Allah'ın sıfatları, isimleri ve filleri de zamandan ve mekandan münezzeh midir?

Tarih: 01.11.2014 - 01:22 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Allahın sıfatları ve isimleri ezeli ve ebedi midir?
- Allahın fiilleri ne demektir?
- Allahın fiilleri de zamandan, mekandan münezzeh mi?
- Allahın fiilleri de ezeli ve ebedi mi?
- Zamandan ve mekandan münezzeh olan sadece Allah mıdır?
- Mümin kulun kalbi mekandan münezzeh midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Allah'ın zat-ı akdesi gibi sıfatları ve isimleri de zamandan ve mekandan münezzehdir. Çünkü zaman ve mekân yokken onlar da Allah’ın zat-ı akdesi gibi ezeli olarak vardı.

- Allah'a ait olan fiiller de elbette mahluk değildir. Onların tecellileri olan varlıklar mahluktur. Allah’ın onları yaratması, rızık vermesi, diriltmesi, öldürmesi gibi fiiller demektir. Bütün kainat bu açıdan Allah’ın fiilleridir.

Bu yaratılan şeyler, zamandan, mekândan münezzeh değildir. Çünkü onlar ezeli ve ebedi değildir. Mesela, biz insan olarak Allah’ın birer fiiliyiz. Sonradan yaratılmışız, ne ezeliyiz ne de ebediyiz. Ancak ahiret alemi Allah’ın öyle istemesiyle ebedi kalacağı için, cennette ve cehennemdeki insanlar da onun ibka etmesiyle / bakileştirmesiyle baki / ebedi kalırlar.

- Şunu unutmayalım ki, bu bilgiler yalnız yaratılanlarla ilgili olup fiili sıfatlarla ve isimlerle alakalı değildir. Çünkü fiili de olsa Allah’ın bütün sıfatları ve isimleri ezelidir ve mekandan münezzehtir.

- Bu konu Eşari ile Maturidiler tarafından farklı anlaşılmıştır.

Eşarilere göre, bir sıfatın yokluğu onun zıddını / karşıtını doğuruyorsa bu sıfat, zatidir. Örneğin, hayatın zıddı ölümdür, yokluktur; kudretin zıddı acizliktir; ilmin zıddı cehalettir. Buna göre hayat, ilim ve kudret Allah’ın zati sıfatlarındandır.  Buna mukabil, eğer bir sıfatın yokluğu onun zıddını doğurmuyorsa, bu sıfat fiili sıfattır. Örneğin, ihya ve imate / diriltme ve öldürme; yaratma ve rızık verme gibi sıfatlar fiili sıfatlardır. Çünkü bunların yokluğunu farz etmekle zıtları var olmaz. Çünkü hayat vermemek öldürmenin; yaratmamak yok etmenin, rızık vermemek, rızık bırakmanın zıddı değildir. (bk. Aliyyulkari, Şerhu’l-Fıkhi’l-Ekber, 34)

Maturidilere göre, Allah’ın vasıflandığı ve zıddıyla vasıflanmasının caiz olmadığı sıfatlar zati sıfatlardır. Kudret, ilim, izzet, azamet böyledir. Çünkü Allah’ın bunları zıddı olan acizlik, cehalet, zillet, küçüklü gibi vasıflarla nitelendirilmesi caiz değildir. Buna mukabil, hem kendisiyle hem de zıddıyla Allah’ın sıfatlanması caiz olan sıfatlar fiili sıfatlardır. Örneğin; Allah’ın  refet/şefkat ve rahmetle vasıflanması caiz olduğu gibi, sahat (küsme / kızma) ve gazabla da vasıflanması caizdir. Öyleyse, bu sıfatların hepsi fiili sıfatlardandır. (bk. Aliyyulkari, a.y)

- Ehl-i sünnet kelamcılarının ufak da olsa bu farklı yaklaşımlarına rağmen, kullandıkları ifadelerinden anladığımız kadarıyla  her iki ekolün de “Allah’ın fiili” konusundaki temel görüşleri şöyle özetlenebilir:

Allah’ın fiili sıfat ve ismi ile fiilin kendisi ayrı şeylerdir. Örneğin, tekvin / kudret sıfatı Allah’ın fiili birer sıfatıdır ve ezelidir. Fakat, kudreti ve tekvini sıfatının yarattığı fiiller ise birer nesnedir, yaratılmıştır ve ezeli değildir. (krş. Aliyyulkari, 34-36)

- Mümin kulun kalbi ile kâfir kulun kalbi arasında -yapısı itibariyle- bir fark yoktur. Kanı pompalayan fiziksel kalbin, bir mekânda yer aldığı gözle görülmektedir. Bir latife-i rabbani olan kalp manevi de olsa insanın bünyesinde bir yerdedir. Bazılarına göre bunun mekanik yeri beyindir, diğer bazılarına göre ise yeri belirsiz olup bünyenin genel atmosferi içindedir. Bu açıdan da bakılsa yine de kalp, -en az ruh gibi- cismani bedenin mekaniği içinde bir yer almaktadır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun