Allah, pis bir şeye tecelli eder mi?

Soru Detayı

- Örneğin bir klozete tecelli etmek olur mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Tecelli: Ortaya çıkmak, zuhur etmek, görünür hale gelmek, bir yerde iz bırakmak gibi manalara gelir. Allah’ın tecellisi, varlıklarda onun isim ve sıfatlarının izleri, eserleri, fiilleri, tezahürleri, yansımalarının akıl gözüyle görünmesi manasına gelir. Örneğin; bir çiçeğin cismi, Allah’ın ilim, kudret ve yaratmasını gösterir. Bunun rengi Allah’ın MÜLEVVİN ismini, güzelliği, MÜZEYYİN ismini gösterir. İşte bu çiçekte görünen bütün unsurlar, vasıflar Allah’ın söz konusu isimlerinin tecellisidir denilir.

Bununla beraber, Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellisi eşyanın mülk cihetine yönelik olduğu gibi, melekût cihetine de yöneliktir. Bizim aklımız ve âdetimiz itibariyle çirkin gördüğümüz bazı şeylerin varlığı mülk cihetleri itibariyledir. Melekût ciheti itibariyle hiçbir varlıkta çirkinlik yoktur. Örneğin, insanlık camiasında fare, köpek, böcek gibi şeyler değersiz görülebilir ve bu açıdan Allah ile irtibatlandırılmaları hoş görülmez. Bu duygumuz yüzündendir ki, fıkıh kaynaklarında da Allah’a “köpeğin Halıkı, farenin yaratıcısı” gibi ifadelerin uygun olmadığına hükmedilmiştir. Oysa en çirkin ve değersiz görülen varlıkların dahi melekût ciheti şeffaftır, güzeldir, Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellilerine layık bir konumdadır. Örneğin, bir farenin, bir kaplumbağanın sanat ciheti olan yönünün güzelliğini kim inkâr edebilir ki...

Bunun daha açıklayıcı bir misal olsun diye, şunu düşünebiliriz: bir hastanın dışkısını gördüğümüzde insan olarak tiksinti duyarız. Fakat bir teknisyen, bir doktor onu analiz ederken, bizim baktığımız -deyim yerindeyse- mülk cihetine bakmaz, bilakis melekût ciheti olan onun unsurlarına bakar. Yani Fasulye, patates, mercimek gibi güzel gıdaları inceliyor olacaktır.

Yine örneğin burnun içindeki bezlerin salgılarının dışarı çıkması veya karındaki gazın boşalması mülk yönüyle mide bulandırıcı bir keyfiyet taşımaktadır. Yine kar ve fırtına gibi şiddetli musibetlerde insanın hoşuna gitmeyecek hususlar söz konusudur. Hâlbuki bunların melekût cihetleri çok farklıdır. Burnun o yapışkan maddeyi ifraz etmesi çok önemlidir. Binaenaleyh bu durum insana bakan yönüyle nahoş gibi görünse de bu tür görünmenin verâsında, melekût yönünde ve arka planında pek çok fayda ve maslahatlar vardır.

Kar, zahiren soğuk ve sevimsiz görülür. Hâlbuki kar, aheste aheste toprağa siner ve bazen yağmurdan daha faydalı olur. Zira yağmur, tozu toprağı siler götürür ama kar, toprakta bir sultan gibi oturur ve bahara kadar ne getirmişse hepsini toprağın sinesine işleyiverir. Öyleyse mülk cihetinde karın soğukluğunun yanı başında toprağı beslemesine ve bahar için medetresan olmasına bakılmalıdır. Bu tür misalleri çoğaltmak mümkündür.

İşte bu örneklerde de olduğu gibi, hiçbir şey hem mülk hem de melekût cihetiyle çirkin değildir. Mülk cihetiyle bize nahoş gelen şeylerin melekût cihetleri her zaman parlaktır. Ancak rahmet, nur, yağmur, hayat gibi bir kısım şeyler vardır ki, bunların hem mülk, hem de melekût cihetleri şeffaftır, güzeldir.

Özetle:

- Bizler, olayların çoğunlukla sadece mülk cihetini görmekteyiz. Bu sebeple bazı olaylar zahiren bize çok çirkin gelebilir. Ancak melekût tarafına muttali olunduğunda son derece nezih oldukları müşahede olunur.

- Olayların görünen yüzündeki çirkinlikleri yaratan da Allah'tır. Ancak bu çirkinlikleri O'na isnad etmememiz için Allah, sebepleri perde olarak yaratmıştır.

- İnsan olarak bizim bakış açımız Allah’ın tecellilerini pis şeylerle irtibatlandırmaya uygun olmadığı için, böyle bir irtibatlandırma caiz değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
EN ÇOK SORULANLARDAN
UYGULAMALAR