İstimna yapanların ahiret gününde ellerine hamile kalacağının, hadis olduğu söyleniyor. Böyle bir şey var mı ve varsa ne manaya geliyor?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

“İstimna (mastürbasyon) yapanların ahirette elleri hamile olacak ve ondan hak talep edecek, şikâyet edecek." (Beyhaki, Şuabu’l-İman, 7/330)

Ancak ehl-i ilim bu rivayetin zayıf olduğunu belirtmişlerdir. (bk. Merkezu’l-fetva, rakam:7496; 21088; ed-Dureru’s-Seniye, h. no: 266)

"Istimnâ" Arapça'da, "istihâ bi'l-yed" ve "hadhada" olarak da bilinen mastürbasyon, genellikle fıtrata, yani genel olarak insanın yaratılışına, özel olarak da organlarının yaratılış gaye ve görevlerine ters görülmüş ve Islâm bir "fıtrat" dini olduğu, bu da fıtrata uymadığı için, zaruret (zorunluluk hali) olmadıkça haram ya da en azından mekruh görülmüştür.

Fıtratı daha iyi anlamak için şöyle bir örnek verebiliriz: Çivi, tahtaları birbirine tutturmak için yapılmıştır. Öyleyse onunla şiş kebabı yapılmaya kalkılırsa insanın eli yanar, kebap da iyi olmaz. Bu, işin fıtrat tarafıdır.

Diğer yönden bir âyet-i kerîmede, ırzlarını koruyanlar övüldükten sonra:

"...eşleri ve câriyeleri müstesna. Onlarla olacak ilişkiden dolayı kınanmazlar. Işte bunun ötesine geçenler, haddi aşanlardır..." (Mü'minûn, 23/5-7)

buyurulur. Çoğu müfessirler, "bunun ötesine geçenler"e, eliyle istimna yâpanlar da girer, öyleyse onlar da haddi aşmış (haram işlemiş) olur, demişlerdir. (Örnek olarak bk. Kurtubî, İbn Kesîr, Alûsî ilgili ayetin tefsiri)

Ancak Alûsî, Cumhura (çoğunluğa) göre istimna âdet haline getirilmişse (cinsel sapma halini almışsa) bu âyetin kapsamına gireceğini, aksi halde girmeyeceğini söyler. (Alûsî, agk.)

Bazı kaynaklarda, "Elini nikâhlayan melundur." şeklinde bir hadis nakledilir. (Mahlüf, Fetâvâ I/117. Ancak mûracaat edebildiğimiz sahîh hadîs kitaplarında bu hadisi bulamadık. Aslı olmadığı bilgisi vardır. (bk. el-Kari, el-Esraru’l-Merfua, 376;  Acluni, 2/393) AIûsî ise "meşâyihin rivayeti" diye nakleder. (bk. 16/11)

Saîd b. Cübeyr'in rivayet ettiği bir hadiste: "Zekerleriyle oynayan bir ümmete Allah azab etmiştir." Atâ'nin bir rivayetinde: "Elleri hamile olarak haşredilecek bir kavim duydum. Bunların elleriyle istimna yapanlar olduğunu sanıyorum." demiştir.

Ayrıca Allah , evlenme imkânı bulamayanların, imkân buluncaya kadar iffetlerini korumalarını emretmiş (Nûr, 24/33) böyle bir yöntem uygulasınlar dememiştir. Rasûlüllah Efendimiz de:

"Gençler! Imkân bulanlarınız evlensin, çünkü bu, gözü ve iffeti daha iyi korur. Bunu yapamayan oruç tutsun çünkü orucûn bunu sağlayacak bir kamçısı vardır." (Buharî, Savm 10, nikah 2,3; Müslim, nikâh 1,3)

buyurmuş ve bekârlara çare olarak orucu göstermiştir. Eğer istimna mübah olsaydı, çare olârak o gösterilirdi. Çünkü o daha kolay bir yoldur, denmiştir. (Mahlûf, age I/117)

Ancak gerek söz konusu âyetlerin istimnayı açıkça zikretmedikleri, gerekse bu konudaki hadislerin bir kısmının zayıf oluşu sebebiyle, çoğunluğun haram görmesine karşılık, istimnayı mahzursuz gören âlimler de vardır. Meselâ, Ahmed b. Hanbel bunu, tıpkı kan aldırmaya benzetmiş ve ihtiyaç duyulduğunda, vücuttaki fazlalıkları dışarı atmaktan ibaret olduğu için câiz olduğunu söylemiştir. [AIûsî, agy: Burada Alûsî, Ahmed b. Hanbel'in bu görüşünü, Cumhurun haram olduğu kanaatini verdikten sonra verir. Ama mahlûf HanbeIî fıkıh kitaplarında buna rastlayamadığını söyler. (bk. Fetava, 1/118) İbnü'I-Hümâm da "haramdır, çünkü genellikle şehvet için yapılır, ancak umarım ki, cezası yoktur" der. (bk. Alûsî, agk.)]

Hanefîlerce genel olarak haram görülmüş, ancak; kişi bekârsa, ya da hanımından uzakta ise ve de şehvet kafasını aşırı meşgul ediyorsa, ya da zinaya düşme endişesi varsa ve bunu kendini teskin için yaparsa günah olmayacağı umulur. Ama zevklenmek ve şehvetlenmek için yaparsa günâhkardır, denmiştir. (ibn Âbidîn, Mezühib-i erba'a'da: "Bazı Hanefi ve Hanbelîlerin, zinaya düşme korkusuyla caiz görmeleri zayıf bir görüştür" denir. bk. V/152; Mâlikiler de cevazı için iki şartı öngörürler: 1. Zinaya düşme korkusu, 2. Evlenmeye güç yetirememe. bk. Kardavî, el-Helâl ve'I-harâm 165)

İmam-i Şâfî önceki görüşünde (kadîm) câiz olduğunu söylerken, sonraki görüşünde (cedîd) haram olduğu kanaatına varmıştır. (Bu konuda geniş bilgi için bk. Zuhaylî, VI/25)

Mesele Rasûlullah'ın amcaoğlu Ibn Abbas'a sorulduğunda: "Zina yapmaktansa bu iyidir" (Şarânî, Keşf) cevabını vermiştir.

Bütün bunlara göre; istimna genellikle hoş görülmemiş, fıtrata (normal yaratılışın gereğine) zıt bir eylem kabul edilmiş, cinsel sapma halini alması, psikolojik hastalık oluşturması gibi olumsuz yönleri hesaba katılarak, haram, ya da mekruhtur denmiştir. Ancak daha büyük zararlara düşme endişesi olduğu yerde; "iki zarardan başka alternatif yoksa, küçük olan zarar tercih edilir", "zaruretler haram şeyleri mubah kılar" kurallarınca yapılması câiz görülmüş, hattâ zina endişesi kesin ise, vacip bile olur denmiştir.

Alışkanlık oluşturması ve zevk için yapılması ise ittifakla haramdır. Kişinin hanımının eli vs. azaları ile yapılması ise her halûkârda câizdir, helâldir.

İlave bilgi için tıklayınız: 

- İstimna, masturbasyon, kendi kendine tatminin dini hükmü, zararları, kurtulma yolları hakkında bilgi verir misiniz?..

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun