Hûd Suresi 31. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
Değerli kardeşimiz,
Hûd Suresi
31. Ayet
وَلَٓا اَقُولُ لَكُمْ عِنْدٖي خَزَٓائِنُ اللّٰهِ وَلَٓا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَٓا اَقُولُ اِنّٖي مَلَكٌ وَلَٓا اَقُولُ لِلَّذٖينَ تَزْدَرٖٓي اَعْيُنُكُمْ لَنْ يُؤْتِيَهُمُ اللّٰهُ خَيْراًؕ اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا فٖٓي اَنْفُسِهِمْۚ اِنّٖٓي اِذاً لَمِنَ الظَّالِمٖينَ ﴿٣١
Meal
﴾31﴿ Size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum, gaybı da bilmem, melek olduğumu da söylemiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, ‘Allah onlara faydalı şeyler vermeyecektir’ diyemem. Onların içlerinde olan şeyi Allah daha iyi bilir. Bunları yaparsam gerçekten zalimlerden olurum!”
Tefsir
Cahil müşriklerin anlayışına göre bir kimsenin peygamber olabilmesi için zengin olması, gaybı bilmesi, özellikle melek olması gerekir ki beşerin bilemediğini bilsin, yapamadığını da yapsın! Nitekim Hz. Peygamber zamanındaki müşrikler de onda aynı özellikleri aramışlar, bir dağı altın kütlesi haline getirmesini, kayıp şeyleri bulmasını, şifasız hastaları iyileştirmesini ve gökten melek indirip kendileriyle konuşturmasını istemişlerdi (bk. En‘âm 6/50). Bu sûrenin 12. âyetinde de yine Hz. Peygamber’den benzer isteklerde bulundukları ifade buyurulmuştu. İşte binlerce yıl önce Hz. Nûh’un verdiği cevap bir peygamberin aynı zamanda ne kadar dürüst, samimi ve mütevazi olduğunu ifade etmesi bakımından da oldukça önemlidir.
Yukarıda da belirtildiği üzere müşrikler Hz. Nûh’a inanan fakirleri küçümsüyor, onlara Allah tarafından değer verilmesinin mümkün olmadığını iddia ediyor, ayrıca bu kişilerin peygambere iman etmiş olmalarını peygamber ve dini için bir kusur olarak görüyorlardı. Nitekim Câhiliye dönemi müşrikleri de Hz. Peygamber’e inanan fakirler hakkında, “İslâm iyi bir şey olsaydı ona öncelikle fakirler değil kendilerinin inanacağı”nı söylemişlerdi (bk. Ahkaf 46/11).
Allah’ın müminlere faydalı şey vermesi, “onlarda bir hayır olması, işe yarar kimseler olmaları” mânasına da gelir. Buna göre Hz. Nûh müminlerin işe yarar kimseler olmadıklarını söylemesinin mümkün olmadığını, böyle bir söz söylediği takdirde haksızlık etmiş olacağını ifade ederek müşriklerin iddialarını reddetmiştir.
Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 166-167
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- En'âm Suresi 50. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hûd Suresi 49. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hûd Suresi 38. ve 39. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hûd Suresi 35. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Ankebût Suresi 14. ve 15. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hûd Suresi 41. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hûd Suresi 28. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hûd Suresi 48. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- A'râf Suresi 188. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Hûd Suresi 45., 46. ve 47. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?