Âriyet akdi ne demek?
Değerli kardeşimiz,
Âriyet akdi, bir kimseye bedelsiz olarak belli bir süre kullanmak üzere bir malın verilmesini konu alan bir sözleşme türüdür. Türkçe’de bu akde iğreti sözleşmesi de denir. Akdin temel özelliği belli bir süreyle kayıtlı olması, bir malın tüketimini değil kullanımını (intifâ) konu alması ve bedelsiz olmasıdır. Bu özellikleriyle hibe, kira ve satıştan ayrılır. Akdin iki tarafın da gönül rızâsı ve bu rızâyı gösteren irade beyanı (icap ve kabul) ile kurulacağı açıktır. Gerek taraflar ve gerekse âriyet konusu malla alakalı olarak İslâm hukuk doktrininde ileri sürülen şartlar, akdin sağlıklı işleyişini sağlama, insanî bir yardım gayesi taşıyan bu akdin neticede taraflar arası anlaşmazlık ve mağduriyet sebebi olmasını önlemektir.
Kur’an’da âriyet akdiyle doğrudan alakalı bir âyet yoktur. Ancak Mâûn sûresindeki, “Yazık onlara ki... mâûnu da engellerler” (el-Mâûn 107/1-7) ifadesinde yer alan “mâûn” insanlar arası yardımlaşmanın bir örneği olan zekât veya âriyetle açıklanır. Gerek Kur’an’da gerek Hz. Peygamber’in sözlerinde ve örnek davranışlarında insanlar arasında yardımlaşmayı, birbirinin sıkıntı ve ihtiyacını gidermeyi teşvik eden birçok genel prensipve özel hüküm mevcuttur. Resûlullah’ın ihtiyacı olduğunda diğer sahâbîlerden at, zırh gibi eşyaları âriyet olarak alıp bir süre kullanmıştır (Ebû Dâvûd, “Büyu’”, 88).
Âriyet veren kimsenin bu sebeple herhangi bir bedel istememesi, bu işi insanî ve dostça bir yardım maksadıyla yapması gerekir. Her ne kadar dilediğinde malını geri isteme hakkı varsa da karşı tarafın ihtiyacını gidermesini ve yardımın gayesine ulaşmasını beklemesi doğru olur. Âriyet alan kimse de aldığı bu malı ihtiyacı sona erdiğinde, süre sonunda veya mal sahibinin istemesi halinde geri vermesi, kullandığı süre içinde de malı usulüne, örf ve âdete, mal sahibinin arzu ve tâlimatına uygun olarak kullanması gerekir.
Âriyet alınan mal hukuken emanet hükmünde olduğundan, alan ve kullananın kasıt, ihmal veya kusuru bulunmadıkça malda meydana gelen zararı ödemesi gerekmez. Ancak âriyet alınan malın süresinde iade edilmemesi, izinsiz olarak üçüncü şahıslara kullandırılması veya mâkul ölçülerin dışında bir kullanımı sebebiyle meydana gelen zararları ödemesi gerekir. Hz. Peygamber’in, “El, aldığı şeyden onu geri verinceye kadar sorumludur” (Ebû Dâvûd, “Büyû‘”, 88) şeklindeki sözü bu alanda da geçerlidir.
Kaynak: Diyanet İslam İlmihali II. Cilt, İslâm ve Toplum
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Hibe hakkında bilgi verir misiniz?
- Borçlanma ve hukiki sorumluluğu hakkında bilgi verir misiniz?
- Kira ve kiralamadaki sorumluluklar nelerdir?
- Akidlerde rıza hakkında bilgi verir misiniz?
- Şüf'a ne demek?
- Enflasyon ile borç alakasını izah eder misiniz? Alacaklarda enflasyon farkını almak caiz mi?
- Garar ve bilinmezlik sebebiyle yasaklanan satışlar hakkında bilgi verir misiniz?
- Sigorta hakkında bilgi verir misiniz?
- Vadeli satışlarda dikkat edilecek hususlar nelerdir?
- Satışta dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?