Bakara Suresi 44. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
Değerli kardeşimiz,
Bakara Suresi
44. Ayetin Aslı
اَتَاْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّ وَتَنْسَوْنَ اَنْفُسَكُمْ وَاَنْتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ ﴿٤٤
Meali
﴾44﴿ Sizler kitabı okuduğunuz halde insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?
Tefsiri
Sözlükte “iyilik, doğruluk” anlamına gelen birr kelimesinin, dinî ve ahlâkî bir terim olarak, iman ve ibadetten başlamak üzere her türlü iyilik, ihsan, itaat, doğruluk, günahsızlık gibi mânalarda kullanıldığı görülür (Ayrıntılı bilgi için bk. Bakara 2/ 177; Âl-i İmrân 3/92).
Bu âyetten, asıl muhatapların Yahudi din bilginleri olduğu anlaşılmaktadır. Başka benzerleri gibi Yahudi din bilginleri de halka kutsal kitaba inanıp onunla amel etmelerini, gerek sözleri gerekse davranışlarıyla Allah’ın rızâsına uygun şekilde yaşamalarını emrederlerdi. Ancak âyet bize, başkalarına iyiliği emrederken kendilerini unuttuklarını yani onların kendi yaşayışlarının bilgileri ve sözleriyle çeliştiğini, sonuç olarak samimi dindarlık hislerini kaybettiklerini göstermekte; “Aklınızı kullanmıyor musunuz?” ifadesiyle bu çelişkili tutumlarının, yalnızca dinin hükümlerine değil, akla da aykırı olduğuna işaret etmektedir.
Kur’an’ın geçmiş ümmetlerin tarihine ilişkin verdiği bilgilerde de sonraki nesiller için mesajlar ve dersler vardır. Bu bakımdan, söz ve davranış uyumu şeklinde özetlenebilecek evrensel ahlâk kurallarından birini ihlâl etmeleri sebebiyle Yahudileri eleştiren söz konusu âyet, bir yandan Yahudi din bilginlerinin bu çelişkili tutumları ve samimiyetsizlikleri hakkında bilgi verirken, bir yandan da genel olarak İslâm ümmeti, özellikle Müslüman din önderleri ve bilginleri için de bir uyarı anlamı taşımaktadır. Şu halde kendilerini din bilgini, din adamı ya da din önderi konumunda görenlerin veya öyle tanımlananların bu uyarıyı hiçbir zaman hatırdan çıkarmamaları gerektiği açıktır. Zira başkalarına iyiliği öğütleyenlerin kendi yaşayışlarında bunun aksine davranmaları Kur’an’ın kesinlikle reddettiği bir tutumdur. Nitekim Saf sûresinde “Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niye söylersiniz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında çok sevimsiz bir davranıştır!” (61/2-3) buyurulmaktadır.
Kaynak: bk. DİB., Kur'an Yolu Meal ve Tefsir, I, s. 116-117.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Bakara Suresi 41. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Bakara Suresi 79. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Mâide Suresi 44. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Bakara Suresi 40. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Yûsuf Suresi 109. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Bakara Suresi 140. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Bakara Suresi 213. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Bakara Suresi 75. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Bakara Suresi 138. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Âl-i İmrân Suresi 7. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?