Dağatır ile ilgili hadis kitaplarında bilgi var mı?

Tarih: 19.01.2021 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Dağatır konusunda Kütüb-i Sittede veya başka hadis kaynaklarında bilgi var m? Varsa hangi kitaplarda vardır?
- Zira Dağatır ile ilgili yazılan kaynakların bazılarında Dağatır kısmı değil Herakleios ile ilgili olan kısmı yazıyor?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Dağatır ile Herakleios farklı kişilerdir.

Evet, hadis kaynaklarında Peygamber (asm) Efendimizin mektubunu alan Herakleios’un ilimce kendi benzeri olan bir dostuna mektup yazdığı ve o dostundan, eski kitaplarda geleceği haber verilen Peygamberin zuhur ettiğini ve bunun bir peygamber olduğunu bildiren bir mektubun geldiği bilgisi vardır. (bk. Buhari, Bedül’l-vahy, 6)

Burada ismi verilmeyen ve "Herakleios’un yakın dostu" olduğu söylenen kişi Bizans Patriği Dağatır’dır. (İbn Hacer, Fethu’l-bari, ilgili hadisin şerhi)

Dağatır el-Uskuf er-Rumi, İslamiyet’i kabul ettiği için halk tarafından öldürülen Bizans patriğidir.

Hz. Peygamber (asm) komşu hükümdarları İslam’a davet ettiği sırada Bizans İmparatoru Herakleios’a elçi olarak Dihye b. Halîfe el-Kelbî’yi göndermişti (Muharrem 7 / Mayıs 628)

Hz. Dihye’nin görevi, Hz. Peygamber’in (asm) mektubunu o sıralarda Kudüs’te bulunan Herakleios’a vermesi için Busra valisine teslim etmekti. Dihye Busra’ya varınca vali onu İslam kuvvetlerinden kaçıp Suriye’ye gelen Adî b. Hatim ile birlikte imparatora gönderdi.

Adî b. Hatim imparatora elçinin geliş sebebini anlattı. Herakleios Hz. Peygamber’in (asm) mektubunu okuduktan sonra Rumiye’de oturan yakın dostu Dağatır’a bu konuda bir mektup yazdı. Herakleios ayrıca Kudüs’teki idarecilere de peygamber olduğunu söyleyen bu zatın kavminden o civarda oturan biri bulunursa, huzuruna getirilmesini emretti.

Çok geçmeden Dağatır’ın imparatora gönderdiği cevabî mektubu geldi. İbranice bilen ve semavî kitapları okuyan Dağatır Herakleios’a Hz. Muhammed’in (asm) gerçek peygamber olduğunu bildiriyordu.

Bu sırada Mekke’den bir ticaret kafilesi Ebu Süfyan’ın başkanlığında Suriye’ye gitmek üzere yola çıkmıştı. Kafile Gazze’ye ulaştığında imparatorun adamları onları alıp Kudüs’te imparatorun huzuruna götürdüler.

Herakleios otuz kişilik ticaret kafilesini İliya (Kudüs) Kilisesi’nde kabul etti. Devlet erkanı ve din adamları da imparatorun etrafında sıralanmışlardı. Herakleios, Hz. Muhammed’e (asm) soyca en yakın olan kafile başkanı Ebu Süfyan’a Hz. Peygamber hakkında bazı sorular sordu ve Dihye’nin getirdiği mektubu okuttu.

Daha sonra Dihye’ye Hz. Peygamber’in (asm) beklenen Allah elçisi olduğunu söyledikten sonra gidip Dağatır’ı bulmasını ve yazdığı mektubu ona vermesini söyledi.

Zaten Hz. Peygamber (asm) de Dağatır’a ayrıca bir mektup yazıp Dihye’ye vermişti.

Dihye Dağatır’ın yanına varınca kendisini İslam’a davet etti. Dağatır Hz. Peygamber’in (asm) Allah tarafından gönderilmiş bir elçi olduğunu, onun sıfatlarını tanıdıklarını, ismini de kitaplarında yazılı bulduklarını söyledikten sonra Dihye’ye, “Sahibine git, benden selam söyle ve Allah’tan başka ilah bulunmadığına, Muhammed’in Allah’ın resulü olduğuna inandığımı, İsa’nın da Allah’ın kulu ve temiz, iffetli, dünyadan el etek çekmiş Meryem’e ilka ettiği ruhu ve kelimesidir diye şahadet ettiğimi haber ver.” dedi.

Daha sonra Dağatır odasına girip üzerindeki siyah elbiseyi çıkardı ve beyaz merasim elbisesini giydi. Asasını eline alarak kilisede toplanmış bulunan Rumların yanına gitti ve onlara şöyle söyledi:

“Ey Rum cemaati! Bize Ahmed adlı peygamberden bir mektup geldi. Mektubunda bizi yüce Allah’a inanmaya davet ediyor. Ben şahadet ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur. Ahmed de Allah’ın kulu ve resulüdür.”

Dağatır sözlerini bitirince Rumlar hep birden üzerine atıldılar ve onu döverek öldürdüler.

Dağatır gibi birçok Hristiyan ve Yahudi alimi, Resûl-i Ekrem Efendimizin (asm) sıfatlarını görmüş ve ''Evet, kitaplarımızda Muhammed-i Arabî'nin sıfatları yazılıdır.'' diyerek, doğru bir itirafta bulunmuşlardır. Bu itirafa rağmen de birçoğu İslam'ın şerefiyle şereflenmekten mahrum kalmışlardır.

Bu eşsiz bahtiyarlığa erenler arasında ise şunları da sayabiliriz: Rahib Bahira, Abdullah b. Selam, Vehb b. Münebbih, Ebu Yasir, Şamûl, Esid ve Salebe b. Sâye, İbni Bünyamin, Muhayrık, Kabü'l-Ahbâr, İbni Nafur ve Carud.

Kur'an-ı Kerim, Ehl-i kitapın bu hakperest alimlerinden Maide Suresi 82 ve 83. ayetlerinde şöyle bahseder:

''İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisi olarak sen elbette Yahudileri ve Allah'a ortak koşanları bulacaksın. İman edenlere muhabbette en yakın kimseler olarak da elbette 'Biz Hristiyanız' diyenleri bulacaksın. Çünkü onların içinde ilim sahibi keşişler ve kendilerini ibadete vermiş rahipler vardır; onlar büyüklük de taslamazlar. Peygambere indirileni dinledikleri zaman, aşina oldukları hakikatlerden duygulanarak gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Onlar 'Ey Rabbimiz, iman ettik. Sen de bizi hakka şahitlik eden müminlerle beraber yaz.' derler.'' (Maide, 5/82 ve 83)

İlave bilgi için tıklayınız:

Heraklius'un İslâma Dâvet Edilmesi

Kaynaklar:

Müsned, I, 262-263.
Buhârî, Bedʾü’l-vaḥy, I, 6-7.
Vâkıdî, el-Meġāzî, II, 555-556.
Abdürrezzâk es-San‘ânî, el-Muṣannef, Beyrut 1390/1970, V, 343-347.
İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, I, 258-259, 276.
Ebû Ubeyd, el-Emvâl, Kahire 1353, s. 34.
Belâzürî, Ensâb, I, 351.
Ya‘kūbî, Târîḫ, II, 77-78.
Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), II, 645-651.
Ebû Nuaym el-Cürcânî, Delâʾilü’n-nübüvve, Haydarâbâd 1369/1949, s. 291-292.
Süheylî, er-Ravżü’l-ünüf, VII, 363-364, 516-517, 523-524.
İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, II, 211-212; Üsdü’l-ġābe, III, 55-56.
İbn Kayyim el-Cevziyye, Zâdü’l-meʿâd, II, 135.
İbn Hacer, el-İṣâbe, II, 216.
Süyûtî, el-Ḫaṣâʾiṣü’l-kübrâ (nşr. M. Halîl Herrâs), Kahire 1386-87/1967, II, 117-132.
Diyarbekrî, Târîḫu’l-ḫamîs, II, 31-34.
Halebî, İnsânü’l-ʿuyûn, III, 283-291.
L. Caetani, İslâm Tarihi (trc. Hüseyin Cahid), İstanbul 1924-27, IV, 427-436.
Hamîdullah, İslâm Peygamberi (İstanbul 1969), I, 218-231; el-Ves̱âʾiḳu’s-siyâsiyye, Beyrut 1403/1983, s. 107-115.
G. Ostrogorsky, Bizans Devleti Tarihi (trc. Fikret Işıltan), Ankara 1981, s. 88-96.
İbn Hudeyde, el-Miṣbâḥu’l-muḍî (nşr. M. Azîmüddin), Beyrut 1405/1985, II, 67-97.
Köksal, İslâm Tarihi (Medine), VII, 37-60.
(TDV İslam Ansiklopedisi, Dağatır md.)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun