Nükleik asitlerdeki ince ve hassas ölçüler gizli bir el tarafından mı yapılmaktadır?

Tarih: 22.04.2020 - 11:49 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Canlı denilince nükleik asitler akla gelir. Çünkü nükleik asitler hayatın anahtar molekülleridirler ve bütün canlılarda bulunurlar. Bu yapılar canlı hücrelerde genetik bilgileri ihtiva ederler ve protein sentezi için bilgi kaynağıdırlar.

Nükleik asitler, kimyevî olarak nükleotid birimlerinden meydana gelmiş polimerlerdir. İnsan kromozomlarındaki DNA’lar milyonlarca nükleotidden hâsıl edilir. Nükleotid birimlerinin her biri üç bölümden meydana getirilir:

            1. Azotlu bir organik baz,
            2) Beş karbonlu bir pentoz şekeri,
            3) Bir fosfat grubu.

Yukarda ifade ettiğimiz bazların yanı sıra nükleotidlerde bir de şeker grubu bulunur. Bu şeker birimi; Ribo Nükleik Asitte (RNA) riboz iken, Deoksi Ribo Nükleik Asitte (DNA) ise ribozdan bir oksijen eksik olan DeoksiRiboz şeklinde yer alır. Baz ve şeker birimleri ise nükleosit yapılarından teşkil edilir. (Donald Voet, Judith G. Voet, Biochemistry, 1995.)

Nükleosit birimleri ile fosfat gruplarının birleşmesiyle de Ribo Nükleotid (RNA) ve Deoksi Ribo Nükleotid (DNA) birimleri meydana getirilir.

Birden fazla Nükleotid biriminin birleştirilmesiyle de nükleik asitler (RNA ve DNA molekül zincirleri) teşekkül eder.

RNA zincirleri tek polinükleotid zincirlerinden meydana getirilir. DNA molekülleri iki polinükleotid zincirinden oluşur ve bunlar birbiriyle bağlanarak sarmal yapıyı hâsıl ederler. Bu sarmal yapı; karşılıklı iki DNA zinciri üzerinde bulunan nükleotid bazlarının Adenin-Timin (A-T) ve Guanin-Sitozin (G-C) gibi eşleşmeleri sonucunda meydana getirilir. Bu eşleşmeler sırasında bazlar arasında H bağları oluşturulur ve bu bağlar sayesinde DNA’nın iki polinükleotid zinciri bir arada tutulur. Karşılıklı polinükleotid zincirleri arasında, farklı bazlar arasında farklı sayıda H bağının meydana getirilmesi de;  DNA molekülünün sarmal yapısının teşekkülüne sebeptir. (David L. Nelson and Michael M. Cox, Lehninger Principles of Biochemistry, 2005.)

Canlılarda nükleotid metabolizması denilen bir sistemle genetik materyal olan DNA ve Protein sentezinde görev alan RNA molekülleri ihtiyaca göre her an yapılmakta ve yıkılmaktadır.

En basit bileşik olan sofra tuzunun (NaCl), laboratuarda yapımı için dahi bir ilim, irade ve kudret sahibi bir kimyacının olması gerekir.

Aynı şekilde, canlılarda da karbon (C), hidrojen (H), azot (N), oksijen (O) ve fosfor (P) atomlarının birleşerek baz, şeker ve fosfat birimlerini oluşturması ve bu birimlerin de birleşerek nükleotid yapısını vermesi ve nükleotidlerin de birbirlerine ester bağlarıyla bağlanarak polinükleotid zincirlerini meydana getirmesi ve bu polinükletid zincirlerinin de H bağları ile bağlanarak ikili sarmal yapıyı hâsıl etmesi için yine ilim, irade ve kudret sahibi birine ihtiyaç vardır.

Canlılar içerisinde en fazla ilim, irade ve kudret sahibi olan insan olduğu halde, kendi vücudunda gerçekleşen nükleotid metabolizmasına dahi müdahale edemiyor ve bu olaylar kendi ilim, irade ve kudreti dışında gerçekleşiyorsa,  demek ki bu işler, gizli bir el tarafından yürütülüyor. Bu gizli el ise ancak mutlak ilim, irade ve kudret sahibi olan Allah’tır. Bütün bu işler, O’nun ilim, irade ve kudretiyle gerçekleştirilmektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 87
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun