Kalpler Allah’ın elindedir, dilediği şekilde çevirir, hadisini nasıl anlamalıyız?

Kalpler Allah’ın elindedir, dilediği şekilde çevirir, hadisini nasıl anlamalıyız?
Tarih: 05.12.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Burada bir cebir ve zorlama söz konusu mu, bu çerçeve içerisinde izah eder misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hayır, burada bir zorlama ve cebir söz konusu değildir; kul ister, Allah yaratır.

Bu hadiste, insan iradesine göre kalbinin sürekli değiştiğine, dolayısıyla sürekli Allah’a sığınmasının gereğine dikkat çekilmiştir.

Hz. Enes’ten rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber Efendimiz (asm) şu duayı çok yapardı:

يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ ثَبِّتْ قَلْبِي عَلى دِينِكَ

"Ey kalpleri çeviren Allah'ım! Kalbimi dinin üzerine sabit kıl!"

Ben (bir gün kendisine): "Ey Allah'ın Resulü! Biz sana ve senin getirdiklerine inandık. Sen bizim hakkımızda korkuyor musun?" dedim. Bana şöyle cevap verdi:

"Evet! Kalpler, Rahman'ın iki parmağı arasındadır. Onları istediği gibi çevirir." (Tirmizî, Kader 7)

Bu hadisten anlaşıldığı üzere esas olan kulun iradesini kullanarak Allah'a yönelmesi ve dua etmesidir. Allah'ın kulunun duasına icabet etmesi yani her şeyin mutlak yaratıcısı olarak kulun iradesine göre fiilleri yaratması kalpleri çevirmesi anlamına gelir.

Bu nedenle kalbimizin din üzere sabit kalması için Allah’a, hadiste geçtiği şekliyle yalvarmamız gerekmektedir.

“Rahman’ın iki parmağı arasında” ifadesi mecazi bir ifade olup kalplerin değişik haller alabilmesinin Allah’ın dilemesine bağlı olduğunu anlatmaktadır. Zira Allah Teala’ya el, parmak gibi insan azaları izafe etmek caiz değildir.

Bu vesileyle bir konuya dikkat çekmekte fayda görüyoruz:

1. Hadiste zikredilen kalp, insan göğsünde yer alan ve etten yaratılmış olan maddî kalp değildir. Buradaki kalpten maksat, ruhani bir latife-i Rabbaniyedir.

2. Kalbin itaat-isyan, huzur-gaflet, iman-küfür gibi pek değişik halleri vardır. Her ne kadar bunları isteyen kul ise de yaratan Allah’tır. İşte hadiste Allah’ın yaratmasına dikkat çekilmek istenmiştir.

3. Hazreti Enes'in "...bizim hakkımızda korkuyor musun?" sorusunun manası şudur:

"Senin bu sözün, kendi hakkında söylenmemiş olmalıdır. Zira sen hataya ve zelleye karşı ismete (korunmaya) mazharsın. Özellikle din hususunda kalbin dönmesi mevzubahis olamaz. Öyleyse bu duadan maksat ümmetine ders vermektir ve onları uyarmaktır.  Acaba sizde, bizim Allah’ın ihsan ettiği iman nimetinin zevali veya kemalden noksana düşmesi endişesi mi var?"

Hz. Peygamber (asm) bu manayı taşıyan soruya, "Evet!" diye cevap vermiş, ümmeti hakkında korkmakta olduğunu teyit etmiştir: "Allah kalpleri dilediği gibi çevirir."

Demek ki, insanın iman üzere de fısk ve küfür üzere de devamlılığı yoktur. Her an değişebilir, imanla ölmenin garantisi yoktur, korku içinde olunmalı; küfür üzere ölecek diye bir kesinlik de yoktur, ümit içinde olunmalı.

Ayrıca, ne "ben iyiyim" deyip hâlihazır halimize güvenmeliyiz ne de herhangi bir insan için "Bu iyidir!" veya "Bu kötüdür!" diye kestirip atmalıyız. Bugün için iyidir ama, yarın değişebilir. Öyle ise iyilik üzere devamı için gayret gereklidir. Kötü de bugün kötüdür, ama düzelebilir, düzeltmek için gayret göstermelidir.

Yani insanlar hakkında kesin hüküm verip tembelliğe düşmemelidir. İyiler kötüleşebilir, kötüler iyileşebilir. Zira kalp sürekli değişkendir. Kulun isteğine uygun olarak, Allah dilediği gibi değiştirir.

4. Peygamber Efendimizin (asm) bu duayı tekrarlaması, ümmeti için duyduğu endişeden dolayıdır. Hadis-i şerif’te kalplerin dalaletten hidayete, hidayetten dalalete döndürülmesinin an meselesi halinde olduğu ve bu sebeple hak ve hidayet üzerine sabit kalmak için her zaman Allah Teâlâ’nın hıfz-u himayesine sığınmanın gerekliliği ifade edilmektedir. Zira kalp değişkendir.

5. İmam Gazali, kalplerin psikolojik durumunun tasvir edildiği kalbin değişken yapısına işaret eden bazı hadisleri nakleder:

“Hayır! Kalpleri evirip çeviren Allah'a yemin ederim.” (Buhari, Tevhid 11)

“Ey kalpleri bir halden bir hale çeviren Rabbim! Benim kalbimi de dinin üzere sabit kıl.” (Tirmizi, Kader, 7)

“Kalp Rahman'ın (kudret) parmaklarından ikisi arasındadır. Onu dilediği gibi evirip çevirir.” (Müslim, Kader 3)

Gazali’ye göre kalbin sürekli değişimi kalpteki iki kuvvetin (melek ve şeytan) sürekli bir mücadele içerisinde bulunmasıdır. Bu iki kuvvet, şeytandan gelen vesveselerle, melekten gelen ilhamlardır. İnsan her ikisine de meyillidir. (bk. İhya, 3/46-48)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun