Evlilikte beğenmeye ve ısınmaya önem vermeli miyiz?
Mekkeli biri, Medineli birisiyle evlenecektir. Efendimiz(sav) “iyice baktın mı” diye sorar. Peygamberimiz “Git bak, Medinelilerin gözleri küçük siz Mekkelilerin büyük. Sonra hoşuna gitmez aranız açılır” buyurmuş.”” Bu hadisi duyduğum kadarıyla yazdım. Tam metni ve sıhhat durumu nedir ? Bu hadisten ne anlamalıyız? Yani sadece “gözün küçüklüğüne bile nazar-ı dikkati celbeden dinimiz; o halde beğenmediğimiz yada ısınamadığımız biri dindar dahi olsa “hayır” diyebilir miyiz? O halde evlilikte beğenmeye ve ısınmaya önem vermeli miyiz?
Değerli kardeşimiz,
Sorunuzda bahsettiğiniz olay, İslam fıkhında ve ahlakında "Dünürlük ve kız isteme sürecinde eş adayını görme ruhsatının ve ilkelerinin en temel dayanaklarından biridir.
Ve bu durum sadece erkek için değil, kız için de bir haktır.
Hadisin en meşhur rivayet metni şu şekildedir:
Ebû Hureyre (r.a.) anlatıyor:
Peygamber Efendimizin (asm) yanında bulunuyordum. Bir adam geldi ve Ensardan (Medineli) bir kadınla evlenmek istediğini söyledi. Resulullah (asm) ona: “Onu gördün mü (ona baktın mı)?” diye sordu.
Adam: 'Hayır' dedi.
Efendimiz (asm): “Git ve ona bak! Çünkü Ensarlıların (Medinelilerin) gözlerinde bir şey (bir küçüklük/farklılık) vardır.” buyurdu. (Müslim, Nikâh 74; Nesaî, Nikâh 17)
Beğenmediğimiz veya ısınamadığımız biri dindar dahi olsa "hayır" diyebilir miyiz?
Evet, kesinlikle diyebilirsiniz.
İslam'da dindarlık evlilik için en birincil kıstas olarak teşvik edilmiş olsa da "Siz dindar olanı seçin ki eliniz bereketlensin" hadisinde olduğu gibi), tek kıstas değildir.
Bir kimse ne kadar takva sahibi, dindar ve ahlaklı olursa olsun; eğer kalp o kişiye ısınmıyorsa, fiziksel görünüş veya mizaç olarak bir çekim hissetmiyorsanız o kişiyle evlenmek zorunda değilsiniz.
Nitekim Sabit b. Kays (r.a.) adındaki sahabinin eşi Hazreti Peygamber (asm) Efendimize gelerek: "Ey Allah'ın Resulü! Sabit'in ne ahlakına ne de dindarlığına bir diyeceğim var (çok iyi bir insandır). Fakat ben Müslüman olduktan sonra küfre dönmek (eşime karşı görevlerimi yapamayarak nankörlük etmek) istemiyorum, ona ısınamıyorum." demiş ve Efendimiz (asm) bu kadının boşanma talebini haklı bularak evliliği bitirmiştir. (Buhârî, Talak 11)
Demek ki dini bütün bir yaşantı esas olmakla beraber, başka özelliklerin bulunmasını istemek de mümkündür.
Evlilikte beğenmeye ve ısınmaya önem vermeli miyiz?
Evet, çok büyük önem verilmelidir.
- Göz ülfeti ve ünsiyet (Isınma): Efendimiz (asm) başka bir rivayette eş adayına bakılmasını söyledikten sonra gerekçesini şöyle açıklar:
"Çünkü bakmanız, aranızda sevgi ve ülfetin (doğması ve devam etmesi) için daha uygundur." (Tirmizî, Nikâh 5; İbn Mâce, Nikâh 9)
- Evliliğin kalıcılığı: Sadece "iyi insandır" veya "dindardır" diyerek mantık veya baskı evliliği yapmak, zamanla fiziki veya duygusal soğukluğa, dolayısıyla evliliğin çatırdamasına yol açabilir.
- Mecburiyet Yoktur: Dinimiz kimseyi gönlünün ısınmadığı, fiziksel olarak çekici bulmadığı veya mizaç olarak uyum sağlayamadığı birisiyle ömür boyu yaşamaya zorlamaz.
Sonuç:
İslam dini; insanın ruhi ve duygusal ihtiyaçlarını yok saymaz. Evlenecek kişilerin birbirini görmesini, tanımasını ve içlerinin ısınmasını sünnet ve tavsiye edilen bir hak olarak görür.
Talipliniz ne kadar dindar veya mükemmel bir insan olursa olsun, kalbinizin ısınmadığı bir duruma "Hayır" demek en doğal hakkınızdır ve bu davranış dine aykırı veya günah değildir. Aksine, ileride oluşabilecek bir huzursuzluğu baştan engellediği için daha hayırlıdır.
Özetle, dindarlık ve güzel ahlak temel şarttır; kalbi ısınma, beğeni ve mizaç uyumu ise bu temeli tamamlayan unsurlardır.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet