Borçlu olarak ölmek büyük günah mı?

Tarih: 25.04.2022 - 10:18 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hayır, borçlu olarak ölmek büyük günah da küçük günah da değildir.

Ancak hadislerde;
- Kişinin ödeyecek mal bırakmadan, borçlu olduğu hâlde Allah’ın karşısına çıkmasının büyük günah olduğu;
- Ölen kişinin ruhunun, zimmetindeki borç ödeninceye kadar borçluluğundan dolayı bağlı kalacağı;
- Ölünün borçlarının ödenmesini sağlamak için, borcu varsa ödenmeden Peygamber Efenedimizin (asm) cenaze namazını kıldırmadığı

ifade edilmiştir.

Borç Vermek Sevaptır

Hz. Peygamber (asm) Efendimiz, borç vermenin, sadakadan daha çok sevap getirici bir davranış olduğunu ifade etmiş(1), ibadet ve diğer yükümlülüklerdeki eksiklikleri tamamlayıcı nitelikte bir eylem olduğunu bildirmiştir.(2)

Borcunu Güzel Ödeyen En Hayırlı İnsandır

Allah Resulü (asm), bir taraftan borç verenin müsamahalı davranmasını ve gerekirse imkanlar dahilinde alacağını bağışlamasını tavsiye ederken(3), diğer taraftan da borcunu en güzel şekilde ödeyen kimseleri en hayırlı insan‟ olarak tavsif etmiştir.(4)

Gücü Yettiği Hâlde Borcunu Ödemeyen Zalimdir

Hz. Peygamber (asm) Efendimizin, gücü yettiği halde borcunu ödemeyenler için yaptığı “Varlık sahibi kimsenin borcunu geciktirmesi zulümdür.”(5) şeklindeki nitelendirmesi oldukça dikkat çekicidir. Hatta bir hadis-i şerifte şöyle buyrulur:

“Kim ödememek kastıyla borca girerse, Allah’ın huzuruna hırsız olarak çıkar.”(6)

Alacaklılarla Helalleşmek Gerekir

Peygamber Efendimizi (asm) son günlerinde hasta haliyle, insanlarla helalleşmek üzere güçlükle de olsa mescide geldiği ve şöyle bir konuşma yaptığı kaynaklarda nakledilir:

"Ey insanlar! Aranızdan ayrılma vaktim iyice yaklaştı. Ben de insanım ve bu yüzden içinizden benden alacağı / hakkı olanlar çıkabilir. Kimin özel hayatına zarar vermişsem, işte hayatım, gelsin aynısını o da bana yapsın. Kimin bedenine bir zarar vermişsem, işte buradayım, gelsin aynısını o da bana yapsın. Kimin benden bir alacağı varsa, işte malım, gelsin alsın. Şunu iyi bilin ki sizin bana en sevimliniz, hakkı olup da gelip benden onu isteyen veyahut helal eden kimsedir. Zira ben, Rabbimin huzuruna, üzerimde kul hakkı olmadan varmak istiyorum! Kesinlikle içinizden hiç kimse, 'Allah’ın Resulünün kininden ve düşmanlığından çekindim.' demesin, çünkü fıtratımda da ahlakımda da asla kin ve düşmanlık yoktur."

Bu konuşma üzerine bir adam kalkarak, bir ara ihtiyaçlı birisinin Hz. Peygamber (asm)'den para istediğini ve yanında olmadığı için Peygamberin emriyle o istenen parayı kendisinin verdiğini, dolayısıyla üç dirhem alacağı bulunduğunu söylemiş, Hz. Peygamber de o adamı tasdik etmiş ve üç dirhemi ödemiştir.(7)

Helalleşmek, Hakkını Vermekle Olur

Resul-i Ekrem (asm), tıpkı kendisinin yaptığı gibi, üzerinde başta borç olmak üzere kul hakkı bulunan kimselerin bu dünyada alacaklılarıyla helalleşmesini emretmektedir.(8)

Helalleşmenin, yalnızca sözle değil, alacaklının hak ve hukukunu bizzat ödemekle yerine getirileceğinde şüphe yoktur.

Hz. Peygamber (asm) Efendimizin, borç konusundaki bu hassasiyeti cenaze namazlarında da sürdürdüğünü görmekteyiz:

Rivayete göre Hz. Peygamber (asm) Efendimize bir cenaze getirilmiş, Efendimiz vefat edenin borcu ve malı olup olmadığını sormuş, borcunun bulunduğu ve onu ödeyecek malının olmadığı anlaşılınca da Hz. Peygamber, “Arkadaşınızın namazını siz kılın.” buyurarak kendisi kıldırmak istememiştir. O borcu Ebu Katade‘nin üstlenmesi üzerine Allah Resulü (asm) ilgili şahsın cenaze namazını kılmış, fakat Ebu Katade‘yle her karşılaştığında üstlendiği borcu ödeyip ödemediğini sormuş, ödenmedikçe borcu yüzünden müteveffanın sıkıntı çekeceğine dikkati çekmiş ve ödendiği bilgisini alınca da “İşte şimdi onun vücudunu soğuttun.” buyurmuştur.(9)

Ebu Hureyre'den nakledilen bir rivayette de Hz. Peygamber (asm), “Borç ödenmediği sürece müminin ruhu askıda durur.” buyurmuştur.(10)

Ödeyecek Mal Bırakmadan Vefat Eden Büyük Günah İşlemiş Olur

Hz. Peygamber (asm) tarafından, “kişinin geride hiçbir mal bırakmadığı halde borçlu bir şekilde Allah’ın huzuruna varması, Allah katında büyük günah” olarak tavsif edilmiştir.(11)

Hatta bir hadiste, defalarca diriltilip Allah yolunda öldürülse dahi kişinin, borçlu bir şekilde ölmesi durumunda cennete gidemeyeceği uyarısı yapılmıştır.(12)

Şu halde maddi bir borçtan kurtulmanın yegane yolu onu ödemektir. Ödemeden vefat etmişse, önce borçları ödenir sonra miras taksimi yapılır. Ödeyecek malı yoksa, varislerinin ve dostlarının ödeme zorunluluğu olmamakla birlikte, ödemeleri durumunda onu borçtan ve kul hakkından kurtarmış olurlar.

Bu nedenle, öncelikle gücümüz ölçüsünde borçlanmamız ve ilk fırsatta da ödememiz gerekir.

Diğer taraftan müminler, imkânlar ölçüsünde alacaklarını bağışlamak suretiyle zor durumda olan borçluları rahatlatmanın büyük ecrini gözeterek(13), vefat eden mümin kardeşlerinin ufak tefek borçlarını bağışlayıverme erdemini göstermelidir.

Kaynaklar:

1) İbn Mâce, Sadakat 19.
2) İbn Hanbel, 2/263; Buhârî, Büyû 18, Enbiya 50, Sulh 10; Müslim, Müsakat 19, 31; Tirmizî, Büyû‟ 65; Nesâî, Büyû‟ 104.
3) İbn Hanbel, 5/360; İbn Mace, Sadakat 14.
4) Buhârî, İstikrâz 4, 6, 7,13; Müslim, Musâkât 22.
5) Buhârî, Havâlât 1, İstikrâz 12; Müslim, Müsâkât 33; İbn Mâce, Sadakât 8.
6) İbn Mâce, Sadakât 11. Senet itibariyle hadis sahihtir.
7) İbn Sad, Tabakât, Beyrut, 1990, 2/196; Taberânî, Kebîr, Kahire, 1984, 18/280, h. no: 718.
8) Buhârî, Mezâlim 10, Rikâk 48; Tirmizî, Kıyâmet 2.
9) Tayâlisî, 3/253, h. no: 1778; İbn Hanbel, 3/296, 330.
10) İbn Hanbel, 2/440, 475; Tirmizî, Cenâiz 76.
11) İbn Hanbel, 4/392; Ebû Davud, Buyû 9.
12) İbn Hanbel, 5/289; Nesâî, Buyû 99.
13) İbn Hanbel, 2/359; Tirmizî, Buyû 67.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun