Hadislere göre Orta Doğu'nun durumu ne olacaktır ve herkes Müslüman olup Allah nurunu tamamladıktan sonra ne olacak?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

1. Peygamberimiz (sav)'in ahir zamanda meydana gelecek olaylarla ilgili olarak dikkat çektiği bölgelerin başında Orta Doğu gelmektedir.

Mekke, Medine, Kudüs, Şam, Bağdat, ve İstanbul gibi şehirlerin de içinde bulunduğu Orta Doğu bölgesi tarih boyunca Allah'ın mübarek peygamberlerinin yaşadığı, üç semavi dinin de doğuşuna tanıklık etmiş ve her dinin kutsal mekanlarının inşa edildiği kutlu bir bölge olmuştur. Tarih sahnesinde hep başrolde olmuş bir bölgenin ahir zaman gibi muhteşem olayların yaşanacağı bir dönemde de ön planda olacağı ahir zaman hadislerinde belirtilmektedir.

Peygamberimiz (sav), Allah'ın izniyle hadislerinde, ahir zamanın alametlerini son derece detaylı biçimde anlatmıştır. Hadislerdeki bilgilere göre ahir zamanın ilk dönemini oluşturacak kargaşa ve bozulmaların ardından Yüce Allah, güzel ahlaktan uzaklaşıp, dejenerasyona uğrayan toplumları doğru yola iletmek için ‘Mehdi' (doğruya götüren) sıfatını taşıyan üstün ahlaklı bir kulunu vesile kılacaktır. Hz. Mehdi, İslam dünyasını bir çatı altında toplayacak ve ikinci kez dünyaya gelecek olan Hz. İsa (as) ile birlikte Kur'an ahlakının dünyaya hakim olmasına vesile olacaktır.

Orta Doğu Tarih Boyunca Birçok Açıdan Önemli Bir Merkez Olmuştur

Günümüzde Irak, İran, Suriye, Lübnan, İsrail, Filistin ve -kısmen de- Türkiye gibi ülkelerin de içinde bulunduğu bu bölgenin genel adı olan Orta Doğu, tarih boyunca gerek stratejik konumu ve sahip olduğu maddi zenginlikler, gerekse de tüm semavi dinlerin mensupları için ifade ettiği önem ve manevi yönü açısından çok büyük bir değere sahip olmuştur.

Örneğin; dünya petrol rezervlerinin yaklaşık üçte ikisinin (% 65.3), dünya bilinen doğal gaz rezervlerinin ise üçte birinden biraz fazlasının (% 36.1) Orta Doğu'da bulunması, bölgenin neden maddi yönden bu kadar değerli olduğunun göstergesidir. Bu cazibe nedeniyle bölge geçmişte, birçok mücadele, savaş ve güç oyunlarına tanık olmuştur.

Bölgenin tarihsel geçmişini incelediğimizde karşımıza çıkan diğer bir önemli bilgi ise, günümüzde Orta Doğu olarak adlandırılan coğrafyanın belli başlı birkaç önemli şehir merkezinin, her dönemde tüm dünyanın gözünün üzerinde bulunduğu merkezler olduğudur.

Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Kudüs'tür. Manevi değeri çok büyük olan bu şehir, pekçok büyük savaşa tanıklık etmiş ve birçok kez de farklı yönetimlerin hakimiyeti altına girmiştir. İçinde bulunduğumuz yıllarda Kudüs, dünya kamuoyunda sıcak bir gündem oluşturmaktadır. Üç Semavi dinin de mensupları için büyük önem arzeden bu şehir, bu yönüyle de farklı bir önem kazanmaktadır.

Leys, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen haber verdi ki, kendisi Resûlüîlah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)i doğuya dönmüş olduğu halde şöyle buyururken işitmiş:

«Dikkat! Hiç şüphe yok ki, fitne şuradadır. Dikkat! Hiç şüphe yok kİ, fitne şurada! Şeytanın boynuzunun doğduğu yerdedir.»

"Batı tarafından gelen bir fitne, doğu tarafından gelen bir fitne ile karşılaşınca Şam'ın ortasında toplanın. O gün yerin altı üstünden daha hayırlıdır." [Hz. İbni Abbas (r.anhüma)]

2. Ahir zamanda hakiki, tahrif olmamış İsevîlik yani Hristiyanlık dininin yeniden ortaya çıkması ve İslâmiyetle birlik olmasıyla dünyanın genelinde İslam nurunu yayacaktır. Fakat yine kıyamet kopmasına yakın tekrar bir dinsizlik cereyanı baş gösterir, galebe eder ve bu cereyandan insanların çoğu etkilenir; çoğunluğa göre hüküm verilmesi kaidesince, yeryüzünde "Allah Allah" diyecek kalmıyacak, yâni ehemmiyetli bir cemaat, Dünya'da mühim bir mevkie sahip olacak bir surette "Allah Allah" denilmiyecek demektir. Yoksa azınlıkta kalan veyahut mağlûb düşen müminler, kıyamete kadar baki kalacak; yalnız, kıyametin kopacağı ânında, kıyametin dehşetlerini görmemek için, bir Allah' ın rahmetinin eseri olarak, iman sahiplerinin ruhları daha evvel kabzedilecek, kıyamet kâfirlerin başına kopacaktır.

Diğer bir mana ise, kıyametin kopmasına yakın bir zamanda İslam dininin eğitimi için açılan, dini eğitim merkezlerinin kapatılması ile İslam dinini anlatan yerlerin olmaması neticesinde ortaya çıkan dinsizlik neticesi olarak yer yüzünde ehl-i iman azalacaktır. Bunun neticesi olarak da kıyametten önce "Allah Allah" diyenlerin sayısında, yani inananların iman ve Kur'an hakikatlerini yaşayan ve anlatanların sayısında azalma olacağından kıyamet kafirlerin başına kopacaktır... (Gaybı yanlız Allah bilir...)

Kıyametin kopacağı ânında, kıyametin dehşetlerini görmemek için, bir eser-i rahmet olarak, ehl-i îmanın ruhları daha evvel kabzedilecek, kıyamet kâfirlerin başına kopacaktır.

Kıyamet müminlerin başına kopmaz. Cenab-ı Allah kıyametin kopacağına yakın bir zamanda, bir rüzgar gönderir. O rüzgarın dalgalanmasıyla, imanı olan hiç bir mümin kalmayacak, ruhunu teslim edecektir. Allah onlara rahmet eylesin.1

Dipnot:

1. Şerhüs-Sünne 15/90, Müsned-ül Firdevs 5/88, El-Metalibül Aliye hadis no: 4582 (İmamı Busiri hadisin sıhhatine hükmetmiş); Kenzül Ummal 15/229; Şuab-ı İman Beyhaki, II/191; Mu'cemut-Taberani El-Kebir, III / 3037.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
10633 kez okundu

Yorumlar

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.