Mezhepler arasındaki farklılığın hikmeti nedir? Farzlar bir olduğu halde, neden mezhepler arasında değişiklik arz ediyor?..

Tarih: 20.11.2006 - 10:53 | Güncelleme:

Soru Detayı
Sitenizde mezhepler arasındaki farklı uygulamalar hakkında yeterince bilgi vermişsiniz. Ancak ben, farklı bir konu hakkında sual ediyorum. Bunu da belki de açıklamışsınız, ama dikkatimi çekmemiş olabilir. Bir farzın uygulamasında mezhepler arası farklılık: Mesela guslün farzı Hanefi'de üç sayılırken Şafii'de iki tanedir. Farz Allah'ın emri, her mezhepte aynı olması gerekmiyor mu? Muamelat ve teferruatta fark olabilir...
Cevap

Değerli kardeşimiz,

Mezheplerin farzlar hakkında değişik görüşleri bulunmaktadır. Mesela, abdestin farz olduğu hususunda bütün mezhepler ittifak halindedir. Ancak abdest alırken nelerin farz olduğu hususu ihtilaflıdır. Yani abdestin farz olması bütün mezheplerde esastır. Ancak teferruat denilen ayrıntılarda fark vardır. Aynı şekilde namaz kılmak tüm mezheplerde farzdr. Ancak namaz klınırken nelerin farz olduğu hususunda bazı ihtilaflar olmaktadır.

Mezhep imamları, İslami meselelerde değil uygulanış tarzında kendilerine göre haklı sebeplerle ihtilaf etmişlerdir. Mesela, abdest alırken başa meshetmekte bütün imamlar ittifak etmişlerdir; ancak meshin tarzında ve miktarında ihtilaf etmişlerdir.

Abdesti bizlere farz kılan Rabbimizin, “başınıza meshediniz” emri “bi ruusikum” ibaresiyle gelmiştir. Dillerin en zengini olan Arapça'da çeşitli kelimelerin başına gelen 'b' harfi, bazan “güzelleştirmek”, bazan “bazı” manasını vermek, bazan da “bitiştirmek” manasını vermek için gelir. Abdest ayetinin “ruusiküm” kelimesinin başına gelen 'b' harfini mezhep imamlarının her biri ayrı manada anlamışlar ve bundan farklı bir uygulama ortaya çıkmıştır. Buradaki 'b' harfi her üç manaya da gelir.

Bunun içindir ki İmam-ı Malik Hazretleri: “Başa meshederken, başın tamamı meshedilmelidir. Zira buradaki 'b' harfi kelimeyi güzelleştirmek için gelmiştir. Kendi başına bir manası yoktur.” der.

İmam-ı Ebu Hanife Hazretleri ise: “Bu 'b' bazı manasına gelen 'b'dir. Başın bazısına meshedilse kafi gelir.” der.

İmam-ı Şafii Hazretleri ise: “Bu 'b' bitişmek manasına gelen 'b' dir. Sadece elin başa bitişmesi, birkaç kıla değmesi kifayet eder, mesh tamam olur.” der.

Hal böyle olunca mezhep imamlarının her birinin hak yolda oldukları, teferruattaki ayrılık gibi görünen hükümlerin bir ihtilaf konusu olmadığı kendiliğinden ortaya çıkar ve kötü maksatlı olanların iddialarını havada bırakır... (Ahmed Şahin, Hayat ve Biz, 235)

Bu arada kanun maddesi bir olduğu halde anlayış farklarından aynı meselede çeşitli mahkemelerden birbirine yüzde yüz zıt ve farklı hükümler ortaya çıkmaktadır. Birisi ortaya çıkıp da “Bu neden böyle oluyor?” diyemezken mezhep meselesinin dile dolanması iyi niyetle ve gerçekçilikle uyuşmaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun