Çocuk babasının sırrıdır, ifadesi hadis midir?

Çocuk babasının sırrıdır, ifadesi hadis midir?
Tarih: 08.08.2011 - 00:26 | Güncelleme:

Soru Detayı

“El-veledü sırru ebîhi” (Çocuk babasının sırrıdır) hadis midir, kaynağı nedir, ne anlama gelmektedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"El veledü sırrı ebihi = Çocuk, babasının sırrıdır.”[Şa’rânî, et-Tabakâtü’l-Kübrâ, 1/397; Ukberî, Divânü’l-Mütenebbî, 1/156; Suyûtî, ed-Dürerü’l-Müntesira, 1/20; Sehâvî, el-Mekâsıdü’l-Hasene, 1/706, 723 (1268, 1300); Aclûnî, Keşfü’l-Hafa, 2/452 (2911)]

Çocuğa kendi fizikî mayası ile biyolojik hammaddesini veren anne-baba, gönlündeki sevgisi ile de mânevî hammaddesini ona maya olarak çalar.

“Hanımlarınız sizin nesil yetiştiren tarlanızdır.” (Bakara, 2/223)

fehvâsınca, bir rivayette tohum sahibi babalara nispetle “Çocuk, babasının sırrıdır.” denilmiştir. O bakımdan çocuk, anne-babasının genetik şifrelerinin bir karışımı, bedenî bir uzantısı olduğu kadar, aynı zamanda kalbî-ruhî birer ışığıdırlar ve insan, çocuğunu kendisinin maddî-mânevî meyvesi olarak algılar. 

Çocuk, babasının sırrı ve hususiyetlerinin sahibidir. Çocuk, hayatı boyunca onun gözbebeği, ölümünden sonra da mevcudiyetini devam ettiren ve ebediliğe doğru götüren bir parçasıdır. Bütün hususiyetleri (iyi ve çirkinini) ondan âdeta miras yolu ile aktarır.

Zira çocuk, babanın kalbinin bir parçasıdır. Bundan dolayı Allah Teâlâ, neseplerin korunmasını, neslin tevhid üzre yetişmesini emretmiştir. Bunun için aile halkına, özellikle yeni yetişen çocuklara her şeyden önce öğretilmesi gereken şey, iman esasları ve bilhassa "tevhid" inancıdır. Yani Allah'ın, varlığı ve sıfatlarıyla tanıtılması, hiçbir şekilde O'nun ortağı, yardımcısı, O'na giden yolda aracının olmadığı, insanların O'nun hükümleri, emir ve yasaklarıyla yönetilmesi gerektiği inancıdır. Çocuk, yaş ve idrak yönüyle bir şeyler öğrenme durumuna gelince ona, öncelikle bu inanç kazandırılmalıdır.

Nitekim bir kısım rivayetler, Rasûlullah (s.a.s.)'ın kendi yakınlarından bir çocuk konuşmaya başlar başlamaz, çocuğa tevhîd'i öğrettiğini ve bu maksatla:

"Çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan, acizlikten ötürü bir yardımcısı da bulunmayan Allah'a hamd olsun..." (İsra, 17/111)

âyetini okuduğu kaydedilmektedir. Ebeveynin evlâda bırakacağı en güzel mirâs, hiç şüphesiz ki, onu güzel terbiye etmesidir (Tirmizî, Birr, 33).

Güzel terbiye edilen çocuk, ebeveyni için âhiret mutluluğunun sebebidir. Ölen insanın amel defteri kapandığı hâlde salih evlât (çocuk) bırakanın defteri kapanmaz; onun yaptığı hayırlı işlerden ebeveyn de mutlak fayda görür (Müslim, V, 73; Ahmed b. Hanbel, IV, 105).

Evlâdın ruh terbiyesine önem verildiği gibi, zamanın meşhur olan bilgilerinin de ona kazandırılması, geçimini temin edebileceği helâl kazanç yollarının öğretilmesi gerekir. (bk. Cengiz Yağcı, Şamil İslam Ansiklopedisi, Çocuk mad.)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 10.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun