Darwin-Mendel Görüşleri” nedir?
Değerli kardeşimiz,
Darwincilerin Şimdilerde, Teoriyi İspatlamak İçin Sarıldıkları “Darwin-Mendel Görüşleri” Gerçekten Söylenebilir mi?
Şimdiki bazı Darwinciler, Mendel ile Darwin’in görüşlerini birleştirmek ister-ler hatta Mendel-Darwin görüşleri derler. Bu tamamen yanlış ve birbirine zıt iki ayrı bilimsel yol ve tartışmadır. En azından Darwin bunu böyle yorumlamıştır. Darwin doğal seleksiyon dışında dediği kalıtsal olayların da farkına varmış, bunu, kendili-ğinden, ya da bir şekilde olmuş, açıklanamayan ama önemsiz olaylar olarak yorum-lamıştır. Darwinciler hemen itiraz edip, Darwin’in de kalıtsallığa inandığını ve önem verdiğini söyleyeceklerdir. Darwin’in önemsediği kalıtsallık, sadece doğa şartlarından meydana gelecek değişiklerin her nasılsa, kalıtsal hâle gelmesi olayıdır. Defalarca açıklandığı üzere, tabii ki bu mümkün değildir (bunun, şimdiki Darwincilerin sarıldıkları mutasyon olayı ile de alakası yoktur).
|
Darwin bu konuda şöyle demiştir:
“Bazı doğa bilimcileri bütün değişimlerin eşeysel üreme eylemlerine bağlı olduğunu savunuyorlar; bu kesinlikle yanlıştır” (s.21).
Bu da gösteriyor ki, zaten Mendel’i za-manında anlasaydı, muhtemelen teorisinden derhal vazgeçerdi. Belki de kendi zamanında yaşamış ve yayınını da yapmış olan Mendel’in açıklamalarını görmüş ya da duymuş ama kendi düşüncelerine tamamen ters düştüğü için üstünü kapatmayı ve bilmiyormuş gibi yap-mayı tercih etmiştir. Bu son cümle, genel değerlendirmelere bakarak, tamamen şahsi bir tahmindir.
Yine Darwin, “Evcil hayvan ve bitki ırklarının kökeni konusuna ilişkin olarak söylenenleri birkaç sözcükle özetleyelim. O şöyle der:
|
“Varlık şartlarındaki değişiklikler, de-ğişkenliğin nedeni olarak en büyük önemi taşı-maktadır, çünkü bu şartlar doğrudan organizma üzerinde etki oluştururlar ve üretim sistemini etkileyerek dolaylı bir biçimde de etkili olurlar”(s.54) ki, bu yanlıştır.
Genel kural ve bütün deliller, çevre şart-larındaki değişimin kalıtsallığa etki etmediği-ni, üreme sistemine etki etse de, bunun fizikî sınırlarda kaldığını (Darwin’in kastetdiği), gen mekanizmalarına etkili olmadığını gösterir (mutasyon gibi özel ve nadir durumlar hariç). Darwinciler, yanlış inançlarından vazgeçme ye-rine, kıyısından köşesinden, bilimsel doğruları deneyleri ile gösteren Mendel’i ve onun genetiğini de bu işe nasıl bulaştırırız diye çeşitli kıvırtma ve adaptasyonlara girişmişlerdir. Hatta bazı Darwincilerin yorumlarını okuyunca insan bunların inancı farklı, yorumları farklı demektedir. Doğa şartlarını, ya da doğal seleksiyonu neredeyse tamamen yok sayarak, hep (Darwin’in tam tersi) kalıtsal mekanizmalar üzerinden izahlara girişmektedirler. Bu yapay çabalar gerçekten şaşırtıcıdır.
Şimdi bir de olaya başka yönden bakalım. Mendel’in ne dediğine kulak verelim ve gerçekten Darwin-Mendel görüşleri denebilir mi kendisinden öğrenelim: Mendel
|
“Gärtner yapmış olduğu transformasyon dene-meleri sonuçlarına dayanarak, naturalistlere karşı olan fikri savunmuştur. Naturalistler, bitki species’lerinin kararlı bir formda kalabileceği-ni kabul etmeyip, devamlı vejetasyon evrimine inanmaktadırlar. Gärtner daha da ileri giderek, bir species’in diğer bir species’e (o zamanki species’ten kasıt çeşit anlamındadır) tamamen dönüşebileceğini, species karakterlerinin belli sınırları içerisinde kalacağını, bunun haricin-de değişmeyeceklerini şüphe götürmeyecek de-lillerle ortaya koymuştur. Bu fikir şartsız olarak kabul edilememekle birlikte, biz de Gärtner’in yapmış olduğu denemelerde, önceden de belir-tildiği üzere, kültürü yapılan bitki değişimlerini hedef alan görüşlerin, çok açık olarak doğru-
landığını görüyoruz” (Mendel, A. Akyürek, 1982, Meteksan, 5 No’lu yayın).
Bu sözlerden Mendel ve Gartner’in Darwin teorisi, ya da benzeri fikirleri sa-vunan, o zamanın bilim adamlarından haberdar oldukları ve o fikirlerin kesin karşısında oldukları ve bunu da denemeleriyle ispat ettikleri sonucu çıkmaktadır.
Neden Bazı Türler Değişir de Diğerleri Değişmez?
Darwin’in anlayamadığı hatta teori bile üretemediği, üzülerek ifade ettiği hu-suslardan biri de, “Neden bazı türler değişiyor da diğerleri değişmiyorlar?” sorusudur. Burada değişmeden ne kastedildiği önemlidir. Darwin’in kastettiği tabii ki, bir türün başka türe dönüşmesi durumudur. Darwin sorusunun cevabını bulabilseydi, zaten teorisiyle ortaya da çıkmazdı.
Zamanımızda hâlâ tanıdığım biyologlar bana şu soruyu sormaktadırlar; “Neden tür içindeki çeşitlerin değişeceğine, ya da farklı çeşiler oluşturacağına (melezleme ya da mutasyonlarla) inanıyorsunuz da, cins içindeki türlerin birbirlerine dönüşeceğine, ya da yeni türler meydana getireceğine inanmı-yorsunuz?” Buna cevap dahi vermeye gerek yok, zaten şimdiye kadar anlatılanlardan bunun cevabını kolayca bulacaksınız. Ama bana, “eğer ananın çocuk doğuracağına inanıyorsan, neden babanın da doğuracağına inanmıyorsun” söylemi kadar safça geliyor.
YARATILIŞ IŞIĞINDA, DARWİN’İN EVRİM TEORİSİ SAVUNUCULARINA CEVAPLAR
Prof. Dr Ahmet AKYÜREK
Anadolu Kalkınma Vakfı, Van/TÜRKİYE, [email protected]
Kaynak: Bilimler Işığında Yaratılış Derneği
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Evrim Teorisini savunanlara ne cevaplar verirsiniz?
- Darwin Teorisi, bilimsel çalışmaları geriletmiş midir?
- Darwin’in Mendel’le ilişkisi var mıydı?
- Evrim Teorisi reddedilebilir mi? Taksonomi tabii midir?
- Darwinciler sahtekâr mı? Darwin’in Teorisi hâlâ teori midir?
- Neden aynı yararlı organlar her canlıda yoktur? Darwin Teorisine göre oluşması şart olan türler nerededir?
- İnsanın maymundan gelip gelmediği tartışması nereden gelmiştir?
- Ara Tür diye bir oluşum var mıdır?
- Benzer embriyolar ortak atalara mı işarettir?
- Darwincilik Lobisi güçlü mü?