Hz. Muhammed’in kadınlara selam vermesi, onun kadın düşkünü olduğunu mu gösterir?

Tarih: 02.02.2014 - 06:34 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Hz. Muhammed (s.a.v) kadınlarla sohbet eder ve onlara selam verir. Bu, onun kadın düşkünü olduğunu gösterir şeklindeki iddialara ne cevap verilir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bizim sitemizde de yer aldığı üzere, Hz. Peygamber (asm)'in kadınlara selam verdiği bir veya iki defadır. Bu da toplu halde olan kadınlara verdiği selamdır. Hz. Peygamber (asm)'in onlara selam vermesi kadınlara karşı gösterdiği bir saygının ifadesidir.

- Kaldı ki, günümüzde de birçok erkek, yerine göre bir çok kadına selam veriyor. Ve bu sadece bir nezaket kuralı olarak kabul ediliyor. Hiç kimse, kadınlara selam verdi diye bir adamı kadın düşkünü gibi bir hezeyanla yaftalamıyor.

- Hz. Peygamber (asm) kadınlara vazettiği doğrudur. Bu nasihatlerinde genellikle kadınları fazla “altın-gümüş, ipek” gibi ziynetlere düşkünlük göstermemelerini istemiştir. Kuvvetli ihtimalle o günlerde cihad için gerekli olduğundan- kadınları sadaka vermeye teşvik etmiştir. (bk. Mecmau’z-Zevaid, h. no: 3238; 3286; 4654)

- Medine’nin kadınları gelerek şöyle demişlerdi: “Ey Allah’ın Resûlü, erkekler Sizi dinleyip Sizden istifade etme konusunda bizi geçtiler. Bize de müstakil bir gün ayırsanız!” Allah Resûlü, bunun üzerine onlara bir gün verdi. O belirli günde onlara nasihat eder ve bazı emirlerde bulunurdu. (Buhari, İlim 36).

Yirmi beş yaşında delikanlı olduğu bir dönemde kendisinden on beş yaş büyük olan Hz. Hatice ile evlenmesi ve o vefat edinceye kadar başka bir kadınla evlenmemesi, onun ne kadar iffetli biri olduğu ve kadınlara -haşa- asla düşkün olmadığının açık göstergesidir. Ve aynı zamanda Medine’ye hicret ederken yaklaşık elli üç yaşında iken ondan sonra bu yaşlılık döneminde farklı kadınlarla evlenmesi, bunun Allah tarafından ön görülen hikmetli evlilikler olduğunda şüphe yoktur.

Medine’de maddi ve manevi cihatla hayatı geçen Hz. Peygamber (asm)'in erkeklere olduğu gibi, arzularını kırmayarak kadınlara özel bir gün tayin etmesi, takdirle karşılanması gerekirken, bunu onun aleyhinde kullanmak, gerçekten akıl, izan, fikir, vicdan ile izah edilen şey değildir.  

Kadınları hayır hasenat yapmaya, ateşten korunmaya davet etmeyi, ilim irfanı öğretmeyi kadın düşkünlüğü olarak nitelemek, kâfirliğin ötesinde patolojik bir vaka olarak değerlendirilmelidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun