eşini de yarattı." (Nisa, 4/1).

Böyle bir nimet ihsan etti. Biri diğerinin canından kopmuş bir çift meydana getirdi.

"... çiftleri yaratan Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir." (Yasin, 36/36)

Ondan dolayı bu nimet ve gücün değerini ve büyüklüğünü takdir etmeli ve yaratılışın, eşyanın tabiatının eseri değil, eşyanın yaratıcısı olan Allah'ın kuvvetinin eseri olduğunu bilmeli, ona itaat etmeli ve azabından korkmalıdır.

Gözlem ve deneyle biliniyor ki, bir babadan erkek çocuk olabildiği gibi dişi de olabilir. Halbuki yaratıcı kuvvet, eşyanın tabiatında olsaydı; ne topraktan insan meydana çıkabilirdi, ne de bir erkekten bir kız çocuk olabilirdi. Çünkü tabiat, düzenli ve uyumlu demek değil ise hiçbir şey değildir. Halbuki ne erkek dişinin bir uyumu, ne de dişi erkeğin bir uyumudur.

Hz. Âdem,

"Şüphesiz Allah Âdem'i seçerek üstün kıldı." (Âli İmran, 3/33). Ve

“Allah Âdemi topraktan yarattı. Sonra ona 'ol' dedi ve o da oluverdi." (Âli imran, 3/59)

ayetlerinden anlaşıldığı üzere, topraktan seçilerek yaratılmıştır. Hz. Havva da, Âdem'in kendisinden ayrılarak yaratılmıştır. Bu mânâ hadislerde

"Havva, Âdem'in bir kaburga kemiğinden yaratıldı."(2)

diye nakledilmiştir ki, bir yarılma mânâsına gelir. Ve bu mânâ eşlik ilişkisinin temeli demektir. Bir sahih hadiste şöyle buyurulmuştur:

"Kadın bir kaburga kemiği gibidir. Kadın bir kaburga kemiğinden, bir eğri kaburga kemiğinden yaratıldı, onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın, kırılması da boşanmasıdır."(3)

Burada eğri kaburga kemiği, bu yarılmaya işaret etmekle beraber erkekle kadın arasındaki tabiat uyumsuzluğuna ve kadınların erkekleştirilmeye kalkışılması, onları kırıp atmak demek olduğuna dair uyarıyı içeren bir misaldir. Bundan başka bu kısımlara ayrılmanın, cennetteki yaratılış başlangıcında meydana geldiği de hadislerde yer almıştır.

Dipnotlar:

1. Fahru'r-Razi, IX/167.
2. Buhari, Nikah 79; Müslim, Reda 65; Tirmizi, Talak 12; Darimi, Nikah 45; Ahmed b. Hanbel, II/428, 449, 530 ve V/164.
3. Müslim, Reda 64; Nesai, Nikah 15; Ahmed b. Hanbel, II/168.

(Elmalı M. Hamdi YAZIR, Hak Dini Kur'an Dili)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR