Başımı kapatmasam cehennemde yanar mıyım?

Tarih: 01.06.2026 - 19:24 | Güncelleme:

Soru Detayı

Ben kapanmayı yapamıyorum dayanamıyorum artık kapandığımdan beri kıyafet almıyorum saçımı kapatınca kötü hissediyorum yapmazsam yanar mıyım?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle bilinmelidir ki, başörtüsü İslam'da farz olan bir emirdir. Ancak bir Müslümanın günah işlemesi ile dinden çıkması aynı şey değildir. Bu sebeple "Başımı örtemiyorum, o hâlde kesin cehenneme gideceğim" şeklinde bir sonuca varmak doğru değildir.

Bununla birlikte, Allah'ın emirlerini yerine getirmemek veya günahlara devam etmek de hafife alınacak bir mesele değildir. İnsan, bir emri yerine getirmekte zorlanabilir, nefsine yenilebilir veya çeşitli sıkıntılar yaşayabilir. Fakat önemli olan, günahı meşru görmek değil; onun bir eksiklik ve kusur olduğunu kabul edip Allah'ın yardımını istemeye devam etmektir.

Şu hususu da düşünmek gerekir: İnsan dünyada kısa süreli bir ceza veya zarar korkusuyla birçok arzusunu frenleyebiliyor. Buna rağmen Allah'ın bildirdiği ahiret azabını hiç hesaba katmıyorsa, kişinin imanını ve ahiret inancını yeniden kuvvetlendirmesi gerekir. Nitekim Kur'an'da, Tebük Seferi'ne katılmamak için sıcak havayı bahane edenlere hitaben şöyle buyrulmuştur:

"De ki: Cehennem ateşi daha sıcaktır." (Tevbe, 9/81)

Bu sebeple mümin, nefsinin hoşuna gitmese de Allah'ın emirlerinin kendi iyiliği için olduğunu düşünmeli ve bu konuda Rabbinden yardım istemelidir.

Ayrıca günahların sadece ahiretteki cezası değil, kalbe verdiği zarar da önemlidir. Her günah içinde küfre giden bir yol bulunabilir. Günahlar tövbe ve istiğfarla temizlenmezse zamanla kalbi karartır, ibadetlerden ve zikirden uzaklaştırabilir, hatta imana zarar verebilir. Bu sebeple mümin, günahı küçük görmemeli ve işlediği hatalar için Allah'a yönelerek af dilemelidir.

Diğer taraftan insan, küçük bir tehlike ihtimalinde bile tedbir alırken; peygamberlerin ve sayısız güvenilir haber vericinin bildirdiği ahiret hakikatlerini görmezden gelmemelidir. İman ve kulluk, ölümü yokluk ve ayrılık olmaktan çıkarıp ebedî saadete açılan bir kapı hâline getirir. Bu nedenle mümin, dünya hayatını değil, ebedî hayatını da düşünerek yaşamaya gayret etmelidir.

Asıl sorunuza gelince; bir kimse imansız olarak ölürse ebedî olarak cehennemde kalır. Ancak imanla ölen bir Müslüman için durum farklıdır. Eğer günahlarından samimi bir tövbe etmişse Allah'ın izniyle cennete girer. Şayet tövbe etmeden vefat etmişse, onun hükmü Allah'ın dilemesine bağlıdır. Allah dilerse rahmetiyle affeder, dilerse günahı kadar ceza verdikten sonra cennetine koyar.

Mümin, işlediği günah sebebiyle ebedî cehennemde kalmaz; ancak bu durum günahları hafife almayı da gerektirmez.

Diğer taraftan günahların bir tehlikesi daha vardır. Günahlar sadece ahirette cezaya sebep olmakla kalmaz, insanın kalbini de olumsuz etkiler. Israrla işlenen günahlar zamanla kalbi karartabilir, ibadetlerden soğutabilir ve kişiyi Allah'tan uzaklaştırabilir.

Bu açıdan mümin, günah işlese bile ümitsizliğe düşmemeli; tövbe, istiğfar ve dua ile Rabbine yönelmeye devam etmelidir.

Eğer başörtüsü konusunda zorlanıyorsanız, "Artık yapamıyorum" diyerek tamamen vazgeçmek yerine, Allah'tan yardım isteyip sebeplere sarılmanız daha doğru olur. Çünkü şeytanın istediği şey, insanın mücadeleyi bırakmasıdır. Oysa mümin bazen düşse de tekrar ayağa kalkar, eksiklerini gidermeye çalışır ve Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez.

Son olarak şunu da unutmamak gerekir: Başörtüsü, Allah'ın kullarına yük olsun diye değil, dünya ve ahiret saadetlerine vesile olsun diye emrettiği bir ibadettir. Bugün size zor geliyor olabilir; ancak birçok kimse sabır ve istikrarla devam ettikçe zamanla bu ibadetin kendisine daha kolay geldiğini ve manevi huzurunu daha fazla hissettiğini ifade etmektedir

Bu sebeple meseleyi sadece "örtünürsem rahat ederim, örtünmezsem rahat ederim" noktasında değerlendirmemek gerekir. Mümin için asıl ölçü, Allah'ın rızasıdır. Nefsin hoşuna gitmeyen bir emri sırf Allah istediği için yerine getirmek ise kulluğun en kıymetli yönlerinden biridir.

Bu nedenle başörtüsü konusunda yaşadığınız zorluklar sizi ümitsizliğe sevk etmesin. Allah'tan yardım isteyin, dua edin, salih kimselerle beraber olmaya çalışın ve mücadeleyi bırakmayın. Çünkü Allah, kendisine yönelen ve O'nun rızasını arayan kullarının gayretini zayi etmez. Önemli olan kusursuz olmak değil; Allah'ın emrine yönelmek, düştüğünde tekrar kalkmak ve rahmetinden ümidini kesmemektir.

Bununla beraber, başörtüsü konusunda eksikliği olan bir kimse kendisini tamamen değersiz veya mahvolmuş biri gibi görmemelidir. Şeytan bazen insanı günaha düşürür, bazen de düştüğü günah sebebiyle ümitsizliğe sürüklemek ister. Mümin ise eksikliğini kabul eder, tevbe eder, Rabbinden yardım ister ve yeniden gayret gösterir. Allah'ın rahmeti, kendisine yönelen kulları için daima açıktır.

Unutulmamalıdır ki Allah Teâlâ hem azabı şiddetli olandır hem de rahmeti çok geniş olandır. Bu nedenle ne günahları küçümsemek ne de Allah'ın rahmetinden ümitsizliğe düşmek doğru değildir.

Müminin yolu, korku ile ümit arasında Rabbine yönelmeye devam etmektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun