Bir avukat ya da vatandaş parası değer kaybetmesin diye icra, alacak vb. davalarda faiz butonunu işaretleyebilir mi? Bir alacak veya icra davası birkaç sene devam edebiliyor. Eğer faiz butonunu işaretlenmezse karşı taraf, üç sene önceki TL bazından para ödüyor. Halbuki fıkhen üç sene öncesine ne kadar altın alınıyorsa ödeme zamanında ona göre hareket edilmesi adalete uygun olan. Bazılarına göre ise enflasyon oranı. O halde şu meselelerde ne yapılması gerekir:
1. Diyelim ki üç sene önceki bir alacak altının artış oranını geçmediği halde değer kaybı olarak değil faiz olarak ödeniyor. Değer kaybını altına göre almak caiz. Bazılarına göre enflasyona göre. Ama bunun ismi faiz, gaye faiz, dini hassasiyet yok. Bir Müslüman bu durumda ne yapmalı?
2. Bir Müslüman faizden verilen alacak ya da hakkına değer kaybı diye niyet etse hatta altının artış oranından fazlasını iade etse bu yine faiz mi olur? Mühim olan isim midir yoksa gaye ve niyet midir? Zira karşı taraf hem geç ödüyor bazen de mahkemeye düşürüyor. Alınan fazlalık ise mahkeme/avukat masrafını bile karşılamıyor.