Cuma`nın Hükmü Nedir?


Cuma`nın farz olduğu Kitab, Sünnet ve İcma` ile sabittir. Cum`a sûresinin 9. âyetinde şöyle buyrulur:  يَا اَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا اِذَا نُودِيَ لِلصّلوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلى ذِكْرِ اللّه وَذَرُوا الْبَيْعَ ذلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ


 "Ey îman edenler, Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman hemen Allah`ın zikrine (namaza ve hutbe dinlemeye) gidin. Alış - verişi bırakın. Böyle hareket etmeniz, sizin için daha hayırlıdır..." Resûl-i Ekrem (asm) îrad ettikleri bir hutbelerinde, bu mevzuda şöyle buyurmuşlardır:


"Biliniz ki, Allah Teâlâ Cumayı bu makamda, bu senenin bu ayında, bu günde farz kıldı. Bu farziyet, kıyâmete kadar sürecektir. Kim onu inkârından veya küçümseyerek, ben hayatta iken ve vefatımdan sonra terkederse, Allah onun iki yakasını bir araya getirmesin. İşlerinde de feyiz ve bereketi kaldırsın. Dikkat ediniz. O kimse tevbe edinceye kadar onun ne namazı, ne zekâtı, ne haccı, ne orucu, hiçbir hayır ve hasenatı kabûl edilmez." Bir hadîs-i şerîf`te de şöyle buyrulur:


"Cuma namazına gelmeyen kimseyi melekler `Eyvah, ne oldu, neden geri kaldı?` diye birbirlerine sorarlar. Sonra:


`Allahım, eğer fakirliğinden gelemiyorsa sen ona helâl mal ver. Hastalığından gelemediyse şifa ver. Oyun ve eğlenceye kapıldıysa, ona ibâdetin zevkini tattır...` diye dua ederler." Cumayı terketmenin uhrevî ceza ve mânevî zararına ise, Resûlüllah Efendimiz şu şekilde temas etmişlerdir:


"Kim özürsüz olarak ve ciddiye almayarak üç cumayı terkederse, Allah onun kalbini mühürler. Allah kimin kalbini mühürlerse, onu cehennemin en alt tabakasına koyar."

Kategori:
12713 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun