Fil Suresi'nde geçen filler kaç tanedir? Neden Mahmut/Mamut ismi verilmiştir?

Tarih: 30.05.2015 - 06:09 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Fil Suresi'nde fillerin cinsi hakkında herhangi bir ifade yer almazken, tefsirlerde ve sitenizdeki Fil Suresi ile ilgili açıklamada "Mahmut/Mamut" cinsi filden bahsediliyor. Ancak Mamutların M.Ö. 8.000 yıllarında nesillerinin tükendiği biliniyor.
- Tefsirlerde neden özellikle Mahmut/Mamut cinsinden bahsedildiği hakkında bilgi verebilir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kaynakların çoğunun orduda Mahmut adlı bir tek filin bulunduğunu kaydetmesine karşılık (Meselâ bk. İbn Sa’d, I, 91; Taberî, Camiu’l-beyân, XXX, 303) bazı rivayetlerde sekiz, on iki, on üç, hatta 1.000 kadar filden bahsedilmektedir. (İbn Sa’d, I, 92; Kurtubî, XX, 193; Cevâd Ali, Mufassal, III, 507)

Mahmût adının Arapça kaynaklara, nesli tükenmiş büyük tarih öncesi fillerine verilen “mamut” (mammouth) adından bozularak girmiş olabileceği ifade edilir. (Hamîdullah, İslam Peygamberi, I, 289-290)

Buna göre nesli tükenmiş bir fil isminin, yaşayan fillerden birine verilmesinin hiç bir sakıncası yoktur. Nitekim nesli tükenen ejderha ismi, günümüzde bile bir çok şey için kullanılabilmektedir.

Hz. Peygamber (asm) Mekke’nin fethedildiği gün, “Allah fili Mekke’ye girmekten alıkoydu ve yalnız resulü ile müminleri oraya hâkim kıldı.” buyurmuş, Hudeybiye’de devesi Kusvâ çökünce bazı sahâbîlerin, “Kusvâ çöktü” demeleri üzerine de“Kusvâ çökmedi, onu fili tutan tuttu.” demiştir.(İbn Kesîr, XV, 8665)

Abdullah b. Abbas, Hz. Peygamber (asm)'in amcası Ebû Tâlib’in kızı Ümmü Hânî’nin evinde, kuşların attığı bu taşlardan zıfar boncuğu gibi kırmızı çizgili olan bir tanesini gördüğünü, Hz. Âişe de ordunun önünde giden filin sürücüsü ile bakıcısına "kör kötürüm bir halde" dilenirlerken rastladığını söylemiştir. (Fahreddin er-Râzî, XXXII, 97-98)

Kureyş kabilesi, Mekke ve Kâbe için büyük önem taşıyan Fil Vak’ası’nı tarih başlangıcı kabul etmiş ve meydana geldiği yıl “âmü’l-fîl” adıyla meşhur olmuştur; ancak bu durum uzun sürmemiştir. Olayın Kureyş üzerinde bıraktığı etkinin büyüklüğüne ilk delil, Kur’ân-ı Kerîm’in “ashâbü’l-fîl” şeklinde adlandırdığı saldırganları yine Fîl adındaki bir sûre ile onlara hatırlatmasıdır.

Diğer Arap kabileleri de bu olay sebebiyle Kureyş’e saygı duymuşlar ve bunu onlara “ehlüllah” diyerek belli etmişlerdir; birçok şair ise bu vak’ayla ilgili çeşitli şiirler söylemiştir. (İbn Hişâm, I, 57-62; bk. TDV İslam Ansiklopedisi Fil Vakası md.)

Kur’an’ın asıl maksadı, Fil Vak’ası veya Filler hakkında bilgi vermek değildir. Mekke müşriklerine bildikleri bir olayın acı sonucunu hatırlatarak İslâm’ın sesini boğmaya çalışmayı, Kur’an’a ve Resûl-i Ekrem’e karşı düşmanca tavırlar sergilemeyi sürdürmeleri halinde kendilerinin de böyle bir cezaya çarptırılabileceklerini ihtar etmektir.

Fahreddin er-Râzî’ye göre sûrede Ebrehe ordusuna “fil erbabı” veya “fil mâlikleri” denilmeyip “ashâbü’l-fîl” (fil arkadaşları) denilmesi, Kâbe’yi yıkmaya kalkışanların filden daha akıllı olmadıklarına, hatta ondan daha aşağı ve ahmak olduklarına işaret eder; çünkü onlar bu kutsal mekânı yıkmak isterken fil o yöne gitmemekte direnmiştir. (bk. Razi, a.y.)

İlave bilgi için tıklayınız:

FİL VAK`ASI

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun