Faiz ile iş yapanlar kafir midir?

Soru Detayı
Günümüzde bankada faiz ile kredi çeken ile faiz karşılığı para veren kişiler aynı mıdır? Bakara süresi 279. ayet faiz ile iş yapanları Allah'a ve Resul’üne savaş açmış olarak kabul ediyorsa bu manada faiz ile herhangi bir şekilde iş yapanlar (faiz yiyen veya ödeyen) kafir olmaz mı? Allah ile savaşmaktan neyi anlamalıyız?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili ayetin meali şöyledir: “Eğer böyle yapmazsanız (faizden vazgeçemezseniz) Allah ve Resulü tarafından size savaş açıldığını biliniz! Eğer faizcilikten tövbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Böylece ne haksızlık eder, ne de haksızlığa uğrarsınız.” (Bakara, 2/279)

- Faiz ile iş yapanlar -faizi helal saymadıkları sürece- kafir olmazlar. Çünkü ehl-i sünnetin akidesine göre, faiz gibi büyük günah işleyenler de kâfir olmazlar.

- Günümüzde bankada faiz ile kredi çeken ile faiz karşılığı para veren kişiler aynı sayılır. Çünkü faiz muamelesi haramdır.. Veren de alan da bu muameleden dolayı suç işlemiş olur.

- Ayette meal olarak yer alan Allah ve Resulü tarafından size savaş açıldığını biliniz” ifadesi, faiz yiyenlerin kâfir olacağını değil, büyük günah işlemiş olacaklarının işaretidir. (bk. Şevkâni, Bakara:278-281. ayetlerin tefsiri)

- Bununla beraber, bu ayetin muhatapları kâfirler olduğunu söyleyen alimler de vardır.

Buna göre, ayette kâfirlere hitaben şöyle denilmiş olur: “Eğer siz faizin haram olduğunu itiraf etmezseniz, bilin ki Allah ve resulü ile harp halindesiniz”

Bu yoruma göre, ayet, faiz ve İslam’ın diğer hükümlerinden yalnız birini bile inkâr edenin kâfir olacağına delalet etmektedir. (bk. Razi, ilgili yer)

- Allah ve Resülü ile savaşmaktan maksadın ne olduğu konusunda genel anlamda iki yorum vardır:

a) Bu ifadeden maksat, faizin büyük bir suç olduğunu vurgulamak ve faiz yemeye devam edenleri şiddetle uyarmaktır.

b) Bu ifadeden maksat, faiz yiyenlerle gerçek savaşın yapılacağını ilan etmektir. Bunu detaylandıracak olursak;

Eğer bu faiz kullanmada ısrar eden bir şahıs olup, imamın/devlet resi/veya yetkilisinin gücü yetiyorsa, ona tazir cezasını uygular veya yakalayıp hapse koyar ve tövbe edinceye kadar orada bırakılır.

Yok eğer, faizle iştigal edenler, kuvvet  ve asker sahibi bir topluluk ise, bâğilere/teröristlere karşı yapılan savaşın aynısı bunlara karşı da yapılır. Bu savaş ve cezalar onların kâfir olmalarında değil, büyük suç işlemekte ısrar etmelerindendir. Nitekim, İslam’da -kâfir olmadıkları halde- Ezanı terk eden veya ölüleri defnetmeyen topluluğa karşı savaş açılacağı gibi, bunlara karşı da  açılır. (bk. Razi, a.g.y)

- Rivayete göre, İbn Abbas, Katade ve Rabi b. Enesin bu konuda görüşleri şöyledir: “Faizle iştigal eden kimse tövbe etmeye davet edilir, tövbe etmezse öldürülür.”

Bu yorumu açıklayan Cessas’a göre, bu öldürme işi, faizi helal sayanlar için geçerlidir. Çünkü faizle iştigal eden kimsenin -onu helal saymadığı sürece- kâfir olmayacağı konusunda alimlerin ittifakı vardır.

Bununla beraber, Allah ve Resulü tarafından size savaş açıldığını biliniz” mealindeki ayetin tehditli ifadesi, küfrün dışındaki bazı suçlar için de kullanılır. (bk. Cessas, Ahkâmu’l-Kur’an, 2/192)

Faiz günahın dehşetiyle ilgili görüntülü cevaplar için tıklayınız:

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun