Kur'an, doğruyla eğriyi iyilikle kötüyü ayıran ahlaki bir yorum mudur? Kavramlar arasına net bir çizgi çizmeyi mi ya da "ortasını bulmayı" mı öğütler?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kur’an’daki iyi ve kötü unsurları, fert ve toplumu ilgilendiren, her türlü söz, fiil, ibadet, ahlak ve muamelatı kapsayan geniş birer kavramdır. Diğer bir ifadeyle, Allah’ın bütün emirleri iyi, bütün yasakları kötü kavramına dahildir. Allah’ın emir ve yasaklarına riayet etmek iyi, bunları çiğnemek ise kötüdür. Bu sebeple, Kur’an’da neyin iyi neyin kötü olduğu net bir şekilde belirtilmiştir. Ancak belirtilmeyen hususlar konusunda farklı yaklaşımlar olabilir. Çünkü bu alan içtihadın yerdir. Bununla beraber, Peygamberimiz bu konuya da dikkat çekmiş ve şöyle buyurmuştur:

“Helal belli, haram da bellidir. İkisi arasında (helal mı, haram mı belli olmayan bir takım) şüpheli şeyler vardır ki, çoğu kimseler bun­ları bilmezler. Her kim şüpheli şeylerden sakınırsa, ırzını da dinini de tertemiz tutmuş olur. Her kim şüpheli şeylere dalarsa, (içine gir­mek yasak olan) koruluk etrafında davarlarını otlatan bir çoban gibi, çok sürmez içeriye dalabilir. Haberiniz olsun, her devlet başkanının kendine mahsus bir koruluğu olur. Dikkat edin ki; Allah'ın yeryü­zündeki koruluğu da haram ettiği şeylerdir. Haberiniz olsun ki, bedenin içinde bir lokmacık et parçası vardır ki iyi olursa bütün beden iyi olur; bozuk olursa bütün beden bozulur. İşte o (et parçası) kalbdir.” (Buhari, İman, 39; Müslim, Müsakat, 107,108).

Kur’an’da iyi kimseler “EBRAR” olarak; kötü kimseler de “FÜCCAR” olarak isimlendirilmiştir. Bu iki kavramın “iman” dahil, Allah’ın bütün emir ve yasaklarını içine aldığını, bir nevi takvayı ifade ettiğini yine Kur’an’ın -meal olarak- şu ifadesinden anlıyoruz:

“EBRAR olanlar / iyi ve hayırlı insanlar naîm cennetinde, nimetler içindedirler. FÜCCAR olanlar / yoldan sapanlar ise ateştedirler.”(İnfitar, 82/13-14).

Bunun sade bir Türkçe ile manası şudur: “İyi insanlar cennete, kötü insanlar ise cehenneme gider.” Burada asıl iyi mümini, asıl kötü kâfir kimse olmakla beraber, müminlerden de amel bakımından kötü kavramına giren kimselerin bulunduğu ve bunların da bir süreliğine cehenneme gidecekleri konusu Ehl-i sünnet akidesinin merkezinde yer alan bir husustur.

Bediüzzaman Hazretlerinin “Namaz kılmayan haindir.” şeklindeki sözünden anlaşılıyor ki, onun nazarında, yalan söyleyen, insanları aldatan, hırsızlık yapanlar gibi namaz kılmayan da ahlaki eksiklik içindedir...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR