VEDÎ, MEZİ, MENİ

Vedi; küçük abdestten sonra veya ağır bir şey kaldırmaktan dolayı gelen biraz kalınca yapışkan sıvıdır. Bu sıvı guslü gerektirmez. Çünkü insandan şehvetle gelen meni değildir. Fakat abdesti gerektirir. Yani kişi küçük abdest bozsa ve abdest alsa hemen akabinden de öyle bir sıvı gelse o kimsenin yeniden abdest alması gerekir (el-Merğınanî, el-Hidâye, I, 17; İbnü'l-Hümam, Şerhu Fethu'l-Kadîr I, 60; Ayn el-Binâye Şerhu'l-Kidâye, I, 290).

Mezî; cinsel oynaşma, hayal etme ve "şakalaşma sonunda duyulan haz sebebiyle cinsel organdan gelen, ince, şeffaf ve kaygan sıvıdır. (Meydânî, Lübâb I/17; Hattâb es-Sübki, el-Menhel N/257) Geldiğinin farkına varılmayabilir. Erkekte de kadında da olur. Vedî"nin tersine bu, kadında daha çok bulunur. (Hattâb es-Sübki, agk.)

Menî ise, şehvetin en üst düzeyinde (şehvetle) ve hızla (difk) gelen ve kendine has kokusu ve rengi olan bir sıvıdır. Kokusu yaşken hurma tomurcugu, kuru iken yumurta kokusunu andırır. (Meydânî age. I/16) Gusül sadece bundan dolayı gerekir. Ilk ikisinin gelmesiyle sadece abdest bozulur, geldiği yer yıkanır ve abdest alınır.

Kategori:
119360 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun