Kur'an’ın, hem nazire yapın deyip hem de nazire yapanın öldürülmesi nasıl açıklanabilir?

Tarih: 01.09.2013 - 05:44 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kur'an, düşmalarına “Hadi bu kitaba karşı ediplerinizle nazire yapınız.” diyor, ama nazire yapanlar öldürülüyor. (Örn. Müseylime) Açıklar mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Unutmayalım ki, Kur’an’a bir nazire yapmak ayrıdır, peygamberliğe soyunmak ayrı bir şeydir. Müseyleme’den çok daha edip olan bazı Arap edip ve şairleri, Kur’an’ın belagatine secde etmiş ve imana gelmişlerdir. Hassan b. Sabit, Abdullah b. Revaha, Kâb b. Zuheyr, Mütenebbi gibi meşhur olan şairler bu gruptandır.

- Müslümanların Müseyleme gibi kâfirlerle savaşması, onların Kur’an’a gerçekten uygun bir nazire getirdiği için değil, çevrelerine topladıkları bazı menfaat şebekeleriyle birlikte fitne-fesat çıkardıklarından dolayıdır.

- Müseyleme’nin uydurduğu ve Kur’an’ın ayetlerine benzetmeye çalıştığı bazı sözleri kaynaklarda yer almıştır. Tam da Müseyleme’ye “Kezzab” damgasını vurmaya bu sözleri sebep olmuştur. Kızının dahi babasının bu sözlerinin yakışıksız olduğunu itiraf ettiğine dair bilgiler mevcuttur.

- Müseyleme’nin yalancı olduğunu gösteren belgelerden biri de içinde taşıdığı korku ve aşağılık kompleksidir. Örneğin Hz. Peygambere (asm) gönderdiği bir mektupta şunları söyler:

“Allah’ın resulü Müseyleme’den Allah’ın resulü Muhammed’e... Ben de senin (peygamberlik) işine ortak edildim. Bundan böyle yeryüzünün yarısı bizim, yarısı da Kureyşindir…” (Bir rivayette: yarısı benimdir, yarısı da senindir).

Burada Hz. Muhammed (asm)’in peygamberliğini de kabul ediyor ve ilk işi yeryüzünü ikiye bölmek ve yarısını alıp yarısını da Hz. Muhammed (asm)’de bırakma...

Psikolojiden az çok haberdar olan biri, bu ifadelerin, tereddüt eden, kendine güveni olmayan, aşağılık kompleksi taşıyan yalancı bir kimseye ait olduğunu anlayabilir.

Buna mukabil, Hz. Muhammed (asm)’in cevabı şöyledir:

“Allah’ın resulü Muhammed’den yalancı Müsleyleme’ye... Selam hidayete tabi olanlara olsun... Yeryüzü  Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı yapar. Şüphesiz güzel akıbet takva sahiplerine aittir." (İbn Hişam, 2/600-601)

- Müseyleme’nin bazı sözlerinin anlamı şöyledir:

“Keçi ve sütü, hele kara keçilerin sütü bambaşkadır. Kara keçi ve beyaz süt; bu gerçekten acâib bir şeydir…” (Taberi, Tarih, 2/276)

Şimdi gel de “KEZZAB” deme!

- İbn Hişam’ın bildirdiğine göre, bazı münafıklar Kur’an’ın bazı surelerini Müseyleme’ye öğretiyorlar ve o da buna bir nazire yapmaya çalışırdı.

Mesela: Fil suresine şunu nazire yapmıştır:

“el-Fîlu me’l-Fîlu ve mâ edrâke me’l-fîlu lehu zenebun kasirun ve hurtumun tavil.” / "Fil, filin ne olduğunu bilir misin? Onun kısacık bir kuyruğu ve uzun bir hortumu var..."(el-Amidi, Gayetu’l-Meram fi ilmi’l-kelam, 344; el-Îcî, el-Mevakıf, 3/393)

Şimdi Fil suresinin bahsettiği tarihi olay ve Kâbe’ye hücum eden Ebrehe ordusunun nasıl harikulade bir şekilde Ebabil kuşları tarafından yok edildiği ve bu yok oluşun manzarasını çizerken, bu surenin ortaya koyduğu harika bir edebî üslup ve belagat örneğini bir tarafa koyun, sonra da Müseyleme’nin bu saçmaklarına bakın!..

Emin olun, bu işin erbabı iseniz, ona söyleyeceğiniz tek söz vardır, o da: “Vay seni kezzab!  Hay gidi kezzab!” olacaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun