Duamızın tamamında salavat getirmek hakkındaki hadisi açıklar mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hibban b. Münkız anlatıyor: Adamın biri “Ya Resulallah! Duamın üçte birini  senin için yapayım mı?/sana salavat getireyim mi?" diye sorunca,  Resulullah (as) "Evet, dilersen." buyurdu. "Üçte ikisini" dedi "Evet, dilersen." buyurdu. "Bütün dualarımı sana tahsis edeyim mi?/Duamın tamamında Sana salavat getireyim mi'?” dedi.  Resulullah (asv) "Bu takdirde Allah dünya ve ahiretinle ilgili arzu ve ihtiyaçlarını karşılar." buyurdu.-Hadisi Taberanî ve Ebu Nuaym tahriç etmiştir.(bk. Kenzu’l-Ummal, h. No: 4001).  

Hadisteki adam tarafından ifade edilen “duanın tamamı”ndan maksat, bilmediğimiz; her yönden mükemmel olan bir duadan ziyade, ne zaman adamın aklına dua etmek gelirse, başka herhangi bir dua etmeyip, onun yerine Hz. Peygamber (a.s.m)’e  salavat getirmektir. 

En kapsamlı salavat, sünnette yer alan ve teşehhütlerde okunan salavat şeklidir, denilebilir. Bununla beraber, eskiden beri salih kimseler tarafından okunan, dünya ve ahiretle ilgili arzu edilen güzellikleri ve kaçınmak istenilen kötülükleri çok veciz ve kapsamlı bir şekilde ifade eden salavatlardan biri de “Salat-ı münciye/ Salaten tüncina..”dır. Genel olarak unutulmaması gereken bir husus şudur; usanmamak, dinçliğini muhafaza etmek ve şevkini devam ettirmek için salavat getirdiğimiz zaman, Efendimizin (asv) belli bir vasfını zikretmek gerekir. “el-ümmî, el-habîb, el-âli’l-kadri, tebbi’l-kulubi, nuri’l-ebsari” vasıfları gibi.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR