Şaka yapan kişi münafık mı?

Tarih: 06.03.2016 - 07:01 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Tevbe Suresi 65-66 ayetlerinin nüzul sebebi nedir?
- Şaka yapan kişi münafık mi yoksa Müslüman mı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili ayetlerin meali şöyledir:

“Onlara soracak olsan, 'Biz öylesine dalmış eğleniyorduk.' derler. De ki: Allah ile Onun ayetleriyle ve Resulü ile mi eğleniyorsunuz? (Ey münafıklar!) Hiç boşuna özür dilemeyin. Gerçek şu ki: Siz iman ettiğinizi açıkladıktan sonra, içinizdeki inkârı açığa vurdunuz. Sizden bir kısmınızı, (tövbeleri veya alay etmemeleri sebebiyle) affetsek de bir kısmını suçlarında ısrar etmelerinden dolayı cezalandıracağız." (Tevbe, 9/65-66)

- Bu ayetlerin nüzul sebebi hakkında farklı rivayetler vardır. Hepsinin ortak paydası, münafıkların kendi aralarında İslam’ı ve Müslümanları alay konusu yapmalardır.

Tefsir kaynaklarında -görebildiğimiz kadarıyla- en çok kabul gören rivayetlerden biri şöyledir:  

İbn Ömer anlatıyor: Tebük gazvesinde münafıklardan biri şöyle demiştir: “Ben bu topluluk (Müslümanları kastediyor) kadar kalpleri ürkek, dilleri yalancı, düşmanla karşılaştıklarında bu kadar korkak kimse görmedim.”

Bu sözleri duyan bir sahabi, ona: “Yalan söylüyorsun ve sen kesin münafıksın.” dedi ve Resulullah (asm)’a bunu haber vermek için ona gitti. Fakat baktı ki, Kur’an (ilgili ayetler) ondan önce gelmiştir. Bu sözleri söyleyen kişi de devesine binip Resulullah’ın yanına gelmiş ve “Ey Allah’ın Resulü! Biz yolu katetmek için yolda -yolcuların yollarda konuştukları gibi- eğlenmek için konuşuyorduk.” dedi. Hz. Peygamber (asm) ise, ona bakmıyor; yalnız “Siz Allah ile Onun ayetleriyle ve Resulü ile mi eğleniyorsunuz?” mealindeki ayetin ifadesini tekrarlıyordu. (bk. Taberi, Razi, ilgili ayetlerin tefsiri)

- Ayette yer alan “sizden bir kısmınızı” mealindeki ifadeden anlaşılıyor ki, Müslümanları alaya alanlar bir gruptur. Bir cemaatin en azı üç kişiliktir. Bunu düşünen müfessirler, “buların üç kişi olduklarını, iki kişinin alay ettiğini, bir kişinin de bunları dinlerken gülüp eğlendiğini” bildirmişler. (bk. Razi, ilgili yer)

- Buna göre, yukarıda bu olayın Tebük’te cereyan ettiğini bildiren rivayeti de üç kişi olarak değerlendirmek mümkündür. İbn Ömer, olayın asıl sorumlusu ve en çok alay eden bir kişi üzerinden konuyu açıklamıştır.

- Nüzul sebebi ne olursa olsun, mesele münafık olan kâfirlerle alakalıdır. “Gerçek şu ki: Siz iman ettiğinizi açıkladıktan sonra, içinizdeki inkârı açığa vurdunuz.” mealindeki Kur’an’ın ifadesinde geçtiği üzere, bunlar dilleriyle hep Müslüman olduklarını söylemiş ve kalpleriyle de küfürlerinde ısrar etmişlerdir.

Bu sebeple, bunların yaptıkları; bir şaka değil, fırsatını buldukları anda içlerindeki küfürlerini dışa yansıtmalarıdır.

- Samimi bir mümin, dinin kutsal saydığı şeyleri şaka konusu yapmamalıdır. Bununla beraber, şayet cahilliğinden böyle bir şaka yaparsa, günahkâr olmakla beraber, onun kâfir olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü imanına şahadet eden birçok yönü vardır. Bilindiği üzere;

“... her bir Müslümanın her bir sıfatı Müslüman olması lâzım olmadığı gibi, her bir kâfirin dahi bütün sıfat ve sanatları kâfir olmak lâzım gelmez.” (bk. Nursi, Münazarat, s. 32)

“...Meselâ: (Peygamberimiz) Demiş bu şey küfürdür. Yani o sıfat imandan neşet etmemiş, o sıfat kâfiredir. O haysiyet ile o zât küfür etti (küfür olan bir davranış gösterdi) denilir. Fakat mevsufu (bu küfür sıfatını ortaya koyan kişi) ise imandan neşet ettikleri gibi ve imanın tereşşuhatına da hâize olan başka masume evsafa mâlik olduğundan, o zât kâfirdir denilmez. İllâ ki, o sıfat küfürden neşet ettiği yakînen biline… “ (bk. Nursi, Sünuhat-Tuluat-İşarat, s. 16)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun