Aile içinde haksızlıklar varsa buna ne yapmalıyız?
Aile içinde haksızlıklar yapılıyorsa baba bilerek aile içini karıştırıp hem haksızlık hem fitne yapıyor ayrıca evlat ayırıyorsa bununla ilgili ne yapılmalıdır?
Değerli kardeşimiz,
Bu soruda hem psikolojik hem de İslami açıdan önemli bir mesele var. Aile içinde babanın bilerek huzursuzluk çıkardığı, çocuklar arasında ayrım yaptığı ve haksızlıklara yol açtığı düşünülüyorsa, nasıl davranılacağı belirlenirken iki husus birlikte gözetilmelidir: Haksızlığa sessiz kalmamak ve aile içindeki çatışmayı daha da büyütmemek
1. İslam'da babaya saygı, her haksızlığı onaylamak demek değildir
İslam'da anne ve babaya saygı göstermek önemli bir sorumluluktur. Ancak bu, anne ve babanın her davranışını doğru kabul etmek veya haksızlık karşısında susmak anlamına gelmez.
Peygamber Efendimizin (asm) çocuklar arasında adaletli davranılması yönündeki uyarısı bu konuda temel bir ilkedir. Numan b. Beşir naklettiği hadis-i şerifte, babasının kendisine yaptığı bir bağışa diğer çocuklarını da eşit tutup tutmadığı sorulmuş; Peygamberimiz, “Allah'tan korkun ve çocuklarınız arasında adaletli olun.” buyurmuştur. (Müslim, Hibat, 13/3)
Bu ilke, çocuklar arasında ayrımcılığın sıradanlaştırılmaması gerektiğini gösterir. Bununla birlikte adalet, her durumda herkese mekanik biçimde aynı şeyi vermek değildir; ihtiyaç, hak ve koşullar da dikkate alınmalıdır. Bundan dolayıdır ki, dinimizde eşitlikten ziyade adaleti ölçü almak esastır.
Anne babaya saygı, haksızlığı onaylamak demek değildir. Bir evlat, babasına hakaret etmeden, onu aşağılamadan ve bağları gereksiz yere koparmadan da yanlış gördüğü bir davranışa itiraz edebilir.
Kur'an-ı Kerim de adalet konusunda şöyle buyrulur:
“Ey iman edenler! Kendinizin, anne babanızın ve yakınlarınızın aleyhine de olsa adaleti titizlikle ayakta tutun.” (Nisâ, 135)
Bu ayet böyle bir ilkeyi açıkça ortaya koyar. Nitekim İslam hukukundaki 'Yaratılana, Yaratan'a isyan edilecek konuda itaat edilmez' kuralı gereğince; babanın evlatlarını birbirine düşürme, kul hakkına girme veya haksızlık yapma yönündeki kışkırtmalarına uymak dinen caiz değildir."
Babanın "sözümü dinlemiyorsun" diyerek haksız yere yaptığı beddua veya "hakkımı haram ederim" tehdidi Allah katında geçersizdir. Evlat, haklı olduğu ve nezaketini koruduğu sürece sırf babası haksız yere öfkelendi diye günahkar olmaz.
2. Baba aile içinde fitne çıkarıyorsa nasıl davranılmalı?
Eğer gerçekten bir aile üyesi, diğerlerini birbirine düşürmek amacıyla söz taşıyor, olayları çarpıtıyor veya kardeşleri birbirine karşı kışkırtıyorsa şu tutumlar yararlı olabilir:
Birincisi: Her duyduğunuzu doğru kabul etmeyin. Babanızın bir kardeşiniz hakkında söylediği bir şeyi, o kardeşinizle doğrudan ve sakin biçimde konuşmadan hükme bağlamayın.
İkincisi: Taraf olmaya zorlandığınızda sınır koyun. “Ben kardeşimle aramıza başkasının sözleri nedeniyle mesafe koymak istemiyorum. Bir sorun varsa doğrudan konuşalım.” diyebilirsiniz.
Üçüncüsü: Haksızlığı somut örneklerle dile getirin. Genel suçlamalar yerine, hangi davranışın kimi nasıl etkilediğini açıklayın. Mümkünse bunu öfkenin yüksek olduğu bir anda değil, sakin bir zamanda yapın.
Dördüncüsü: Değişim mümkün olmuyorsa mesafe koymayı değerlendirin. Mesafe koymak her zaman ilişkiyi kesmek değildir. Bazen özel bilgileri daha az paylaşmak, tartışmalardan çekilmek veya ayrı bir yaşam düzeni kurmak psikolojik açıdan koruyucu olabilir.
Beşincisi: Gerekirse tarafsız bir arabulucudan destek alın. Aile üyelerinin güvendiği, kimseyi peşinen haklı veya haksız ilan etmeyen bir aile danışmanı ya da olgun bir arabulucu, sorunların daha açık konuşulmasına yardımcı olabilir.
Babanın "bilerek ve isteyerek" fitne çıkarması psikolojide toksik veya narsist ebeveyn davranışı olarak adlandırılır.
Evlatlar genelde "Babamdır, ne yaparsa yapsın suçlu benim" hissine kapılır. Babanın kişilik bozukluğundan veya karakterinden kaynaklanan huzursuzlukların sorumlusunun evlatlar olmadığı kabul edilmelidir.
Babanın kışkırtmaları ve fitne çabaları karşısında aşırı duygusal tepkiler vermemek, olaya malzeme vermemek ve tepkisiz/nötr kalarak manipülasyonu etkisizleştirmek gerekir.
Fitne çıkaran bir babanın en büyük kozu kardeşleri birbirine düşürmektir.
Kardeşler, babanın aralarındaki iletişimi yönetmesine izin vermeden babadan bağımsız doğrudan bir iletişim ağı kurmalıdır. "Babamız böyle davranıyor olabilir ama biz kardeşiz ve birbirimizin hakkını gözeteceğiz" ittifakı sağlanmalıdır.
Eğer tehdit, şiddet veya ciddi bir baskı söz konusuysa öncelik aile birliğini korumak değil, güvenliği sağlamaktır.
3. Maddiyat için kardeşliği ve huzuru feda etmemek
Babanın mal kayırması karşısında hakkı hukuki yollardan aramak meşru bir hak olsa da bazen bu mücadele aile içinde tamiri imkânsız kırılmalara, nefrete ve kalıcı fitnelere yol açabilir. Bu noktada şu olgun tutumu sergilemek de büyük bir erdemdir:
Rızık Allah'tandır: Babanın malı dilediğine vermesi veya kayırması, diğer evladın rızkını kesmez. Rızkı veren baba değil, Cenâb-ı Hakk'tır.
"Kardeşime veriyor" olgunluğu: "Babam bir mal veriyorsa yabancıya değil, benim öz kardeşime veriyor" diyerek meseleye hasretle veya hırsla yaklaşmamak; dünya malı yüzünden babayla mücadeleye girmemek veya kardeşle düşman olmamak en büyük kazanımdır.
Fitneye kapı açmamak: Dünya malı geçicidir; ancak kardeşlik ve aile bağı bakidir. Haklı bile olunsa, hırs ve münakaşa ile aile içinde yeni kırgınlıklara sebebiyet vermemek, konuyu sürekli gündeme getirip tartışmamak ruh sağlığını ve aile birliğini korur.
İmtihan bilinci: Babanın yaptığı adaletsizlik onun kendi kul hakkı ve imtihanıdır. Evladın bu adaletsizliğe sırf Allah rızası için, kardeşlik hukuku bozulmasın diye sabretmesi ve çekişmeyi bırakması, Allah katında maldan çok daha hayırlı bir vesilesidir.
Özetle:
- İslam'da anne-babaya saygı esastır; ancak onların haksızlıklarına, evlat ayırmalarına ve fitne çıkarmalarına uymak zorunlu değildir.
- Haklı olduğu sürece evladın saygısını koruyarak haksızlığa karşı çıkması günah değildir; babanın haksız bedduası Allah katında hüküm ifade etmez.
- Kardeşler, babanın kışkırtmalarına kapılmadan kendi aralarında doğrudan ve güçlü bir iletişim kurmalıdır.
- Toksik tutumlar karşısında aşırı duygusal tepkiler vermemek ve gerektiğinde mesafeli bir ilişki kurmak ruh sağlığını korur.
- Dünya malı için baba ve kardeşlerle yıpratıcı bir mücadeleye girmemek, "Rızkı veren Allah'tır, veren de kendi kardeşime veriyor" diyerek huzuru seçmek en büyük erdemdir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Anne ya da baba, haksız oldukları hâlde, bir konuda çocuklarına beddua ederlerse kabul olunur mu?
- Anne-babanın bir evladı diğerine övmesi doğru mu?
- Çocuklarına kızan, söven, döven, küsen, hevası için cezalandıran, ırzına ve namusuna halel getiren anne ve babaları olan evlatlar için dinimiz İslam ne der?
- Anne babayı bakımevine vermek caiz midir?
- Ana-baba, çocuklarının gurbete çıkmalarına engel olabilirler mi?
- Bir kadına bakma görevi evlatlarının mı kardeşlerinin mi?
- Hayırlı evlat nasıl olur?
- Evladın anne baba üzerinde hakkı var mı ve evlat anne babasına hakkını helal etmeyebilir mi?
- Bir kimse, kendisine İslamı, Kur'anı öğretmedikleri ve düzgün bir isim vermedikleri için, anne ve babasına hakkını helal etmeyebilir mi?
- Babamdan haksız yere ağır laflar yedim, hakkıma girmiş midir?