Bazen insan yalnız kaldığında daha fazla günah işleyebilmektedir; acaba bunun nedeni ne olabilir?

Tarih: 21.09.2011 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İnsan yalnız kalınca, şeytan daha çok vesvese verip onu günaha sürüklemeye çalışır. Bu bakımdan mümkün mertebe yalnız kalmamaya dikkat etmek gerekir. Özellikle de yolculuk esnasında yalnız kalınmaması hususunda Peygamberimiz (asm)'in ikazları bulunmaktadır.

İbni Ömer radıyallahu anhumâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Eğer insanlar, yalnız başına yolculuk yapmakta ne sakıncalar olduğunu benim kadar bilselerdi, hiç bir binek sahibi (yolcu) gece yolculuğuna yalnız çıkmazdı."1

Hadis, tek başına seyahat etmemeyi tavsiye etmektedir. Ancak alimler: "Zaruret ve maslahat halinde yalnız başına yolculuğun bir sakıncasının olmadığını belirtirler. Şöyle ki bazı durumlar vardır ki bir kimsenin tek başına hareket etmesini gerektirir: Casus gönderme, öncü çıkarma gibi. Sünnetten de bazı örmekler rivayet edilmiştir. Kerahet bunun dışındaki hallerle ilgilidir. İbnu Hacer: "Muhtemelen cevaz hali, emniyet durumunda ihtiyaçla kayıtlıdır." dedikten sonra muhtelif fırsatlarda, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yalnız başlarına yola çıkardığı kimselerden isimler verir: Huzeyfe, Nuaym İbnu Mes'ud, Abdullah İbnu Üneys, Havvât İbnu Cübeyr, Amr İbnu Ümeyye, Sâlim İbnu Ümeyr gibi.

Şu halde, bu hadis, normal şartlarda yapılacak ideal mânadaki yolculuğun âdâblarından birini beyan etmiş olmaktadır: Kişi tek başına yola çıkmamalıdır. Bununla beraber yalnız başına yolculuğa çıkmamak, bir tavsiyedir. Yalnız başına yolcluğa çıkanlar günah işlemiş olmaz.

Amr İbni Şuayb'ın babası yoluyla dedesinden rivayet ettiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Bir yolcu bir şeytan, iki yolcu iki şeytan sayılır. Üç yolcu ise, kâfiledir."2

Yolcular üç kişi olunca şeytanın yanlış yönlendirmesinden uzak kalırlar. İstişare ile işlerini hallederler. Tek kişi ve iki kişi de bu istişare işi mümkün olmayabilir.3

Hattâbî, hadisi şöyle açıklar: "Bunun mânası şudur: "Yalnızlık ve yeryüzünde tek başına seyahat şeytanın işidir. Bu işe insanı şeytan sevkeder ve ona şeytan çağırır. İki kişi için de durum aynıdır. Ancak üç kişi olursa o zaman bir cemaat teşkil ederler." Hattâbî devamla der ki:

"Yalnız başına yolculuk yapan kimse yolda ölecek olsa, yanında onun yıkama, teçhiz ve defin gibi cenazesi ile alakalı işleri görecek kimsesi olmaz. Keza malı mülkü üzerine vasiyetini tevdi edeceği ve terekesini ailesine götürecek, ölümü hakkında onlara haber getirecek birisi olmaz. Keza yolculuğunda kendisine yardımcı olacak kimseden de mahrumdur. Üç kişi olurlarsa bazı külfetli işlerde, korunmada birbirlerine yardım ederler, namazlarını cemaatle kılıp, cemaat sevabından hisselerini alırlar."

Ebû Saîd ve Ebû Hüreyre radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Üç kişi yolculuğa çıkarlarsa, aralarından birini başkan seçsinler!"4

Hayatın her cephesinde cemaat olmaya bakmak gerekir ki küçük cemaatlerden en büyük İslam cemaati oluşabilsin.5

Bu emirden maksad işlerinin müştereken ahenkli olarak yürümesi, aralarında farklı fikirler ortaya çıkmaması ve dolayısiyle ihtilafa düşmemeleridir.

Yolculukta başkan seçme sünnet-i müekkededir. "Vâcibdir" diyen âlim de vardır.

Üçten murad, cemaatin en azı (ekalli) üç olması sebebiyledir. Daha fazla iseler öncelikle başkan gerekli olur.

Bu hadiste şu hususa delil vardır: Eğer iki kişi, aralarındaki bir mesele hakkında hüküm vermesi için üçüncü bir şahsı hakem tayin etseler, bunun hükmü geçerli olur.

1. Böyle bir emîre itaat gerekir, ancak bu başkanın sadece yolculuk işleriyle ilgili kararlar almada hakkı vardır.

2. Bazı âlimler, "İki kişi olsalar da birinin emir olması gerekir." diyerek, ikiyi de "üç" ün hükümüne kıyas etmişlerdir.6

Kaynaklar:

1. Buhârî, Cihâd 135. Ayrıca bk. Tirmizî, Cihâd 4; İbni Mâce, Edeb 45.
2. Ebû Dâvûd, Cihâd 79; Tirmizî, Cihâd 4.
3. Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu's-Salihin Tercümesi: 285.
4. Ebû Dâvûd, Cihâd 80.
5. Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu's-Salihin Tercümesi: 286.
6. bk. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte, 8/13 vd.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 10.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun