Sâat-i İcâbe - Eşref Saat:

Cuma gününde bütün duaların kabûl olduğu ve insanlarca gizli ve gaybî olan bir vakit vardır ki, bu vakte sâat-i icâbe veya eşref saat denir. Bir hadîs-i şerîfte bu mevzuda şöyle buyrulur: "Cuma gününde makbûl bir saat vardır. Duasını bu saate denk getiren Müslümana Allah dilediğini verir."

Diğer bir hadîs-i şerîfte de şöyle denilmektedir: "Bugünde hayırlı bir saat vardır. Kim o saate tesadüf eder de Allah`tan hayırlı bir şey dilerse, o şey de kısmetinde varsa Allah onu ona verir. Kısmetinde yok ise, ondan daha hayırlısını âhirette verir. Kim bir miktar belânın kaldırılması için o saatte dua ederse, Allah duasını kabûl eder ve daha büyüğünü onun üzerinden kaldırır."

Sâat-i icâbenin Cuma içindeki yerinde ihtilâf edilmiştir. Bâzıları güneş doğarken bâzıları ezan vakti, bâzıları imam hutbeye başlarken, bâzıları namaz kılarken, kimisi ikindinin son vakti, kimisi de güneş batarken demişlerdir. Hz. Fâtıma, gurub zamanını bekler ve hizmetçisi kendisine haber verince, hemen güneş batıncaya kadar dua ve istiğfarını yapar, bu vaktin eşref saat olduğunu Resûlüllah Efendimizden işittiğini söylerdi.

Bir kısım âlimler ise; Kadir gecesinin Ramazan ayı içinde saklı olması gibi, bütün günü ibâdet ile ihya etsinler diye bu eşref saatin de Cuma günü içinde gizli olduğunu, vaktini kimsenin bilmediğini söylemişlerdir. Eşref saatin, muayyen bir saatte durmayıp Cuma gününün saatleri içinde devrettiğini söyleyenler de vardır. En uygun izah şekli de bu olsa gerektir. İşi Bırakmak ve Cuma Namazına Koşmak Cuma sûresinin 9. âyetinde beyan buyrulduğu gibi, her Müslüman Cuma günü Cuma ezanı okunduğu andan itibaren, bütün şahsî işlerini bırakıp mutlaka camiye gitmek mükellefiyetindedir. Çünkü Cuma ezanı okunduktan sonra yapılan alışverişler, elde edilen kâr ve kazançlar, haram kılınmıştır. Cuma namazı bitene kadar, haramlık ve alışveriş yasağı devam eder.

Kategori:
12165 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun