Elle yemek mi çatal kaşıkla yemek mi uygundur?

Soru Detayı
Eğer elle yemek daha uygunsa, Arapların elle pilav, çorba vs. yediğini ve temizliğe uyulmadığı görenlerce söyleniyor. Bu dinimizde temizliğe verilen önem ile nasıl telif edilir?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

Dinimizde yemekten önce ve sonra elleri yıkamak sünnettir. Bu temizliğe dikkat etmeyen bir kimsenin yemekte çatal kaşık kullanması daha uygun olur. Bazı kültürlerde elle yemek adaba aykırı kabul edilmektedir. Bilmeyenler için islam hakkında yanlış bir izlenim bıraktığında bu sünneti yapmamak daha uygun olur. Çünkü sünnetin dereceleri vardır. Maslahata binaen bazı sünnetlerin terkedilmesinin zararı yoktur.

Müslümanların yaptıkları hatalar dinde aranmamalıdır. Hata, islam'a hakkıyla uymamaktan kaynaklanmaktadır.

Fıkıh kitaplarında geçen sünnet kelimesi ise, daha çok “yaparsak sevabı var, yapmazsak günahı yok” manasına geliyor. Mesela, yemeği sağ elle yemek, dişleri temizlemek, ayakta yemek yememek gibi.

Ancak sünnet kelimesini geniş anlamıyla aldığımız da Peygamberimizin (asm) yaptığı her şeyi içine alır. Bu durumda, Allah’ın istekleri ve yasakları da sünnetin içinde yer alır. Mesela, Peygamberimiz (asm) namaz kılmış mı? Evet. Öyleyse namaz kılmak da bir sünnettir. 

Şu hâlde sünneti bölümlere ayırmak gerekecektir.

Farz olanları: Allah’ın mutlaka yapmamızı veya terk etmemizi istediği her şeydir. Allah’ın emir ve yasaklarını en iyi şekilde uygulayıp örnek olan Peygamberimiz (asm)'dir. Biz de ona uymak suretiyle en üst seviyede Peygamberimize (asm) uymuş oluruz. Namaz kılmak, oruç tutmak, zina etmemek, haram yememek gibi.

Vacip olanlar: Dinimizin vacipleri. Mesela gece namazını üç rekat olarak kılmak vaciptir.

Nafile olanlar: İbadetleri yaparken farz ve vaciplerin dışındaki yaptığımız şeylerdir. Mesela namaz kılarken Kur’an'dan bazı süreleri okumak farz, ama sübhaneke duasını okumak nafiledir.

Adab olanlar: Bunlara da edeb diyoruz. Yemek yerken, yatarken, camiye, tuvalete girip çıkarken, vb.. günlük işlerimizi yaparken Peygamberimize (asm) uyarsak o işi adabına uygun yapmış oluruz.

Demek ki sünneti farz, vacip, nafile ve adap diye ayırabiliriz. Sünnetin en yükseği ve en faziletlisi bu sıraya göredir. Bunu bir insanın vücudu gibi düşünebiliriz. İnsanın yaşaması için gerekli organları vardır. Beyin, kalp, kafa vs...

İşte iman etmemiz gereken esaslarda ruhumuzun beyni kalbi gibidir. Vücudumuzun gözü, kulağı, eli, ayağı vesaire duyu organları vardır. Farzlar da bunun gibidir. Ruhumuzun gözü, kulağı, eli, ayağıdır. Farzları yapmayan elsiz, ayaksız, gözsüz, kulaksız bir insan gibi eksiktir. Vücudumuz da bir de parmak, kaş, saç gibi güzellikler ve süsler vardır. Bunlar olmasa da yaşarız. Ama olduğu zaman daha mükemmel insan oluruz. Bunun gibi sünnetin nafile ve adab kısımları da ruhumuzun süsü ve güzelliğidir. Yapsak çok sevabı var, yapmasak günahı yok. Bir insan benim saçım, kaşım olmasa da olur demeyeceği gibi sünnetleri de yapmamamız gerekir gibi bir iddia da bulunmamalıdır. 

Özetlersek, farz ve vacip kısımlar mutlaka yapılması gereken sünnetlerdir. Nafile ve adap kısımlar ise yaparsak çok sevabı var. Haramların durumunu sorarsan o da vücudunuzu aids, zehir ve ateş gibi öldürücü şeylerden koruduğumuz gibi ruhumuzu da öldürücü ve zehirleyici haramlardan korumamız gerekir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR