Öğle ve ikindi namazlarında kıraat nasıl yerine getirilir? Tekbir ve tesbihler gizli mi aşikar mı okunur?

Tarih: 31.12.2006 - 10:36 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öğle ve ikindi namazları tek başına da kılınsa, cemaatle de kılınsa kıraatin gizli yapılması vaciptir. Tek başına kılan kimse veya imam, kendi işiteceği kadar bir ses çıkararak Fatiha ve sûreyi okur.

Gündüz kılınan nafile namazlarda da gizli okumak aynı şekilde vaciptir. Cemaatle kılınan sabah, cuma, bayram, teravih ve vitir namazlarının bütün rekâtlarında, akşam ve yatsı namazlarının ilk iki rekâtında kıraatı cehrî yapmak, yani sesli okumak vaciptir. Akşam namazının üçüncü rekâtında, yatsı namazının da son iki rekâtında gizli okumak vaciptir.

Ancak, tek başına sabah, akşam ve yatsı namazını kılan kimse, isterse kıraati sesli yapar, dilerse gizli olarak okur. Bu kıraat şekillerinin gündüz namazlarında gizli, gece namazlarında, cuma ve bayram namazlarında açıktan okunmasının hikmeti de tefsirlerimizde şöyle anlatılmaktadır:

Resul-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) İslâma dâvetin ilk yıllarında tebliğ vazifesini gizli olarak yapıyordu. Sahabîlere namaz kıldırdığı zaman da kıraatte sesini yükseltir, namazları cehri kıldırırdı. Müşrikler Peygamberimizin (a.s.m.) sesli kıraatini duyunca, şiirlerle ve uydurdukları sözlerle karıştırmaya başladılar. Peygamberimize (a.s.m.) de hakaret ederek işi alay etmeye kadar vardırdılar. Müşriklerin bu çirkin hareketine meydan verilmemesi ve Müslümanların eziyetlere maruz kalmamaları için bir âyet-i kerime nazil oldu:

“Namazında sesini ne çok yükselt, ne de fazlaca kıs; ikisi ortasında bir yol tut.”(İsra, 17/110)

Âyette, müşriklerin duymalarına mâni olmak için Peygamberimizin (a.s.m.) sesini yükseltmemesi isteniyordu.(İmam ez-Zemahşerî. Tefsîrü’l-Keşşâf. III/196, Kahire: Dârü’l-Mushaf, 1397-1977.) Bundan sonra Peygamberimiz (a.s.m.), öğle ve ikindi namazlarında, müşriklerin eziyetiyle muhatap olamamak için kıraatı gizli yaptı. Akşam namazı vakit ise onların yemek saati, yatsı ve sabah da uyku saatleri olduğundan, bu namazlardaki kıraati açıktan yaptı. Cuma ve bayram namazları da zaten Hicret'ten sonra farz ve vacip kılındığından, müşriklerin de bir zararı olmayacağından kıraatler cehrî oldu. (Mehmed Paksu, İbadet Hayatımız)

Namazdaki tekbir ve tesbihlerin sesli getirilmesinin hükmü nedir, bunlar hangi durumlarda sesli hangi durumlarda sessiz okunur?

Namazdaki tekbir ve benzeri zikirler vâcib türünden ise, imam onu aşikâr söyler. Yalnız başına kılan da kendisi duyacak kadar bir sesle yerine getirir. İftitah ve bayram tekbirleri vâcib olduğundan, aşikâr söylenir. Namaz arasındaki intikal tekbirleri sünnet olduğundan, imam tarafından aşikâr söylenir, ama yalnız başına namaz kılanlar kendisi işitecek kadar sesli söyler.

Kunut Tekbiri de vâcibdir, cemaatle kılındığında aşikâr, yalnız kılındığında yine kendisi işitecek kadar sesli söylenir. Ne var ki Kunut Tekbiri'nin cemaatle de kılınırken aşikâr söylenmemesini El-Hidâye sahibi ihtiyar etmiştir. Geriye kalan teşehhüd, âmin, salâvat ve dualar, rükû' ve secdelerdeki tesbihler hep gizli söylenir. (Bahr-i Râik / İbn Nüceyra.) (Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/251.)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 10.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun