Allah, meşgul ve gafil kalbin duasını neden kabul etmez?

Tarih: 05.10.2018 - 20:02 | Güncelleme:

Soru Detayı

Allah’a duanızı kabul edeceğine inanarak dua edin. Şunu bilin ki, Allah kendisinden başka bir şeyle meşgul ve gafil kalbin duasını kabul etmez (Tirmizi, Daavat, 66), hadisinin kaynağı, sıhhat durumu ve açıklaması nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili hadis için bk. Tirmizi, hno: 3479.

- Tirmizi bu hadis için “garib” demiştir.

Garib hadis: “Senedinin bir yerinde ravi sayısı bire düşmüş olan hadistir.”

Bununla beraber, Tirmizi, senedin başında teferrüd eden ravi için “Sika” olduğunu da belirtmiştir. Buna göre, bu hadis zayıf değil, ‘hasen’ dir.

- İbn Hanbel’de geçen benzer bir rivayet için de alimler “hasen” demişlerdir. (bk. Mecmau’z-Zevaid, 10/148)

İbadetlerde ihlas esastır.

Amellerin ruhu ihlastır.

İhlas ise, yapılan veya söylenenlerin Allah için olduğunu gösteren samimi bir tavrın adıdır.

Şimdi düşünelim;  bir kimse -arzusunu dile getirdiği bir dilekçeyi, “Valilik makamına” değil, başka birinin adına yazıp valinin huzuruna çıksa; acaba Vali bu dilekçeyi kabul eder mi?

Elbette etmez, hatta eğer cehaletine vermezse ceza bile verebilir. Çünkü cehalet yoksa, taammüden “Valilik makamı” ile alay edilmiştir.

Yahut bir kimse padişahın huzuruna bir ihtiyacını arz etmek üzere gitse, fakat huzurda laubali tavırlarda bulunsa, sağa-sola bakınıp dursa, padişah değil, kapıcı ile meşgul olsa ve ne dediğini bilmeden konuşsa, elbette durumu hoş karşılanmaz ve muhtemelen isteği de yerine getirilmez.

Bu iki misal gibi, onlarca misal verilebilir. Bu iki misaldeki kimsenin durumu, bir gafleti, samimiyetsizliği, ciddiyetsizliği, huzura çıktığı makama karşı edepsizliği simgeler.

İşte bunun gibi, kalbi gafil olan kimse, Allah’ın huzurunda olduğunu bilmiyor, dua dilekçesini onun uluhiyet makamına arz etmesini idrak etmiyor. Hatta bazen kendisinin neler söylediğinin de farkında olmuyor.

Halbuki, insanlara  -her türlü nesnel ve düşünsel şirkten uzak kalarak-, dini, ubudiyeti, duayı yalnız Allah’a tahsis ederek kulluk etmeleri emredilmiştir. (bk. Beyyine, 98/5)

Bundan anlaşılıyor ki, gafil bir kalpten çıkan dualar kabul olmayı haketmiyor. Çünkü, Allah’ın  huzurunda başka şeylerle meşgul olmak, onlara müteveccih olmak, edep dışı bir tavırdır.

Misallerdeki unsurlar, bize izahın açık olan ucunu da gösteriyor. Fazla uzatmamak için oradaki argümanları tatbik etmeyi tavsiye etmekle yetiniriz. 

Mesnevi’de yer alan “Bî edeb mahrum başed ez lütf-u Rabb = Edepten mahrum olan  kimse, Rabbin lütfundan da mahrum olur” düsturu, ariflerin kulluk formülüdür.

Hz. Peygamber (asm)’in sık sık yaptığı şu duası da konumuza ışık tutacaktır.

“Allah’ım! Şu dört şeyden sana sığınırım: Faydasız ilimden, korkusuz kalpten, doyumsuz nefisten, kâle alınmaz duadan(sana sığınırım).” (Ebu Davud, hno: 1548)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
841 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun