Boşanan kadın, düzensiz adet görüyorsa, iddeti neye göre hesaplanır?

Tarih: 16.09.2014 - 01:11 | Güncelleme:

Soru Detayı

- İddet hesaplama; Normal 3 ay sayısına göre mi?
- Yoksa kendi düzensiz göreceği 3 adetten temizlenme zamanlarına göre mi?
- Ayrıca önceden adet gördüğü halde, sonradan adet görmeyen kadının iddeti ne kadardır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- İddet, evliliği sona eren kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken süre anlamında bir fıkıh terimidir.

İddet süresi üç şekilde belirlenmiştir:

- Hamile olanın iddeti doğum yapmakla sona erer.
Hiç aybaşı olmamış veya ay başından kesilmiş kadının iddeti üç aydır.
Normal aybaşını gören kadının iddet süresi ise üç “kuru”dur. Hanefi ve Hanbelilere göre “üç kur” üç ay başı / üç hayızdır. Maliki ve Şafilere göre ise “üç kur” üç temizlik halidir.

- Buna göre, düzensiz âdet gören kadının iddeti, Hanefi ve Hanbelilere göre “üç âdet" görmesidir, Maliki ve Şafilere göre ise "üç temizlik" halidir.

- Hanefi ve Şafilere göre daha önce hayız /âdet gören “boşanmış” bir kadın, iddet esnasında âdet görmüyorsa veya iki âdet gördükten sonra üçüncü âdeti görmezse, bu kadın normal âdet gören bir kadın gibi sayılır. Şayet bundan sonra hiç âdet görmezse, âdetten kesilen bir kadının yaşına gelinceye kadar veya tekrar âdet görünceye kadar bekler. Tekrar âdet gördüğü zaman normal âdet gören kadınlar gibi üç âdet (hayız veya temizlik) süresini bekler.

Maliki ve Hanbelilere göre bu durumdaki bir kadın (son üç ayı bir nevi âdet sayılmak suretiyle) bir sene bekledikten sonra evlenebilir. (bk. V. Zuhayli, el-Fıkhu’l-İslamî, 7/642)

- Bu konudaki hükmün dayanağı: “Boşanmış kadınlar 'üç kurû’ (hayız / temizlik) beklerler.” (Bakara, 2/228) mealindeki ayettir. Normal âdet periyodunu kaybeden kadınların iddet süresiyle ilgili farklı görüşler ise ayette daha fazla açıklamanın bulunmamasından kaynaklanıyor.

Ancak –açıkladığımız üzere- alimler bu ayetin fehvasından/içeriğinden hareketle farklı yorumlara gitmişlerdir.

Zuhayli, Maliki ve Hanbeli mezhebinin görüşünün tercih edilmeye değer olduğunu ifade etmiştir. (el-Fıkhu’l-İslamî, a.y)

1917 tarihli Osmanlı Hukūk-ı Âile Kararnâmesi’nde, iddet konusunda genelde Hanefî mezhebinin görüşü takip edilmekle birlikte, bu konuda Mâlikî mezhebinden istifadeyle, iddet esnasında hayız görmeyen veya bir iki defa gördükten sonra üçüncüsünü görmeyen kadınların yaşı normal menopoz dönemine varmışsa, bu tarihten itibaren üç ay, normal menopoz dönemine varmamışsa iddetin gerekmesinden itibaren dokuz ay iddet beklemesi öngörülmüştür. (md. 140)

Kararnâmenin bu hükmü diğer İslâm ülkeleri kanunlarına da tesir etmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun