Kâinatta her şeyin ilim ile yapılıyor olması ne anlama gelmektedir?

Tarih: 25.04.2020 - 15:23 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kâinatta yer çekimi kuvveti gibi her şeye nüfuz eden ve zaman ve zemin üstü yaygın bir ilim katmanı vardır. Bu madde-dışı (mânâ) ilim katmanından gelen ilim ışığı, bildiğimiz ışıktan farklı olarak maddî beden gözü ile değil, manevî akıl gözü ile algılanabilir.

Gözlemlerle sabittir ki, atomdan galaksilere kadar her şeyin madde-dışı sağlam bir ilmî yapısı vardır ve her şey âdeta bir ilim ağı ile örülmüştür (hücre ve cep telefonu gibi). Bilimsel çalışma denen şey, varlıkların bu ilmî vücudunu tam ve doğru olarak ortaya çıkarma gayretlerinden ibarettir. Bu da varlıkların yapısındaki ilim pırıltılarını gözlemleyerek, pırıltıların kaynağı olan kâinatın ilim güneşini akıl gözü ile görmek ve göstermekle yapılır. Meselâ bir hücrenin kütlesi bir gramın milyarda biri kadardır. Ama yok denecek kadar küçük olan o hücrede gözlenen ilim ciltler dolusu kitapları doldurmuştur. O yüzden bir hücrenin maddî vücudu ilmî vücudunun yanında adeta bir hiçtir. Hücre adeta bu bilgilerin tecessüm etmiş halidir.

 Kâinatta her şeyin ilim ile yapılıyor olması ve âdeta varlıklardan ilim ışıldaması kâinatta her şeye nüfuz eden yaygın bir ilim ışığının varlığını gösterir. Aynen elmastaki ışık pırıltılarının çevrede yaygın bir ışık âleminin varlığını göstermesi gibi. Ancak varlıkların temel yapıtaşlarında “ilim” diye maddî bir unsur yoktur ve dolayısıyla varlığı konusunda hiçbir şüphe bulunmayan ilim, madde değil mânâdır. Ve kâinatta yerçekimi kuvveti gibi her şeye nüfuz eden ve zaman ve zemin üstü yaygın bir ilim katmanı vardır. Bu madde-dışı (mânâ) ilim katmanından gelen ilim ışığı, bildiğimiz ışıktan farklı olarak maddî beden gözü ile değil, manevî akıl gözü ile algılanabilir. Bu nuranî âlem "Âlim" ismiyle irtibatlandırılır:

 “İlmin her delili, Zât-ı Alîm'in mevcudiyetine dahi delildir. Sıfat mevsufsuz olması muhal ve imkânsız olmasından bütün hüccetleri Alîm-i Ezelî'nin vücub-u vücuduna kuvvetli ve gayet kat'î bir hüccet-i kübradır (büyük bir delildir).” (Nursi, B. S., Şualar. s. 647.)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 98
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun