NAMAZIN VACİPLERİ

1. Fâtihayı okumak.

2. Farzların ilk iki rekatında, sünnetlerin her rekatında Fâtiha`ya en kısalarından üç âyet, ya da en kısa üç âyet kadar bir uzun âyet eklemek.

3. Fâtiha`yı bu ekledigi âyetlerden önce okumak.

4. Namazın diğer rukünlerinde de sırayı gözetmek.

5. "Ta`dili erkânı" yerine getirmek.

6. İkiden çok rekatlı namazların birinci oturuşu.

7. Her iki oturuşta da "tahiyyât" okumak.

8. "es-Selâmü aleyküm ve rahmetullah" diyerek selâm vermek.

9. Vitir namazında "kunut" duâsını okumak.

10. Bayram namazlarında ilâve tekbirleri söylemek.

11. Namazdan kendi fiili ile çıkmak.

12. Imamın açık okunacak yerde açık, gizli okunacak yerde de gizli okuması.

13. Namazda nelerin farz; nelerin vacip olduğunu bilmek.

Hanefilere göre, fârz ve vâcip birbirinden farklı anlam taşır. Vâcip Allah ve Rasûlünün yükümlü Müslümandan yapılmasını bağlayıcı bir şekilde istediği, fakat hakkındaki bu bağlayıcılığın zannî delil ile sabit olduğu fiildir.

Buna göre vâcibin kesinliği, farzın kesinliğinden daha azdır.

Bu yüzden şer'î bir işte farz terk edilirse bu iş bâtıl olur. Meselâ Arafa'ta vakfe yapmayan kimsenin haccı batıl olur. Çünkü vakfe farzdır. Fakat bir kimse Safâ ile Merve arasında sa'yi terk etse, haccı bâtıl olmaz. Bunu kurban kesme cezası yoluyla tamamlaması mümkündür.

Yine namazda Kur'ân okunmasının tamamen terki namazı geçersiz kılar. Çünkü namazda Kur'ân'dan bir parça okunması gereği kesin delille sabittir. Âyette şöyle buyurulur: "O halde Kur'ân'dan kolayınıza geleni okuyun"(Müzemmil, 73/20). Fakat Fatiha Sûresinin okunmamış olması tek başına namazı bozan bir sebep değildir. Bu sûre okunmamış olursa, namaz mekruh olmakla birlikte yine geçerlidir.

Hata ile bir vacibi terk eden veya unutan kimse, namazın sonunda sehiv secdesi yapar.

Namazın vâciplerinden birini, meselâ Fâtiha sûresini okumayı kasten yani bilerek ve isteyerek terketmek tahrîmen mekruhtur. Bir vâcibin kasden terkedilmesi sebebiyle tahrîmen mekruh olan bu namaz esas itibariyle sahih yani geçerli olup kişiden namaz borcunu düşürür ise de iade edilmesi yani yeniden kılınması vâciptir.

"Ta`dil-i erkân"; namaz kılarken rukû`a gidişte, rukû`dan kalkista, secdeye gidişte, secdeden kalkışta ve tekrar secdeye gidişte organlar yerlesecek şekilde hareket etmek ve mesela, daha tam doğrulmadan öbür harekete geçmemektir.

Yanılma secdesi (secde-i sehiv) son oturuşta sadece "tahiyyat"ı okuduktan sonra, sağa sola selâm verip, iki secde daha yaparak "tahiyyat" ı tekrar okuyup, "salli", "barik" duâlarını da okuduktan sonra tekrar selâm vermekle yapılır. Genel kural olarak:

"Farzların geciktirilmesi, vaciplerin ise hem geciktirilmesi hem de terkedilmesi yanılma secdesini gerektirir." Bu yüzden farzların da vaciplerin de iyi bilinmesi gerekir.

Örnek olarak: Namazda ayakta durmak farzdır. Birinci oturuşta, tahiyyatı okuyup kalkmak gerekirken, "salli" ve "barik" duâlarından unutarak en az üç kelime ya da daha fazla okuyan, ayakta durma farzını geciktirmiş olur, bu yüzden namazın sonunda "yanılma secdesi" yapması gerekir.

Kategori:
64248 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun