Berzah aleminde sevdiklerimizle kavuşacak olmamızın delilleri nelerdir?

Tarih: 12.04.2018 - 00:59 | Güncelleme:

Soru Detayı

Öğrendiğim kadarıyla berzah aleminde eğer iyi müminlerdensek sevdiklerimizle kavuşuyorduk fakat Sevgili Peygamberimiz ölmeden önce Hz Fatma babacığım sana ne zaman kavuşurum diye sorduğunda Resulullah Efendimiz, neden kıyamet günü havzın kenarında bulursun, dedi? Yani berzahta kavuşmayacak mıyız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- "Kıyamet günü havzın kenarında bulursun.” Anlamındaki hadis rivayeti için bk. Ebu Nuaym el-Isfahani, Hilyetu’l-Evliya, Beyrut, 1409 hno. 4/73.

Taberani’nin de yer verdiği uzun bir hadisin bir parçası olan bu bilgilerin sahih olmadığı bildirilmiştir. Özellikle senedinde yer alan bir ravinin yalancı ve hadis uydurmakla meşhur olan bir kimse olduğuna dikkat çekilmiştir. (bk. Heysemi,Mecmau’z-zevaid, 9/31)

- Ehl-i sünnetin kabul ettiği gerçek şudur ki; insanlar kabir/berzah aleminde bir hayat yaşarlar. Cehennemlikler azap görecekleri gibi, cennetlikler de mükâfat görecekler. “Firavun ve taraftarlarının sabah akşam ateşe arz edilirler.” (Mümin,46) mealindeki ayette kafirlerin berzahtaki hayatlarına ve taziplerine işaret edilmiştir.

“Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler ve rablerinin katında rızıklanıyorlar.” (Al-i İmran, 3/169) mealindeki ayette ise, cennetlik olanların, özellikle şehitlerin berzah aleminde mükafatlı bir hayat yaşadıklarına işaret edilmiştir.

Razi’nin de ifade ettiği gibi, -yukarıdaki ayette açıkça belirtildiği üzere-cehennemliklerin kabir/Berzah aleminde ceza görmeleri için onlara hayat veriliyorsa, cennetliklerin mükâfat görmeleri için aynı berzaha hayatına mazhar kılınmaları evleviyetle söz konusudur. (bk. Razi, ilgili ayetin tefsiri).

İbn Kesir’in ifadesiyle, İmam Malik, İmam Şafii, İmam Ahmed b. Hanbel’in yer aldığı sahih bir rivayette: “Müminin ruhu cesedine tekrar iade edileceği kıyamet gününe kadar -Berzah aleminde- (bir kuş gibi) uçacak ve cennetteki meyvelerden yiyecektir.” (bk. İbn Kesir, ilgili ayetin tefsiri)

- Berzah/kabir alemindeki ruhani hayatın olduğu konusunda, ayetlerin işaretleri yanında bir çok hadisin ifadeleri de söz konusudur.

Örneğin, Buhari ve Müslim’in rivayet ettiği bir hadiste, Hz. Enes şöyle demiştir: “Bir-i Maune faciasında –müşrikler tarafından tuzağa düşürülüp- aynı günün sabahında birlikte şehit edilen yetmiş civarındaki sahabinin/Ensarın “Bizden halkımıza şunu aktarın ki, Rabbimize kavuştuk, O bizden razı oldu ve bizi de razı etti.” şeklindeki sözleri bir süre Kuran’ın ayeti gibi okunduktan sonra -Allah tarafından- kaldırılmıştır.” (Buhari, 2801; Müslim, 677)

- Bu sahih haberden de anlaşılıyor ki, Kabir/Berzah aleminde ruhani bir hayat vardır. O halde, mükâfat gören müminlerin ruhları bir arada olacağı gibi, kâfirlerin de ruhları bir yerde olur.

Bediüzzaman hazretlerinin aşağıdaki sözlerinden de bu gerçeği anlamak mümkündür:

“...Ve sağ tarafımda gördüğüm mezar-ı ekber; baştan başa güzel, yeşil bahçelerle nuranî insanların taht-ı riyasetinde ibadet ve hizmet ve sohbet ve zikir meclisleri olduğunu farkettim...Zaman-ı mazi, bir mezar-ı ekber değil, belki herbir asrı bir nebinin veya evliyanın taht-ı riyasetinde vazife-i ubudiyeti îfa eden ervah-ı sâfiye cemaatlarının vazife-i hayatlarını bitirmekle "Allahü Ekber" diyerek makamat-ı âliyeye uçmalarını ve müstakbel tarafına geçmelerini kalb gözü ile görür.” (Sözler, 313-314)

“Evet şüheda, hayat-ı dünyevîlerini tarîk-ı hakta feda ettikleri için, Cenab-ı Hak kemal-i kereminden onlara hayat-ı dünyeviyeye benzer, fakat kedersiz, zahmetsiz bir hayatı Âlem-i Berzahta onlara ihsan eder. Onlar kendilerini ölmüş bilmiyorlar.. yalnız kendilerinin daha iyi bir âleme gittiklerini biliyorlar.. kemal-i saadetle mütelezziz oluyorlar.. ölümdeki firak acılığını hissetmiyorlar. Ehl-i kuburun çendan ruhları bâkidir, fakat kendilerini ölmüş biliyorlar. Berzahta aldıkları lezzet ve saadet, şühedanın lezzetine yetişmez.” (Mektubat 6)

Medar-ı hayrettir ki; ben şimdi onun(Hafız Ali’nin) manevî, belki maddî hayatıyla âlem-i berzaha gitmesi cihetiyle, o âleme gitmek için bende bir iştiyak zuhur etti ve ruhuma başka bir perde açıldı. Nasıl ki buradan Isparta'daki kardeşlerimize selâm gönderip muarefe, muhabere ile sohbet ediyoruz; aynen öyle de: Hâfız Ali'nin tavattun ettiği âlem-i berzah; nazarımda Isparta, Kastamonu gibi olmuş…

O ve Mehmed Zühdü ve Hâfız Mehmed, hayatlarında gördükleri vazife-i imaniye ve Nuriyeye devam ediyorlar. Onlar pek yakından temaşa ediyorlar, belki de yardım ediyorlar.”(Şualar, 330)

Detayiı bilgi ve deliller için tıklayınız:

Kabir hayatı ayetler, hadisler ve icma ile haktır | Sorularla İslamiyet

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun