Kime benden bir hadis ulaşır da onu inkar ederse,.. hadisi hakkında bilgi verir misiniz?

Tarih: 23.04.2016 - 12:15 | Güncelleme:

Soru Detayı

"Kime benden bir hadis ulaşır da onu inkar ederse, (Başta) Allah-u Teala, sonra Rasulü, (daha sonra) onu rivayet eden olmak üzere üçünü de yalancı saymış olur." [Taberânî]
- Hadisin sıhhat ve tam tahricleri nedir?
- Buna göre biz de sahih bir hadis görürsek onunla amel etmek zorunda mıyız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili hadis için bk. Taberani, el-Evsat, 7/313; Kenzu’l-Ummal,1/209.

- Taberani bu rivayetin zayıf olduğuna işaret etmiştir (Evsat, a.g.y)

- Bu konudaki kural şudur: Bir kimse “sahih” bildiği halde bir hadisi inkâr  ederse, bunun dini yönden bir risk taşıdığında şüphe yoktur.

- Buna mukabil, bir kimsenin ilmi değerlendirmeler sonucunda uydurma olduğunu öğrendiği bir rivayeti inkâr etmesi, ilmin ve aklın gereğidir.

- Bir kimsenin, senedinin zayıf olduğunu -ilmen- bildiği bir hadis rivayeti karşısındaki tutumu ise, ihtiyat olmalıdır. Yani her zayıf hadisin manası yanlış olmadığı gibi, senedi zayıf bazı hadislerin aslında sahih olması da mümkündür.

Kaldı ki, “ibadetlerin faziletleriyle” ilgili konularda zayıf hadislerle amel etmenin caiz olduğu, alimlerin büyük çoğunluğunun ittifak ettiği bir husustur.

- Şunu unutmamalıyız ki, bizim kendi başımıza bir hadise zayıf, uydurma veya sahih deme şansımız yoktur.

Biz önemli itikadi veya ameli meselelerde, ehl-i sünnet alimlerinin dediklerine uyarız. Çünkü, biz alim dahi olsak, bir tek kişiyiz/veya bir kaç kişiyiz; halbuki, dört mezhepten herhangi birinin kabul ettiği bir yorum, binlerce İslam alimlerinin onayından geçmiştir.

Ayrıca, bizim sahih olarak gördüğümüz bir hadis, başka sahih hadislere aykırı olabilir veya hükmü daha sonra Peygamberimiz (asm) tarafından kaldırılmış olabileceği gibi, başka nedenlerle onunla amel edimeyecek bir durumda da olabilir.

Diğer taraftan bu konu, hadis ilimleri yanında fıkıh ilimlerini de ilgilendirmektedir.

Ehl-i sünnet alimlerinin büyük çoğunluğunun kabul ettiği bir görüş, bizim gördüğümüz bir hadise ters düşse de onların görüşlerini tercih etmek gerekir. Çünkü, “sevad-ı azam” onlardır. Onlar veya onlardan bir kısmı bizim gördüğümüz hadisi de mutlaka görmüşlerdir. Çeşitli hadis otoriterlerinin mütalaalarını da aldıkları için o neticeye varmışlardır.

Bu sebeple, biz Kitap ve Sünnetten hüküm çıkarmayalım. Yalnız oradaki ahlaki, edebi, güzel öğütleri başkasına sormadan tatbik edebiliriz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun