Gıybetin hükmü nedir? Nasıl olsa helalleşiyorum, diyerek, gıybete devam etmek doğru mudur? Ahirette bu helallikler nasıl alınacak?..

Soru Detayı

İnsanların kendi aralarında, hakkınızı helal edin, demesi ve bu şekilde karşılıklı helalleşme geçerli mi? Şayet bu kişi onun arkasından ileri geri konuşmuş (dedikodusunu yapmış) ve bunu ona söylemeden helallik istemişse, gerçekten helalleşmiş olur mu? Ahirette bu helallikler nasıl alınacak? Hesabı nasıl verilecek? Çağımızın hastalığı olan bu konuyu geniş bir şekilde anlatırsanız sevinirim...

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Helalleşmek güzel bir şeydir. Bir Müslümanın herkese hakkını helal etmesi büyük bir fazilettir. Allah affedicidir affedenleri sever. Bir kimsenin bu şekilde herkesle helalleşmesi güzel bir davranıştır.

Ancak bir kimse "nasıl olsa helalleşiyorum" diyerek gıybet yapamaz. Bu düşünceyle hareket eden kimse Allah'a karşı sorumludur, günahkar olur. Gıybette hem kul hakkı vardır hem de Allah'ın yasağına uymamaktan gelen günah ciheti vardır. Bir kimse gıybet ettiği kimseyle helalleşse dahi tövbe istiğfar etmesi gerekir. Bu sebeble nasıl olsa helalleşiyorum diyerek gıybete devam etmek insanı mesul eder.

Kur'an ve sünnet, gıybeti yasaklamıştır:

"Bir kısmınız diğerlerinizin gıybetini yapmasın. Sizden biriniz ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bundan tiksindiniz değil mi?" (Hucurat, 49/12);

"Gıybet, kardeşini hoşuna gitmeyecek şekilde anmandır." (Tirmizî, Birr, 23; Dârimî, Rikat, 6; Mâlik, Muvatta, Kelâm,10; Ahmed b. Hanbel, II / 384, 386).

Başkalarına kardeşinin ayıplarını anlatmak, onun hoşuna gitmeyecek şeyleri söylemek demek olduğundan, onun ayıplarını dil ile söylemek haram olmuştur.

Ayrıca, kaş-göz işareti yapmak, imâ, işaret ve yazı gibi gıybet anlamı ifade eden her hareket de gıybettendir. Meselâ elle birisinin uzun veya kısa boyluluğuna işaret etmek, bir şahsın ayıpları hakkında yazı yazmak gıybettir.

Gıybeti tasdik etmek de gıybettir. Gıybet yapılan yerde susan kişi gıybete ortak olmuş olur. Diliyle gıybetçiye karşı duramayanın kalbiyle inkâr etmesi gerekir. (İmam Gazzâli, Zübdetü'l-İhya, Trc: Ali Özek, İstanbul 1969, 362, 363). Allah Resulu şöyle buyurur:

"Bir kimse yanında hakarete maruz kalan bir mümine gücü yettiği halde yardım etmezse, Allah o kimseyi kıyâmet gününde insanların önünde rezil eder." (Tebarâni).

"Her kim gıyabında kardeşinin kusurlarını söyletmezse, kıyâmet gününde Allah da onun kusurlarını örtmeyi tekeffül eder." (İbn Ebi'd-Dünya).

"Ey kalbiyle değil, sadece diliyle iman edenler topluluğu! Müslümanların gıybetini yapmayınız, ayıplarını araştırmayınız. Zira kim kardeşinin ayıp ve kusurlarını araştırırsa, Allah do onun kusurlarını araştırır. Allah, kimin kusurunu araştırırsa onu evinin içinde bile olsa rezil ve rüsva eder." (Ebû Dâvud, İbn Ebî Dünya).

İslam dininde kardeşlik olgusunun,

"Müminler ancak kardeştir. İhtilaf ettikleri zaman, iki kardeşinizin arasını düzeltin; ve sakının ki, merhamet olunasınız." (Hucurat, 49/10)

ilâhi buyruğu ile kurulmuş olması, İslâm toplumunu bu iman kardeşliği üzerinde yükselen güçlü bir toplum yapmaktadır. Böyle bir toplumda gıybet yoktur. Çünkü, Hz. Peygamber (s.a.s)'in buyurduğu gibi,

"Mümin müminin aynasıdır. Mümin iki el gibidir, birisi diğerini temizler."

Bu ölçüler, toplumu fitne ve bozgunculuktan uzak tutar.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun