Annem kapanmama izin vermiyor, neler yapabilirim?

Tarih: 06.10.2018 - 20:05 | Güncelleme:

Soru Detayı

- 14 yaşındayım ve annem kapanmama izin vermiyor.
- Normal olarak okula da gidiyorum ve yaşıtım olan arkadaşlarım saçlarımı görüyorlar. Bu konuda neler yapabilirim?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Lokman suresinin 14. ve 15. ayetlerinde mealen şöyle buyurulur:

“İnsana, ana-babasını gözetip, onlara iyilik etmesini de emrettik. Anası onu, zayıflık üstüne zayıflık çekerek karnında taşımıştı. Sütten ayrılması da iki sene içinde olur. Bu yüzden: 'Bana şükret! Ana-babana da!' diye emrettik. Dönüş ancak banadır."

"Bununla beraber eğer ana-baban, hakkında bir bilgi sahibi olmadığın şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa, o takdirde onlara itaat etme; ama onlara dünyada iyilikle sahip çık! Ve bana yönelenlerin yoluna uy! Sonra dönüşünüz ancak banadır; o zaman size yapmakta olduklarınızı haber vereceğim.”

Bu ayetlerden ve Kur'an’ın daha başka ayetlerinden yola çıkarak, her şartta ana-babamıza saygılı, hürmetli, edepli davranmamız ve onların ihtiyaçlarını karşılamak için var gücümüzle fedakarane çalışarak hayırlı birer evlat olmamız bize emredilmiş.

Ancak annemiz ve babamız gaflet veya dalalet içinde olurlarsa, onların Allah’ın emirlerini bilmedikleri veya inanmadıkları için, bizden İslam’ın aksine bir davranışta bulunmalarını istemeleri halinde onlara itaat etmemiz müstesna tutulmuş. Fakat bu şartlar altında dahi evlatlık vazifelerimizi yerine getirmekle mükellefiz.

Sizin özel durumunuzda ve benzer durumdaki kardeşlerimize aşağıdaki yolda hareket etmelerini tavsiye edebiliriz.

Evvela, namazlarınızı aksatmadan her konuda olduğu gibi sabırla Allah’tan yardım isteyeceksiniz. Bu musibet Ona dua etmeniz için size verildi unutmayın.

Kitabımızda mealen şöyle buyurulur:

“...Eğer duanız olmasa, Rabbim size ne diye ehemmiyet versin?...” (Furkan, 25/77)

O her şeye kadirdir, kulunun sıkıntısını bilir, belki sizi imtihan ediyordur, “Bakalım kulum ne yapacak?" diye!..

Saniyen, ailenize elinizden geldiğince iman hakikatlerini anlatmalı ve onların imanlarını kuvvetlendirmeye gayret tmelisiniz.

Salisen, tesettürün keyfi bir durum olmadığını ve Allah’ın tartışmasız bir emri olduğunu anlatmalı ve bunu ispat eden Kur'an ayetlerini, hadislerini ve bunları ihtiva eden kitapları, mesela gene ayet ve hadislerden deliller getiren “Diyanet ilmihalinin” tesettür kısmını onlara göstermelisiniz.

Ancak gaflet ve/veya dalalet perdeleri kalkmadığı sürece bunu kabullenmeleri zor olacaktır. Unutmayın ki ana-babanız da olsa, çocuğunuz da olsa hidayet Allah’tandır. Ve kişinin samimiyeti ve kalbinin O’na ne kadar açık olduğu ile alakalıdır. Bunu da ancak Allah bilir, ne siz ne de biz bilemeyiz.

Şayet bu aşamalarda başarı elde ederseniz ve ailenizin imanına vesile olursanız nurun ala nur! Çünkü iman eden bir kişi zaten kızının tesettürsüz etrafta dolaşmasına kendi müsaade etmeyecektir.

Rabian, olur da hidayete ermez ve hatta daha da ters davranmaya başlarlarsa, ana-babanıza, güzel sözle inancınızın böyle olduğunu, sadece Allah’ın rızasını gözettiğinizi, onları da inanmasalar dahi size saygı göstermelerine ikna etmeye çalışacaksınız. Bu aşamada terbiyenizi, hürmetinizi ve edebinizi, asla ve hiçbir şartta bozmayacaksınız ve sakın öfkenize mağlup olmayasanız. Unutmayınız ki şeytan sizi ve ailenizi birbirinize düşürmek için bunu fırsat bilip hem size hem de gaflet içindeki ailenize vesvese verecektir.

Bu zor bir iş ve süreçtir, hele sizin yaşınızda! Hem sabır hem de çelik gibi iman gerektirir. Ancak bir o kadar da büyük sevaplara nail olursunuz, hem dünya hem ahirette.

Sonunda emin olun ve güvenin ki çaresizlik içinde böyle masum bir kulunun duasına muhakkak Allah icabet edecek ve güzel bir kapı açıp, bir çare yaratıp gönlünü ferahlatacaktır. Mealen buyurulmuş:

“Rabbiniz buyurdu ki: Bana dua edin, size icabet edeyim, duanıza cevab vereyim…” (Mümin, 40/60)

Hem belli mi olur, belki çok büyük sıkıntı çektiğiniz tesettür meseleniz, ana-babanızın hidayetine vesile olacak büyük bir hayra kapı açacaktır.

Kur'an-ı Kerim mealen buyurur:

“...Olur ki, bir şeyden hoşlanmazsınız ama, o sizin için hayırlıdır. Ve olur ki bir şeyi de seversiniz, halbuki o sizin için bir şerdir. Allah ise sizin için hayır olabilir de siz bilmezsiniz.” (Bakara, 2/216)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun