Osmanlı padişahlarından III. Mehmed ve III. Murad zamanındaki kardeş katlinden bahseder misiniz?

Soru Detayı
III. Mehmed tahta çıkınca suçsuz yere on dokuz kardeşini, III. Murad ise suçsuz yere beş kardeşini boğdurttuğu söyleniyor. Bunları açıklar mısınız?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

III. Murâd'ın ve oğlu III. Mehmed'in masum kardeşlerini öldürmeleri, İslâm Hukuku açısından izah edilebilir mi?
 
Hayır, edilemez. III. Murad, çevresinin de etkisiyle ve "siyâseten katl" esasına dayandırarak beş kardeşini idama mahkûm ettirmiştir. Bu idam hadiseleri, had cezası mahiyetinde değillerdir. Fıkıh kitaplarında tasvir edilen "siyâseten katl" kategorisine girdiği de şüphelidir. Girse de, mevhum mazarratı nazara alan çok zayıf bir görüşe dayanmaktadır.
 
III. Mehmed, bu konuda en pervasız ve şer'î hükümlere aykırı davranandır, denilebilir. Zira elimizde kuvvetle muhtemel bir zararın olduğuna dair kesin bilgi bulunmamakla beraber, "siyâseten katl" müessesesinin suistimal edildiği de bir vâkı'adır. Zira on dokuz tane erkek kardeşini ve basit jurnaller yüzünden kendi oğlunu (Şehzade Mahmûd), günahsız bir şekilde idam ettirmiştir. Bunun şer'î bir izahını yapmak mümkün değildir. Zira herhangi bir isyan söz konusu olmadığı gibi, fitne ve fesadın vukuu da tahakkuk safhasında değildir.
 
Bu kısa izahtan sonra, şu soruyu cevaplandırmak gerekmektedir: Acaba bunlar, hiçbir şeye dayanmadan mı bu fiili işlemişlerdir? Hayır. Dayandıkları bazı esaslar vardır. Bunlardan birisi, zayıf da olsa, bazı İslâm Hukukçularının şu fetvalarıdır:
"Nizâm-ı memleketin bozulmasına sebep olan, fitne ve fesada teşvik edenler, bu şenî' fiilleri bizzat işlemedikleri vakitlerde dahi, katl edilebileceklerine fetva verilmiştir. Ayrıca ulü'l-emre tanınan bu siyâset hakkının tatbiki için bil-fiil fesadın tahakkuku ve sebeb-i âdî olan şahsın fil-hakika şerir ve müttehem olması da şart değildir. Zira vukuundan evvel def'-i fesâd, vukuundan sonra ref'inden daha kolay olduğu müsellemdir. Bir bid'atçının bid'atının yayılacağından korkan dindar padişahın, kulları ondan korumak ve nizâm-ı âlem için, o mübtedi'i katl ve idam etmesi caizdir."
Dede Efendi'nin çok zayıf fetvaları da esas alarak, kardeş katlinin sınırlarını genişlettiğinin biz de farkındayız. Zaten bazı kardeş katli olaylarının şartları gerçekleşmeden yapıldığını biz de kabul ediyoruz. Kısaca "bu hareketi tasvip etmek mümkün değildir" diyoruz. (Solakzâde, sh. 621; Peçevî, c. I, sh. 439, 504; Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, c. II, sh. 14 vd.; Dede Efendi, Siyâsetnâme, Tercüme, sh. 6, 25-28; Akman, Kardeş Katli, sh. 98-105.)
 
(bk. Prof. Dr. Ahmet AKGÜNDÜZ, Bilinmeyen Osmanlı, İstanbul - 2000, s. 169)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun