Hicretten sonra, bazı sahabelerin hanımlarını boşayıp hicret etmiş diğer bir sahabe ile evlendirmek istemesi doğru mudur?

Tarih: 14.07.2006 - 14:58 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Muhacirler, malını mülkünü bırakıp Medine'ye hicret etmişlerdi. Hicretten sonra Peygamber Efendimiz (asm) muhacirle ensarı kardeş yapmış ve her muhacir bir ensarın evinde kalacaktı.

Soruda geçen konuda değişik rivayetler vardır:

Hz. Enes’ten gelen hadisin tamamı şöyledir:

“Peygamberimiz (a.s.m) Abdurrahman b. Avf ile Sa’d b. Rabî arasında kardeşlik etti. Sa’d’ın iki hanımı vardı. Abdurrahman’a malını ve eşlerini kendisiyle paylaşmak istediğini söyledi, fakat Abdurrahman 'Allah aileni ve malını sana mübarek kılsın, siz bana çarşı-pazarın yolunu gösterin.’ diyerek bu teklifi reddeti.”(Buharî, Nikah,7; İbn Kesir, Es-Sîre, 2/327; Uyunu’l-eser,1/268).

Bizzat Abdurrahman b. Avf’dan nakledilen rivayette ise şu ifadelere yer verilmiştir: Abdurrahman anlatıyor;

"Biz Medine’ye vardığımızda Resulullah (a.s.m) benimle Sa’d b.Rabî arasında kardeşlik tesis etti. Bunun üzerine Sa’d bana: 'Ben Ensar arasında malı en çok olan kimseyim. Malımın yarısını sana vereceğim. Bak iki eşimden hangisini beğenirsen onu boşarım, iddet süresi bitince onunla evlenirsin.' dedi. Ben: 'Benim buna ihtiyacım yoktur, ticaretin yapıldığı bir pazar var mı?' deyince, Sa’d 'Kaynuka çarşısı/pazarının olduğunu.' söyledi.(Buharî, Buyu, 1).

Bu rivayetler hadis kriterleri bakımından sahihtir. Özellikle Buharî’de yer alması önemlidir.

Bu olay yaşandığı zaman daha tesettür ayeti nazil olmamıştı. Bir insanın hanımını boşayıp başkasıyla nikahlandırmak istemesi, ilk bakışta insanı hayrette bırakacak bir hadise olarak görülmektedir. Ancak o dönemdeki ortam için değerlendirildiği zaman, sahabelerin birbirine olan bağlılığın ifadesidir.

Bu olay Ensarın-Muhacir kardeşlerine ne kadar değer verdiğini ve İslam'ın getirdiği kardeşliğin boyutunu ifade etmek için bir örnektir.

İslam’da kadının boş yere boşanması helallerin en kötüsüdür. Bununla beraber caizdir. Boşanmada kadının iznini alma şartı yoktur.

Burada kadın haklarına bakmaktansa, erkeğin bu konudaki gayretine bakmak daha önceliklidir. Çünkü, şayet boşasaydı ve Abdurrahman da onunla evlenmek isteseydi, elbette kadının izni gerekirdi. Bunu seslendirilmemesi, olmadığını göstermez. Fakat, bir erkeğin gayretini, namusunu Allah rızası için -meşru bir yolla- terk etmesi ve iman kardeşliğiyle kardeş olduğu bir kimse için bu fedakârlığı göstermesi, takdire şayan bir kahramanlıktır. Bu olay sahabenin Allah yolunda nasıl feragat ve fedakârlık gösterdiklerinin de bir canlı örneğidir(bk. İbn Hacer, IX/117,335).

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun