Birçok insan, yaptığı hataları neden kabul etmek istemez?

Tarih: 18.06.2014 - 11:17 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Siyasette olsun sosyal yasamda olsun birçok insan yaptığı kötü şeyleri kabul etmiyor. Ya inkar ediyor ya da yaptığına bir bahane buluyor. Kendisine şöyle yaptın denildiğinde hemen karşı tarafa saldırıyor. Bana bu psikolojinin sebeplerini anlatır mısınız?

- Bu insanlar niye böyle yapıyor, bunun çözümü ayet ve hadisler bağlamında ne olabilir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- İnsan yaratılışı itibariyle nefsini / öz benliğini sever. Sevginin gözü ise kördür, sevdiğinin kusurlarını görmez. Görse bile bin teville onları yine de görmezlikten gelir.

- Aslında, kendisini değil, Rabbini takdis etmek için verilen bu “koruma refleksi”ni bencilliğinden ötürü kendi nefsi için kullanmaya çalışır ki, bu bir psikolojik saplantıdır.

- Bediüzzaman Hazretlerinin nefsi terbiye etme noktasında Kur’an’dan aldığı dersini şöyle beyan etmiştir.

فَلاَ تُزَكُّوا اَنْفُسَكُمْ  (Nefsinizi temize çıkarmayın) âyeti işaret ettiği gibi: Tezkiye-i nefs etmemek / nefsini temize çıkarmaya çalışmamak). Zira insan, cibilliyeti ve fıtratı hasebiyle nefsini sever."

"Belki evvelâ ve bizzât yalnız zâtını sever, başka herşeyi nefsine feda eder. Mabud'a (kendisine ibadet edilen varlığa) lâyık bir tarzda nefsini medheder. Mabud'a lâyık bir tenzih ile nefsini meayibden (kusurlardan) tenzih ve tebrie eder. Elden geldiği kadar kusurları kendine lâyık görmez ve kabul etmez. Nefsine perestiş eder tarzında (nefsine taparcasına) şiddetle müdafaa eder."

"Hattâ fıtratında tevdi edilen ve Mabud-u Hakikî'nin hamd ve tesbihi için ona verilen cihazat ve istidadı, kendi nefsine sarfederek مَنِ اتَّخَذَ اِلهَهُ هَوَيهُ (Nefsini, heva ve hevesini ilah edinen kimse”mealindeki ayetin) sırrına mazhar olur. Kendini görür, kendine güvenir, kendini beğenir.

İşte şu mertebede, şu hatvede (adımda/basamakta) tezkiyesi, tathiri (temizlenmesi): Onu tezkiye etmemek, tebrie etmemektir.” (bk. Sözler, s. 477)

- Bu açıklamadan da anlaşıldığı gibi, insanın nefsini haksız yere savunması, kusurlarını inkâr etmesi, onu taparcasına sevmesinden kaynaklanır. Hakiki mabud olan Allah için verilen “hamd ve tesbih / övgü ve takdis / kusursuz görme” cihazlarını çok sevdiği kendi nefsinin hesabına kullanması bir psikolojik saplantıdır. Nefsinin kusurlarını kabul etmek ise, bir erdemliktir. Erdemlik adına kusurları kabul etmek Allah katında itibar kazandırır. Nefsi buna ikna etmek gerekir.

- “Temize çıkarma” ile ilgili ayetin ayetin tamamının mealini, önemli bir dersin çıkarılmasına vesile olacağını düşünerek vermek istiyoruz:

“İyi insanlar, ufak kusur ve günahlardan olmasa da büyük günahlardan, aşikâr hayasızlıklardan kaçınırlar. Senin Rabbinin mağfireti boldur. O sizi topraktan yaratırken ve siz annelerinizin karınlarında döl halinde iken mayanızın ne olduğunu gayet iyi bilir. Öyleyse kendinizi temize çıkarmayın, övünüp durmayın. Çünkü kimin Allah’ı daha çok sayıp O’na karşı gelmekten sakındığını O pek iyi bilmektedir.” (Necm, 53/32)

- Bu ayetten açıkça anlıyoruz ki, modern bir deyişle “bizim sicil amirimiz” bizi yaratan Rabbimizdir; kendi kendini öven kimse, kendi sicilini doldurmaya çalışan küstah bir memur durumuna düşer.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun