Mü'min Suresi 30., 31., 32., 33. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
Değerli kardeşimiz,
Mü'min Suresi
30.-31.-32.-33. Ayetler
وَقَالَ الَّـذٖٓي اٰمَنَ يَا قَوْمِ اِنّٖٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ مِثْلَ يَوْمِ الْاَحْزَابِۙ ﴿٣٠
مِثْلَ دَأْبِ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ وَالَّذٖينَ مِنْ بَعْدِهِمْؕ وَمَا اللّٰهُ يُرٖيدُ ظُلْماً لِلْعِبَادِ ﴿٣١
وَيَا قَوْمِ اِنّٖٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ يَوْمَ التَّنَادِۙ ﴿٣٢
يَوْمَ تُوَلُّونَ مُدْبِرٖينَۚ مَا لَكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ عَاصِمٍۚ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ ﴿٣٣
Meal
﴾30﴿ İnanan kişi de şöyle dedi: “Ey kavmim! Doğrusu vaktiyle (peygamberlerine karşı) gruplar oluşturmuş eski toplulukların yaşadıkları felâketlerin benzerinin sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum.
﴾31﴿ Nûh kavminin, Âd, Semûd ve onlardan sonrakilerin durumu gibi. Allah asla kulları için zulmü istemez.
﴾32﴿ Ey kavmim! İnsanların çığrışacağı günde başınıza gelecek olanlardan korkuyorum.
﴾33﴿ Öyle bir gün ki, arkanızı dönüp kaçarsınız ama sizi Allah’tan kurtaracak hiçbir güç bulamazsınız! Allah kimi şaşırtırsa artık onu doğru yola yönlendirebilecek bir güç yoktur.
Tefsir
Mümin kişi, halkını iki büyük tehlike konusunda uyarmaktadır: İlki, peygamberlerine karşı gelip inkâr ve kötülüklerinde ısrar eden eski toplulukların kötü âkıbetleridir. Allah, onları hak ettikleri için cezalandırmıştır, çünkü O, kullarına haksızlık yapılmasını istemez. İkinci uyardığı tehlike ise “insanların (dehşet içinde) çığlıklar atacağı” mahşer gününde yardımsız, koruyucusuz kalacakları sıradaki çaresizlikleridir.
30-31. âyetlerdeki ifadeden, Kıptîler’den oluşan Mısırlılar’ın, Nûh kavmi, Âd ve Semûd gibi eski kavimlerin başlarına gelenlerden haberdar olduklarını göstermektedir. Zira Nûh tûfanı her dönemde bilinen meşhur bir olaydı; Mısır’a yakın bir coğrafî bölgede yaşamış olan Âd ve Semûd’un başına gelen büyük felâketlerden haberdar olmamaları da mümkün değildi.
“Allah, kulları için hiç bir zulmü istemez” cümlesindeki zulüm hem şirk ve inkârı hem de her türlü haksız muameleyi ifade etmekte olup âyette her iki anlamı da kastedilmiştir. Ayrıca zulüm kelimesinin nekre olması her türlü zulmü kapsar. Buna göre yüce Allah ne kendisi kullarına zulmeder ne de kullarının herhangi bir şekilde haksızlığa tevessül etmelerine razı olur (İbn Âşûr, XXIV, 135).
Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 658
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- A'râf Suresi 59. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hûd Suresi 84., 85. ve 86. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hûd Suresi 61. ve 62. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hûd Suresi 29. ve 30. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Mü'min Suresi 38., 39. ve 40. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hûd Suresi 28. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- A'râf Suresi 73. ve 74. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- A'râf Suresi 65., 66., 67., 68. ve 69. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hûd Suresi 50. ve 51. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hûd Suresi 25. ve 26. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?