Hepiniz birbirinizdensiniz, kimini kiminden üstün kılmıştır, nasıl açıklanabilir?

Soru Detayı

- Diyanet Meali: 4. 25 - Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları hâlinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
- Diyanet Meali: 4. 34 - Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah'ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da "gayb"ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.
- Ayetlerde geçen "Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır." (4/34) ve "Hepiniz birbirinizdensiniz." (4/25) açıklar mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Nisa suresi 24. ayette geçen “siz birbirinizdensiniz” ifadesi, müminlerin hür olanları ile olmayanlarınız bir dinden, bir cinstensiniz, demektir. (Elmalılı Hamdi, Hak Dini, ilgili ayetin tefsiri)

Cahiliye devrinde köle ve cariyeye insan nazarıyla bakılmadığı için, İslam'dan sonra da bunlarla evlenme konusunda isteksiz davranılacağı göz önüne alınmış, şu deyim ve ifadelerle bu telakkinin kırılması istenmiştir:

"Feteyât" (genç kızlar),
"sahiplerinin (ehl) izni ile",
"siz birbirinizdensiniz, yani birbirinizden türeyip gelmektesiniz, hepiniz aynı kökten türemesiniz."

Cariyeler için Allah Teala'nın kitabında kullandığı bu üç özellik, yalnızca o devir için değil, son yıllara kadar kölelere hayvan muamelesi­nin yapıldığı bütün zamanlar için bir inkılaptır ve İslam'ın köleliği ortadan kaldır­mak üzere attığı adımların ontolojik ve psikolojik alt yapısını hazırlamaktadır.

Evet, köle ve cariyeler de hür olanlar gibi insan çocuklarıdır, hepsi insanlıkta birbirine eşit olan "insanlar"dan doğup meydana gelmişlerdir.

Köle ve cariyelerin sa­hiplerinin bu sahipliği, insan dışındaki malların sahipliği gibi değildir, aile büyük­lerinin diğerlerine sahipliği gibidir, köle ve cariyeler de aile fertlerinden sayılır. Ailenin kızları nasıl "feteyât" ise cariyeleri de öyle feteyâttır; yani ailenin evlen­me çağına gelmiş kızlarıdır.

Cahiliye devrinde cariye sahipleri, bunları ücret karşılığında fuhuş yapmak üzere kiralar ve üzerlerinden para kazanırlardı. Ayet bu çirkin ve insanlık dışı âde­ti de ortadan kaldırmış, cariyelerle evlenmenin namuslu, ciddi ve hukuki bir ev­lenme olmasını istemiştir.

Nisa, 4/34’deki, “Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır." ifadelerini, “erkekler kadınlar hakkında, Allah’ın emirlerini yerine getirmeleri hususunda idarecidirler (ehl-i kıyam)” şeklinde tefsir edenler (Maverdî, İbnu’l-Cevzi) olduğu gibi, kelimenin lügat manasından yola çıkarak, onlar için çalışıp didinen, onları, himaye edip gözeten manası verenler de olmuştur. Şöyle ki:

Ka’im,  bir şeyle ilgilenip, onu takip eden, ıslah eden demektir. Kavvâm ise, mübalağa kalıbında olup, bu işi çokça yapan, ailesinin maslahatı için durup dinlenmeden çalışıp yorulan manasına gelmektedir.

Buna göre, erkeğin, kadın için kâim olması, muhafaza ve müdafaa, geçimini temin etmesi, onun için çalışması yönüyledir. Bu yüzden ayette “… Ve bir de onlar için harcamada bulunduklarından…” ibaresi zikredilmiştir.

Ayette, sadece kadın ve eşi söz konusu değildir. Mutlak olarak erkek ve kadın sınıfından bahsedilmektedir. Şöyle ki: Baba kızları için kaimdir (onlar için çalışır, didinir). Erkek kardeş, kız kardeşleri için çalışır.

Bu ayet erkeklere üstünlük atfetmekten çok, onlara görev ve sorumluluk yüklemektedir. Nitekim, bir kadının erkek çocuğu olmasa, üzülür. Ona “Niçin üzülüyorsun?” diye sorulsa, beni büyüyünce himaye edecek bir erkek çocuk istiyorum der!” (Şa’ravî, Havâtır)

Yüce Allah, erkeklerin kadınlar için kavvâm (idareci, muhafazacı, görüp gözetici) kılınmalarının sebebini iki şeye bağlamıştır.

Birincisi, vehbidir, yani Allah’ın erkeklere yaratılışta lütfettiği bazı özellikler (güç-kuvvet, ilim, hayatın yüklerine tahammül gücü gibi) sebebiyledir (yani Allah’ın bazınızı bazınıza üstün kılması sebebiyle). (Tantavî, el-Vasît)

İkincisi, kesbidir. Erkeğin, aile yükünü ve sorumluluğunu üzerine almasıdır.

Razî de erkeklerin kadınlara üstünlüğünün yaratılıştan gelen özellikler ve şer’i bir takım ahkâma medar olma açısından olmak üzere, iki açıdan olduğunu belirtir.

Yaratılıştan gelen özellikler ilim ve kuvvet açısından üstün olmaya dayanır. Şer’i ahkâma medar olma ise, İmamet, ezan, cihad gibi pek çok ahkâmda erkeklerin önceliğinin olmasıdır.

Razi, bu üstünlüğün erkek cinsinin kadın cinsine üstünlüğü olduğunu, yani genel itibarla böyle olduğunu belirterek, bazı kadınların çoğu erkekten güçlü ve bilgi sahibi olabildiğini belirtir.

Burada şunu da belirtmek gerekir ki, erkekleri idareci kılmaya elverişli yaratılıştan gelen bazı özellikleri olduğu gibi, kadınların da yaratılıştan gelen bazı üstün özellikleri vardır.

Örneğin şefkat ve merhamette, bir takım güzel sanat ve maharet isteyen ince işlerde, güzel konuşmada kadınların çoğu kere ileride olduğu görülür. Örneğin hattatlar genelde yazıyı yazar, kadınlar ise tezhibini yapar.

Yaratılıştaki bu farklılıktan dolayıdır ki, spor vs. müsabakalarda kadın-erkek birlikte yarıştırılmaz. Ayrı ayrı yarışırlar.

Aslında erkeğin bazı yönlerden kadına üstün, kadının da bazı yönlerden ona üstün kılınması, hayat yükünü birlikte daha iyi taşıyabilmeleri, birbirlerinin noksanlarını tamamlayabilmeleri ve birbirlerine ihtiyaç duyup bir araya gelip aile kurmaları içindir diyebiliriz.

Özetle, Allah her canlıya hayatını sürdüreceği organları ve kabiliyetleri verdiği gibi, kadın ve erkeğe de bir arada mesut bir hayat yaşayacakları bazı farklı özellikler vermiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR