Mü'minûn Suresi 105., 106., 107., 108., 109., 110., 111. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
Değerli kardeşimiz,
Mü'minûn Suresi
105.-106.-107.-108.-109.-110-111. Ayetler
اَلَمْ تَكُنْ اٰيَاتٖي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَكُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ ﴿١٠٥
قَالُوا رَبَّـنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْماً ضَٓالّٖينَ ﴿١٠٦
رَبَّـنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْهَا فَاِنْ عُدْنَا فَاِنَّا ظَالِمُونَ ﴿١٠٧
قَالَ اخْسَؤُ۫ا فٖيهَا وَلَا تُكَلِّمُونِ ﴿١٠٨
اِنَّهُ كَانَ فَرٖيقٌ مِنْ عِبَادٖي يَقُولُونَ رَبَّـنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمٖينَۚ ﴿١٠٩
فَاتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِياًّ حَتّٰٓى اَنْسَوْكُمْ ذِكْرٖي وَكُنْتُمْ مِنْهُمْ تَضْحَكُونَ ﴿١١٠
اِنّٖي جَزَيْتُهُمُ الْيَوْمَ بِمَا صَبَرُٓواۙ اَنَّهُمْ هُمُ الْفَٓائِزُونَ ﴿١١١
Meal
﴾105﴿ Size âyetlerim okunurdu da onları yalanlardınız değil mi?
﴾106﴿ Derler ki: “Rabbimiz! Kötü yanımıza yenildik; biz bir sapkınlar topluluğu olduk.
﴾107﴿ Rabbimiz! Bizi buradan çıkar; eğer (çıkar da) bir daha eskiye dönersek, artık belli ki biz zalim insanlarız.”
﴾108﴿ Allah buyurur ki: “Yıkılın karşımdan! Ve artık bana bir şey söylemeyin!”
﴾109﴿ “Kullarım arasında, ‘Rabbimiz! Biz iman ettik; bizi affet, bize acı! Sen merhametlilerin en üstünüsün’ diyen bir kesim de şüphesiz vardı.
﴾110﴿ Ama siz (ey müşrikler), işte onları alaya aldınız; sonunda bu tutumunuz size beni hatırlamayı unutturdu. Hep gülerdiniz onlara.”
﴾111﴿ “Bugün de ben onlara sabretmelerinin karşılığını veriyorum. Onlar hakikaten muratlarına ermişlerdir.”
Tefsir
Burada âhirette inkârcıların yargılanmalarından bir sahne anlatılmaktadır: Allah inkârcılara, âyetleri kendilerine okunduğunda onları yalanlayıp reddettiklerini hatırlatır. Kuşkusuz inkârcıların bütün kötülükleri öncelikle âyetleri inkâr etmeleriyle başladığı için bu suçun altının özellikle çizildiği anlaşılmaktadır. İnkârcıların verdiği cevap gerçeğin tam ifadesidir: “Kötü yanımızın etkisinde kaldık; biz bir sapkınlar topluluğu olduk.”
Demek ki inkâr ve isyanları samimi araştırmalarına, akıl ve düşüncelerinin vardığı fikirlere değil, nefsânî arzularını, çıkar kaygılarını, beşerî zaaflarını aşamamalarına dayanıyordu. Bu yüzden “Bizi buradan çıkar!” feryatları da karşılıksız kalacaktır. Çünkü bu yakarışları dünyada yapmaları gerekirdi. Ama dünyada iken samimi müslümanlar âhiret kurtuluşu için niyaz ederken, bu zor hesap için hazırlanırken o inkârcılar bu günahsız müminleri küçümseyip alaya alıyorlardı. Ama şimdi mutlu âkıbeti o müminler elde etmişlerdir.
Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 46
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Ebedî cehennemde kalmaktan bahseden, Müminun suresi 103. ayet kâfirler hakkında inmişse, 102. ayet de kâfirler hakkında olamaz mı?
- Sâffât Suresi 104., 105., 106., 107., 108., 109., 110., 111. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Fâtır Suresi 36. ve 37. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Şuarâ Suresi 105., 106., 107., 108., 109., 110., 111., 112., 113., 114., 115., 116., 117., 118., 119., 120., 121., 122. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Tâhâ Suresi 105., 106., 107., 108., 109., 110., 111., 112. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Mü'minûn Suresi 9. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Mü'minûn Suresi 57., 58., 59., 60., 61. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Mü'minûn Suresi 3. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Mü'minûn Suresi 8. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Mü'minûn Suresi 15. ve 16. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?