Ölünün ardından kırk gün boyunca yas tutmak caiz midir?

Kocası ölen veya kesin boşamayla evliliği sona eren kadının, belli bir süre bazı davranışlardan kaçınması gerekir. Buna terim olarak hidad/ihdad denir. Fakat, kadının evine kapanması ve dünyadan kendini soyutlaması doğru değildir.

İslâm'a göre yasın süresi üç gündür. Ancak, kocası ölen kadın, 4 ay 10 gün yas tutar.  Bu süre esnasında süslenmemesi, yeni ve gösterişli elbiseler giymemesi, kendisine evlenme teklifi yapılmaması (dünür gidilmemesi), yapılsa dahi kabul etmemesi gerekir.

Nitekim Peygamberimiz (asm): "Allah`a ve Âhiret Günü`ne inanan bir kadının, bir ölünün arkasından üç günden fazla-süslenmeyi terketme anlamında-matem tutması (hidâd) helâl değildir. Ancak kocası müstesna, onun ölümü için dört ay on gün "hidâd" yapması gerekir" buyurur. (Buhârî, Cenâiz 31)

Konuyla ilgili hadislerde ihdâd/hidad süresi boyunca gözlere sürme çekme, boyanmış kumaş giyme, koku ve boya sürünmenin yasaklanmış olması, mevcut örf esas alınarak yapılmış örneklendirmeler şeklinde anlaşılmalıdır.

Ölünün diğer yakınları için yas tutmanın üç günle sınırlandırılması ve iddetle ilgili hükümler birlikte değerlendirildiğinde, ayrıca kocasının ölümü sebebiyle iddet bekleyen kadınların ağır başlılıklarını koruyup yeni evlilik teşebbüsünde bulunmamalarını emreden ayet de (Bakara 2/235) göz önüne alındığında, ihdâdda yas tutmaktan ziyade, evlilik hazırlığı sayılabilecek tutum ve davranışlardan kaçınma yükümlülüğünün ağır bastığı söylenebilir.

16694 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun