Protein genleri hakkında bilgi verir misiniz?

Tarih: 22.04.2026 - 13:17 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

KADERİN İNSANDAKİ MUCİZEVİ PROGRAMI: PROTEİN GENLERİ

Prof. Dr. Ömer İrfan KÜFREVİOĞLU, Atatürk Üniversitesi, Fen Fakültesi, Kimya Bölümü, Biyokimya Anabilim Dalı,

[email protected]

ÖZET

Normal hücrelerde genetik bilginin akışı;

DNA Transcription→ RNA Transcription→ Protein yönündedir. Her bir polipeptid zincirini şifreleyen DNA üzerindeki bölgeye, protein geni denir. İnsanda bulunan her hücre (alyuvar hücresi hariç), yaklaşık 2 metre boyundaki DNA üzerinde bulunan 23 bin protein genini paket program gibi ihtiva eder. Her bir protein geni, belirli hüc-relerde ve belirli zamanlarda organizmanın ihtiyacına göre ekspresyona uğrar, yani ifade edilir.

İnsan anne rahminde yaratılırken, anneden gelen yumurtalık hücresi ile babadan gelen sperm hücresi birleşirken zigot hücre teşkil edilmekte ve bu sırada iki farklı DNA kaynaşmakta ve bütün insanlardan farklı, yaratılan insanın programı olan yeni bir DNA inşa edilmektedir. Hücre bölünürken ve farklılaşırken, sağ el-sol el gibi birbirine eşlenik olan DNA çift sarmalı açılmakta ve her bir zincir kalıp görevi görerek karşı zincir yapılmakta ve DNA bu şekilde ikilenmektedir. Böylece her hücremiz aynı DNA molekülüne sahip olmaktadır. Her DNA zinciri üzerinde 23 bin protein geni olmasına rağmen; her hücrede o hücrenin fonksiyonu için gerekli genler açılmakta, diğerleri baskı altında kalmaktadır. Misal olarak albümin geni sadece karaciğerde açılır; insulin geni ise pankreasta ifade edilir.

Fizyolojik ve davranışsal tepkilerin 24 saatlik zaman aralıklarında tekrarlanmasına günlük devir (sirkadian) denir. Memelilerdeki kalp atışı, uyuma ve kalkma devri, immuno sistemdeki ve metabolizmadaki fonksiyonlar gibi çoğu fizyolojik süreç, biyolojik saat genlerinin görevli olduğu sirkadian sistemin kontrolü altında gerçekleşir. Bu muazzam kontrol, şuursuz ve akılsız moleküllere verilemez; programlı olarak tasarruf eden, her şeyin her şeyle bağlantısını bilen, sonsuz ilim ve hikmet sahibi yaratıcının delilleridir.

Anahtar kelime: Kader, program, protein geni, biyolojik saat

THE MIRACLE PROGRAM OF THE PREDESTINATION IN THE HUMAN: THE PROTEIN GENES

ABSTRACT

Flow of genetic information in normal cells is as follows;

DNA Transcription→ RNA Translation→ Protein

The region on the DNA that encodes each polypeptide chain is called the protein gene. Each cell (except the red blood cell) in humans contains 23 thousand protein genes on DNA about 2 meters in length as a package program. Each protein gene is expressed in certain cells and at certain times according to the needs of the organism, that is, it is expressed.

As the human being is created in the mother's womb, the ovarian cell from the mother and the sperm cell from the father merge, while the zygote cell is formed, while two different DNAs are fused and a new DNA is created, which is the program of the created human being different from all people. As the cell divides and differentiates, the DNA double helix, which is paired with the right hand and the left hand, is opened, and each chain acts as a pattern and the counter chain is made and the DNA is duplicated in this way. Thus, each of our cells have the same DNA molecule. Although there are 23 thousand protein genes on each DNA chain, the genes necessary for the function of that cell are opened in each cell, and the others are under pressure. For example, the albumin gene opens only in the liver; the insulin gene is expressed in the pancreas.

Repetition of physiological and behavioral responses at 24-hour intervals is called a daily cycle (sirkadian). Most physiological processes, such as heartbeat, sleep and wake-up cycle in mammals, and functions in the immune system and metabolism, take place under the control of the circadian system, in which biological clock genes are involved.

This great control cannot be given to unconscious and mindless molecules; are the eviden-ces of the creator who performs programmatically, knows the connection of everything with everything, and possesses infinite knowledge and wisdom.

Keyword: Predestination, programme, protein gene, biological clock

GIRIŞ

Protein Genleri

Her bir polipeptid zincirini şifreleyen DNA üzerindeki bölgeye, protein geni denir. İnsanda bulunan her hücre (alyuvar hücresi hariç), yaklaşık 2 metre boyundaki DNA üzerinde bulunan 23 bin protein genini paket program gibi ihtiva eder.

Hem DNA, hem de polipeptid zincirlerinin dallanmamış yapılara sahip olmaları, genlerle proteinler arasında lineer bir karşılık gelme olabileceği fikrini vermektedir. Bakterilerde polipeptid zincirleri DNA üzerinde birbirini takip eden triplet kodonlarının kesiksiz sırası tarafından şifrelenir. Uzun süre ökaryotlarda da genlerin kesiksiz olduğu sanılmıştı. 1977 yı-lında çeşitli laboratuvarlarda yapılan araştırmalar bazı genlerin kesikli olduğunu göstermiştir. Mesela hemoglobinin ẞ-zinciri geni, amino asit sıralamasını şifrelemeyen biri 550, diğeri 120 baz çiftine sahip olan ara sıralanışlarıyla (intronlar) üç parçaya ayrılmıştır:

Bu tip genlerde protein zinciri şifreleyen gen parçalarına ekzon, şifrelemede rol almayan ara sıralanışlara da intron adı verilmektedir. Bu parçalanmış genler de ürünleri olan proteinlerle kolineerdir. Şimdiye kadar incelenen bütün deniz hayvanları ve memeli genlerinin, histon genleri hariç, intron ihtiva ettikleri gösterilmiştir.

Gen Ekspresyonu

İnsan anne rahminde yaratılırken, anneden gelen yumurtalık hücresi ile babadan gelen sperm hücresi birleşirken zigot hücre teşkil edilmekte ve bu sırada iki farklı DNA kaynaşmakta ve bütün insanlardan farklı, yaratılan insanın programı olan yeni bir DNA inşa edilmektedir. Hücre bölünürken ve farklılaşırken, sağ el-sol el gibi birbirine eşlenik olan DNA çift sarmalı açılır ve her bir zincir kalıp görevi görerek karşı zincir yapılır ve DNA bu şekilde ikilenir. Böylece her hücremiz aynı DNA molekülüne sahip olur. Her DNA zinciri üzerinde 23 bin protein geni olmasına rağmen her hücrede o hücrenin fonksiyonu için gerekli genler açılmakta, diğerleri baskı altında kalmaktadır.

Her bir protein geni, belirli hücrelerde ve belirli zamanlarda organizmanın ihtiyacına göre ekspresyona uğrar, yani ifade edilir. Örnek olarak albümin geni sadece karaciğerde açılır; insulin geni ise pankreasta ifade edilir. İnsanı düşünecek olursak insanda mevcut alyuvar hücresi hariç her hücre 23 bin protein genini paket program gibi ihtiva etmesine rağmen, her gen farklı hücrelerde ve ihtiyaca göre açılır.

Canlı organizmalarda hücrenin enerji ve biyomolekül ihtiyacını karşılamak üzere; sürekli olarak amino asitler, yağ asitleri, monosakkaritler vb. yıkılıp sentezlenirler. Bu hâdiseler son derece karmaşık bir kimyasal reaksiyon ağı tarafından gerçekleştirilir. Bu ağda yer alan reak-siyonların tümüne birden metabolizma adı verilir. Yıkım reaksiyonlarına katabolizma, sentez reaksiyonlarına ise anabolizma denir. Her bir katabolik ve anabolik reaksiyonlar serisi, genelde bir metabolik yolu oluşturur: Glikoliz yolu, sitrik asit devri gibi.

Bir metabolik yolun reaksiyonlarını katalizleyen enzimlere multienzim sistemleri adı verilir. Hücrelerde bir metabolik yolun ürünlerine her zaman aynı seviyede ihtiyaç duyulmaz. Do-layısıyla, bu yolların hızının hücre ihtiyaçlarına göre ayarlanması gerekir. Bu da enzimler aracılığıyla gerçekleştirilir. Bunun için; enzimatik reaksiyonların kontrol ve düzenlenmesi, metabolizmanın düzenlenmesi manasına gelmektedir.

Birçok multienzim sistemini hızı, hücrenin enerji ve biyomolekül ihtiyacına göre sonsuz bir ilim, hikmet ve rahmet sahibi tarafından düzenlenmektedir. Belirli bir metabolik yolun hızı, o yolda görev yapan enzimlerin hücre içi konsantrasyonuna yakından bağlıdır. Bazı enzimlerin hücre içi konsantrasyonu sabit iken, bazılarının konsantrasyonu da belirli substratların varlığına bağlıdır. Bu enzimlerin sentezi ile ilgili bilgileri taşıyan genler bir baskı altındadırlar ve bu baskı bazı bileşikler vasıtasıyla ortadan kaldırılabilir. Hatta bir multienzim sistemindeki enzimlerin tamamının sentezi beraberce baskılanabilir veya uyarılabilir, çünkü bunların sentezi, DNA üzerindeki ve operon adı verilen birbirlerini takip eden genler tarafından şifrelenir. Bunlar da beraberce baskılanır veya uyarılır. Özellikle, bakterilerde bu mekanizma daha önemlidir (Keha ve Küfrevioğlu, 2018).

İnsan gibi çok hücreli ökaryotlarda genetik düzenlenme, bir çok faktörün rol aldığı bir olaydır. Bir gen yapısı, transkripsiyonunu düzenleyen transkripsiyon elementlerini içinde bulundurur. Transkripsiyon elementleri, transkripsiyon faktörleri adı verilen çeşitli proteinlerin bağlanarak transkripsiyon hızının düzenlendiği DNA üzerindeki dizilişlerdir. Bu bölgelere, hormon-reseptör komplekslerinin de aralarında bulunduğu, birbirinden farklı yapıda olan ve farklı şekillerde aktifleştirilen yüzlerce çeşit transkripsiyon faktörlerinden bir veya birkaçı bağlanarak ökaryotik gen ekspresyonu düzenlenir.

Ökaryotik canlılardaki genlerin büyük çoğunluğunda protein yapısına dönüşen ekzon bölgele-rinin yanı sıra intron denilen protein yapısına dönüşmeyen bölgeler de bulunmaktadır. Bir gen açılırken önce heterojen nükleer adı verilen mRNA’ların öncül hali (hnRNA) sentezlenir. Daha sonra intronlara karşılık gelen kısımlar splicing adı verilen bir mekanizmayla uzaklaştırılır. Bir gende çok sayıda intron bölgeleri bulunabilir. Bir mRNA üzerinde alternatif splicing’lerle farklı mRNA’lar oluşturulabilmektedir. Alternatif splicing’ler yapılarak ilgili hücrenin ihtiyacı olan farklı proteinler sentezlenir.

Bazen, aynı mRNA’nın farklı hücrelerde farklı baz modifikasyonu farklı proteinleri ortaya çıkarabilmektedir. Mesela, şilomikronların yapısındaki apoB-48 ve VLDL yapısındaki apoB-100, sırasıyla, bağırsak ve karaciğerde aynı mRNA’dan sentezlenmektedir. ApoB-48, apoB-100’ün amino ucundaki amino asitleri aynen taşımakta olan ve 48 kdal molekül ağırlığında bir proteindir. Bağırsakta, bu proteinlerin mRNA’sındaki CAA kodonunun bir ‘sitidin deaminaz’ enzimince UAA kodonuna, yani, glutamin kodonundan ‘stop’ kodonuna dönüştürüldüğünü ve bunun sonucu olarak, DNA üzerinde aynı gen tarafından şifrelenen iki farklı uzunlukta proteinin karaciğer ve bağırsakta böyle bir mekanizma ile ortaya çıktığını göstermiştir (Keha ve Küfrevioğlu, 2018).

Genetik kontrol protein sentezi safhasında da olabilir. Translasyonal düzenlemeye örnek olarak, ‘hem’ grubu eksikliğinde, alyuvarlırın öncül hali olan retikülositlerde hemoglobin alt birimleri olan α ve ẞ altbirimleri sentezinin yavaşlatılması verilebilir. Bu durumda, eIF-2 (başlangıç faktörü) özel bir kinaz tarafından fosforillenerek inaktif hale dönüştürülür ve protein sentezinin başlaması önlenir. Böylece “hem” grubu eksik olduğunda globin protein sentezi yapılmamakta ve israf önlenmektedir.

Biyolojik Saat

Fizyolojik ve davranışsal tepkilerin 24 saatlik zaman aralıklarında tekrarlanmasına günlük devir (sirkadian) denir. Memelilerdeki kalp atışı, uyuma ve kalkma devri, immuno sistemdeki ve metabolizmadaki fonksiyonlar gibi çoğu fizyolojik süreç, biyolojik saat genlerinin görevli olduğu sirkadian sistem vasıtasıyla gerçekleşir. Bunun dışında aylık ve yıllık ritimler de söz konusudur (Çizelge 1).

Biyolojik saatlerin faydalarını genel olarak iki madde olarak özetlenebilir: i. Canlının faali-yetlerinin çevresi ile uyumlu halde süregitmesi. ii. Etkin fonksiyon için, iç mekanizmaların eşzamanlı çalıştırılabilmesi. Yapılan çalışmalarda gün içinde insanların bazı biyolojik faali-yetlerinin artıp artmadığının araştırılması yönünde çalışmalar devam etmektedir. Çizelge 2’de elde edilen bazı bulgular verilmiştir (Budak, 2009).

Çizelge 1. İnsanda gözlenen ritim örnekleri (Bunney and Bunney, 2000; Eldebiran et al., 2003; Budak, 2009).

Ritim sıklığı ultradian ritim

Fizyolojik ve davranışsal hareketler

Saniyeler mertebesinde

Görme ve işitme gibi sistemler

Dakikalar mertebesinde

Nefes alıp verme, kalp atışları, mide hareketleri

Saat mertebesinde

Kan dolaşımı, çeşitli enzim aktiviteleri

Gün mertebesinde

Yeme, içme, tuvalet ihtiyacı, uyuma

Gündelik

Uyku-uyanıklık, vücut ısı dalgalanmaları, yorgunluk-dinçlik, ruh durumu, kan basıncı, stres, fiziksel ve zihinsel performans

Aylık

Menstruel döngü, insan ve primatlarda ayın evrelerine menstrual döngünün kilitlenmesi, memeli gebelik süresinde 30 günlük ortak çarpanlar, erkeklerde yaklaşık 21-28 günlük testosteron salınım döngüsü

Senelik

İnsan ve memeli hayvan doğumları, mevsimsel afektif bozukluk sendromu, serebrovasküler kazalar ve solunum kaynaklı ölümler, ani bebek ölümleri, kazalar, hastalıklar, cinayet, intihar.

Çizelge 2. İnsanda 24 saati içerisinde, faaliyet gösteren önemli sirkadian olaylar (Budak, 2009).

06:00

Kortizon salgılanmasıyla organizma uyanır. Metabolizma hareketlenerek günün işleri için enerji ve proteini kullanıma sunar.

07:00

Vücut hala zayıf safhadadır. Bu nedenle spor yapmaktan kaçınılmalıdır. Böylece kalp ve dolaşıma gereksiz yere yüklenilmiş olur. Sindirim organları bu saatte iyi çalışır, güzel bir kahvaltı için iyi bir zaman.

08:00

Nikotinin sağlığa en fazla zarar verdiği saattir. Kahvaltı sigarası, damarları her zamankinden daha da fazla daraltır.

09:00

Vücudun kuvvetli olduğu saattir. İğne olacaksanız veya röntgen çektirecekseniz en uygun zaman.

10:00

Vücut en yüksek ısısına ulaşmıştır, verimlilik en üst düzeydedir. Bellek uyanık ve dinamiktir, fakat 10.00-12.00 arası enfarktüse sık rastlanır.

11:00

Vücudun tam formunda olduğu saat. Zihin hızlı çalışır ve özellikle hesap işleri zorlanmadan yapılabilir.

12:00

Dikkat azalır, uyku basar. Midedeki asit fazlalaşır, beyindeki kan azalır.

13:00

Vücut formdan düşmüştür. Verimlilik gün ortalamasının % 20 altındadır.

14:00

Tansiyon ve hormon düzeyi düştüğünden bitkinlik hissedilir. Bu saatte acı daha az hissedilir.

15:00

Enerji geri gelmiştir, bellek tam formundadır. Sabahkinden az olmakla birlikte ikinci verimliliğe yaklaşır.

16:00

Spor için en iyi saat. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumdadır. Mide asidini önleyici ilaçların etkisi bu saatte daha verimlidir.

17:00

Organların faaliyetleri üst düzeydedir. Vücut direnci artar. Böbrekler dolayısı ile mesane çok iyi çalışır. Akşamüstü midedeki asit miktarı fazlalaşır. 17'ye doğru mide kanaması geçirme riski artar.

18:00

Akşam yemeği için iyi bir saattir. Pankreas özellikle aktiftir.

19:00

Tansiyon ve nabız tembelleşir bu nedenle, tansiyonu düşüren ilaçlar konusunda dikkatli olunmalı. Sinir sistemi üzerinde etkili olan ilaçların tesir derecesi de fazladır.

20:00

Karaciğerdeki yağ düzeyi düşer ve kullanılmış kan kalbe tekrar her zamankinden daha fazla akar. Alerjik ve astım hastalıkları ile ilişkili ilaçlar bu saatte almalı ve ayrıca antibiyotiklerin etkisi de artar.

21:00

Sindirim organlarının günlük görevi sona erdiğinden bu vakitte yenilen her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalır.

22:00

Bu vakitten sonra vücut nikotini daha zor atar.

23:00

Tam dinlenme saatidir. Organizmadaki stres hormonu salgılaması durdurulur. Tan-siyon ve vücut ısısı düşer.

24:00

Uyku esnasında deri hücreleri durmaksızın çalışır. İlk rüya safhası başlar.

01:00

Vücut uykuya programlanır. Dikkat azaldığından bu saatte çalışanların hata yapma ihtimali, iş ve trafik kazaları artar.

02:00

Görme duyusu ve refleksler zayıflar. Bu nedenle trafik kazaları riski artar. Vücut soğuğa karşı aşırı hassastır.

03:00

Melatonin hormonunun salgılanması tembelleştirir, kararsız yapar. Melankolik hissetme artar ve intihar vakalarına çokça rastlanır.

04:00

Stres hormonundan enerji kazanılır. Enfarktüsler 04.00 - 06.00 arasında özellikle fazlalaşır. Çünkü tansiyon oldukça fazla yükselir, kalp damarları çabuk gerilir.

05:00

Bu saatte vücuttaki erkeklik hormonu çok fazla salgılanır. Stres hormonu gündüz değerinin 6 katına çıkar. Kaybolan enerji geri gelir.

Biyolojik Saat Genleri

Memelilerde ilk olarak bulunan sirkadian geni CLOCK olarak adlandırılmıştır (Vitaterna et. al.1994). 11 sirkadian geni tanımlanmıştır. PER1, PER2, PER3, CRY1, CRY2, DEC1, DEC2, CLOCK, BMAL1, REVERBα ve RORα (Şekil 1) (Budak, H.). Birbiri ile ilişkili mRNA ve proteinlerin aralarındaki etkileşimler negatif feed-back döngüsü, pozitif feed-back döngüsü ve Rev-erbα transkripsiyonel ve transkript sonrası otomatik düzenleyici döngü olarak tarif edilmiştir. (Albercht and Eichele 2003).

Pozitif feedback döngüsünde CLOCK/BMAL1 heterodimeri, Per ve Cry geninin düzenleyici bölgesindeki E-box bölgesine bağlanarak bu genlerin transkripsiyonunu aktive eder. Transkripsiyon sonrası sitoplazmaya geçen Per ve Cry transkriptleri ribozomda translasyon ile protein formuna dönüşürler. Sitoplazmadaki Per ve Cry proteinleri nükleusa transfer olup CLOCK/ BMAL1 heterodimerini inhibe ederek kendi transkripsiyonlarını represe etmeleri ise negatif feed-back döngüsü olarak adlandırılır (Şekil 1). (Albercht and Eichele 2003).

Şekil 1. Tanımlanmış bazı biyolojik saat genleri ve etki mekanizmaları.

Bütün bu olayların genetik kontrol altında yapıldığı bugün bilim dünyasında bilinmekte ve bu konuda çalışmalar devam etmektedir. Memelilerdeki davranışsal ve fiziksel sirkadian salı-nımları kontrol eden bir üst saat vazifesi gören suprakiazmatik çekirdek (SCN)’in kontrolünde vücudun değişik periferal bölgelerinde fonksiyon gösteren birçok periferal saat mevcuttur. Suprakiazmatik çekirdek; beyin’in hipotalamusunun ön kısmında yer alan yaklaşık 8000-10000 farklı nöronal elemanlardan oluşan ve herbir nöronal elemanın kendine ait spesifik özelliği olan bir grup sinir hücresi (biyolojik saat merkezi)`dir. Moleküler düzeyde bu saatler Transkripsiyonel/Translasyonel feed-back döngüsü (TTL) olarak fonksiyon gösterecek şekilde organize olmuşlardır (Budak, H., 2009, Maki Ukai and Tadenuma et al. 2008).

SONUÇ

Canlılarda her an meydana gelen binlerce genetik kontrol mekanizmaları, yukarıda anlatıldığı şekilde çok farklı yollarla kontrol edilmektedir. Böylece ihtiyaca uygun genler açılmakta ve canlının hayatı devam ettirilmektedir.

Üniversitenin her fakülte ve bölümünde, aktif dönem öncesinde dersler ve dersleri verecek öğretim üyeleri programlanır. Herkesin gireceği ders, dersin haftalık ders saati ve yeri planlanır. Buna göre dersler yürütülür. Sonuçta öğrencilerin belirli bir bilgi birikimine sahip olmaları ve mezun olmaları için gereken şartlar sağlanır. Bu, hayatın her safhasında tatbik edilir. Bu işlemler şuurlu ve ehil insanlar tarafından yürütülür. Gerek insanda gerekse bütün canlılarda bu programlama, sebepler noktasında DNA üzerinden yürütülür.

Yukarıda izah edildiği gibi insanda yaklaşık 23.000 protein geni olmasına rağmen bunların açılımı hücrenin cinsine, ortamın şartlarına ve günlük / haftalık / aylık periyottaki ihtiyaçlara göre tam zamanında vuku bulur. Üstelik bu açılım, tek mekanizma ile değil çok farklı ve akılları hayrette bırakan yollarla yürütülür. Bu hadiseler tesadüfe, şuursuz tabiata ve cansız moleküllere verilemez.

Bu muazzam kontrol, programlı olarak tasarruf eden, her şeyin her şeyle bağlantısını bilen, sonsuz ilim ve hikmet sahibi yaratıcının delilleridir. Her kemal ve cemal sahibi kendi cemal ve kemalini göstermek istemesi sırrınca, sonsuz cemal ve kemal sahibi Allah (C.C.) bununla varlığını ve kemalatını açıkça göstermektedir. “Akıllar O’nun sanatı karşısında hayrettedirler” vecizesi bunu ne güzel ifade etmektedir.

KAYNAKLAR

Albercht, U., Eichele, G., (2003), The mammalian circardian clock, Current Opinion in Genetics & Development, 13 (3), 271-277.

Budak, H., (2009), Memeli Sirkadian Sisteminde Tip60 Geninin Karakterizasyonu, Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi.

Bunney, W.E., Bunney, B.G., (2000), Molecular clock genes in man and lower animals: pos-sible implications for circadian abnormalities in depression, Neuropsychopharmacology, 22 (4), 335-345.

Eldebiran, A., Toros, H., Şen, O., (2003), Biyolojik ritim, III. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, 19-21 Mart, İTÜ, İstanbul.

Keha, E.E., Küfrevioğlu, Ö.İ. , (2018), Biyokimya, Aktif Yayınevi, 9.Baskı.

Ukai-Tadenuma, M., Kasukawa, T., Ueda, H.R., (2008), Proof-by-synthesis of the transc-riptional logic of mammalian circadian clocks, Nature Cell Biology, 10 (10), 1154-1163.

Vitaterna, M.H., King, D.P., Chang, A.M., Kornhauser, J.M., Lowrey, P.L., McDonald, J.D., Dove, W.F., Pinto, L.H., Turek, F.W., and Takahashi, J.S., (1994), Mutagenesis and mapping of a mouse gene, clock, essential for circadian behavior, Science., 264 (5159): 719–725.

Kaynak: Bilim Işığında Yaratılış Derneği

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun